Korsan bildiri yaptıklarını itiraf ettiler

MERSİN - Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ-PDY) soruşturması kapsamında tutuklanan, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ve Mersin eski Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen, darbe gecesi '' korsan bildiri '' okumak için iş birliği yaptıklarını itiraf ettiler.

FETÖ-PDY darbe girişiminin ardından Mersin'de, yürütülen soruşturma kapsamında terörle mücadele polislerine direnen ve Akdeniz Bölge Garnizon Komutanlığı'nda bulunan makamından çıkarak teslim olan Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ile kendisine biat ettiğini açıklayarak sözde sıkı yönetim komutan yardımcısı olduğunu ilan eden Mersin eski Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen, 15 Temmuz darbeye teşebbüs gecesi polis telsizinden ‘Korsan bildiri’ okunması için beraber iş birliği yaptıklarını Mahkemede itiraf ettiler.

Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Tuğamiral Demirhan, mahkemede verdiği ifadesinde, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti'yi ismen bildiğini, bir irtibatının olmadığını ifade etti. Demirhan, 15 Temmuz gecesi "Genelkurmay'dan gelen mesaj, kendi sistemimiz içerisinde geçerli elektronik sistem üzerinden geldi. Mesajın bize geliş şekli 'Genelkurmay Başkanlığı'ndan' idi. Emrim altındaki tüm birliklere mesaj geldiği için emri deklare ettiğim doğrudur." diyerek suçunu itiraf etti.

Darbe girişiminin olduğu gece, Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen'in kendisine zimmetli olan telsizini alarak Mersin Valisi Özdemir Çakacak ve tüm ilçe kaymakamlarının gözaltına alınması talimatını verdiğini de kabul etti. Demirhan, sivil vatandaşlara veya emniyet güçlerine karşı mukavemet gösterilmesi halinde direk ateş edilmesi talimatını kesinlikle vermediğini belirterek, mahkeme heyetine şunları ifade etti, "Hasan Basri Dağdelen isimli şahsı tanımam. Ancak olay gecesi, hatırlayamadığım bir zaman diliminde bu şahıs sivil vaziyette birliğimize geldi. Polis olduğunu söylemesi üzerine birliğe girmesinde bir sakınca görmedim. Bu şahsın üzerinde bulunan telsizi kullanma sebebim o dönemde Emniyet Müdürlüğü'ne vekalet etmesi sebebiyledir. Bana gelen mesaj içeriğiyle ilgili kendisiyle görüşme ihtiyacı hissettim. Bu nedenle de telsizi kullandığım doğrudur "dedi.

Tuğamiral Demirhan, darbe girişimiyle de hiçbir ilgisinin olmadığını öne sürerek, mahkemeye verdiği savunmasında şu sözlere yer verdi, "Ben kendi birliğimi korumak üzere bir kısım tedbirler aldım. Benim terör örgütüyle herhangi bir bağlantım yoktur. Görev icabı Amerika'da bulunduğum doğrudur. Darbe başarılı olsaydı, kimin ne şekilde görevlendirileceğine dair listeyi, gelen mesajın ekinde gördüğümden dolayı muttali oldum. Eğer Genelkurmay Başkanlığı'nın emri tam anlamıyla yerine gelmiş olsaydı benim görevim Mersin Sıkıyönetim Komutanı şeklinde olduğu yazıda belirtilmişti."dedi.

Şahsıma ait olan telsizi kullanması için, Tuğamiral Demirhana ben verdim.

Bu arada tutuklanarak cezaevine konulan, Mersin eski Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen ise mahkemede verdiği ifadesinde, paralel devlet yapılanması ile bir ilgisinin olmadığını, Tuğamiral Demirhan ile daha önceden bir bağlantısının bulunmadığını savundu.

Darbeye teşebbüs girişimini evde televizyon izlerken öğrendiğini iddia eden eski Dağdelen ise mahkemede verdiği ifadesinde şunları söyledi, "Darbe yapıldığını ve sıkıyönetim ilan edildiğini görünce görevim gereği Akdeniz Bölge Komutanı olan Nejat Atilla Demirhan ile irtibat kurmam gerektiğini düşündüm. Bu sebeple de irtibat numarasını bularak, durumdan haberi olamayan bir polis arkadaşla, araçla birliğe gittim. O arkadaş dışarıda kaldı. İçeri gittikten sonra görevim gereği üzerimde bulunan telsizimi sıkıyönetim komutanı olduğunu ilan eden Nejat Atilla Demirhan'a vererek diğer birimler ile irtibat kurmasına yardımcı oldum."

Dağdelen, o gece birliğin etrafında Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli 8-10 polis memurunun olduğunu anlatarak, "Daha sonra işin rengi değişince, polis memurlarına kimsenin zarar görmemesi yolunda telkinlerde bulundum. Önce emniyet daha sonra jandarmaya faks çekildi. Bu süreç zarfında Ankara ile sürekli bir görüşme trafiği vardı. İşler tersine dönüp darbe olduğunu anlayınca da kaçmak zorunda kaldım." dedi.


Cihan

(CİHAN)


26 Temmuz 2016 Haberleri 1 2 3 4 5