Adliyeye sevk edilen 3 kişi serbest bırakıldı

İSTANBUL - Atatürk Havalimanı'nda darbe girişiminde bulunanlara yardım ettiği iddiasıyla adliyeye sevk edilen 3 kişi savcılık işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Atatürk Havalimanı'nda görevli olan ve darbe girişiminde bulunanlara yardım ettikleri iddia edilen 3 polis ve 3 özel güvenlik görevlisi hakkında gözaltı kararı alınmıştı.

Bugün saat 12.00 sıralarında Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilen başkomiser, komiser ve sözleşmeli pilot olmak üzere 3 kişi savcılık sorgularının ardından bir saat içinde serbest bırakıldı.

Atatürk Havalimanı'nda görevli başkomiser, komiser ve sözleşmeli pilottan oluşan 3 kişi, "FETÖ/PDY terör örgütüne yardım ettikleri" iddiasıyla Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Savcılığı'nda ifade verdi. 3 şüpheli, buradaki sorgularının ardından bir saat içinde serbest bırakıldı. Pilot başkomiser Ender K., adliye çıkışında basın mensuplarına bir açıklama yaptı.

Ender K., pilot başkomiser olarak görev yaptığını belirterek, "O gece ben istirahatteydim, göreve çağrıldım. Tüm uçucu personel toparlandık, göreve hazır olarak gittik. Daha sonra bize Özel Harekat personelinin koruma amaçlı Huber Köşkü'ne nakletmemiz gerektiği görevi sözlü olarak söylendi şube müdürümüz tarafından. Özel Harekat personeli olduğunu düşündüğümüz, sivil giyimli, üstlerinde uzun namlulu silahlı personel geldi. Emin değilim ama mutlaka özel harekat personelidirler ama o an emin değildim. Kim olduklarından da emin değildim." dedi.

Ender K. asıl kaygısının ne olduğunu açıklarken, "Kaygımın temel nedeni şu, canımızı emanet ettiğimiz hava unsurları tarafından bombalanıyoruz o an biz. Canımızı emanet ettiğimiz tankların namluları bize doğrultulmuş." ifadelerini kullandı.

Pilot başkomiser Ender K., "Ben bilmiyorum o an personelin hangi niyetle orada olduğunu. Huber Köşkü'nü korumaya götürülecek deniliyor ama cuntaya mı hizmet ediyorlar neye hizmet ediyorlar hiçbir bilgim yok. Bu hassasiyetten dolayı mevzuatın da gereği olarak yazılı emir istediğimi söyledim. Şube müdürümüzün inisiyatiften uzak durduğunu gördüm, bizzat daire başkanıyla telefonda görüşmek istediğimi söyledim. Daire başkanımı aradım, mevzuat gereği yazılı emir istediğimi söyledim. Kendisi de bana sordu telefonda, 'Sen götüreceğin kişilerin sayın Cumhurbaşkanımız ve ailesine tehdit oluşturabilecek kaygısıyla mı bunu soruyorsun' dedi. 'Hiçbir şey bilmiyorum sayın başkanım. Hiçbir şeyden emin olabileceğimiz bir durum olmadığını görüyorum' dedim. Daha sonra da 'tamam ben seni arayacağım' dedi başkanımız. Kendisini şahsen okuldan tanıyorum. Geldi ve bana itham edici cümleler kurdu, herhangi bir cuntanın tarafı olduğumu iddia edecek şekilde ithamlarda bulundu, bu beni öfkelendirdi." dedi.

Ender K., gözaltına alınmalarına sebep olan olayı "Ben de kendisine sert karşılık vermek zorunda kaldım böyle ağır bir ithamda suçlanınca. Aramızda bir sürtüşme geçti. Sonrasında başkanım telefon etti tamam dedi görevi teyit ediyorum dedi. Arkanızdan yazılı emriniz gereği neyse yapılacak, gidin görev yapın dedi. Geçtik helikoptere çalışma prosedürlerini başlattık. Tam prosedürleri tamamlıyorken şube müdürümüz tarafından uçuşu kesmemiz talimatı geldi. Hem kendisi şubenin camına çıkarak eliyle işaret etti hem de görevli personel gönderdi. Uçuşu kestik. Kestiğimiz ve helikopter sistemini kapattığımız an Özel Harekat personelinin helikopterden inmiş olduğunu gördüm. Biz o an kalkıştaydık hatta helikoptere geçmeden önce Huber Köşkü'nün pist ışıkları açılsın, gerekli hazırlıklar yapılsın şeklinde talimat verdim. Tam kalkışımızı yapıyorken bize uçuşu kesmemiz talimatı verildi, daha sonra biz indik, talimatın daire başkanımızdan geldiği doğrulandı." diye anlattı.

Sözlerinin devamında pilot başkomiser Ender K. "Sonra da Havacılık Daire Başkanlığının jetlerce bombalandığını öğrendik. Şehitlerimiz olduğunu öğrendik, hava sahasının jetler ve taarruz helikopterlerince ablukada olduğunu öğrendik, talimat herhalde bundandır dedik. Daha sonra polis telsizinde havadaki helikopterlere atış açılabileceği talimatı verildiğini duydum. Biz kalkış yapmış olsaydık ta yerdekilerin dost düşman unsur ayırt edebilme şansının olmadığını gördüm o ortamda. Kalkmış olsaydık hem kendimiz hem taşıdığımız Özel Harekat personeli de herkesin canı tehlikede olacaktı veya bizi düşürselerdi yerdeki insanların can güvenliği tehlikede olacaktı, bunu da görmüş olduk sonrasında." diye konuştu.

Gözaltına nasıl alındıklarını da anlatan Ender K. "Biz sonra şubede görevli olarak devam ettik. Şubede kaldık gece boyunca. Ertesi gün gün boyunca şubede kaldık. Bir sonraki gece de saat 11.00 uçuşlarında bizi ifade için aldıklarınız söylediler. Gözaltına alındığımızın bile farkında değildik. Bize iddia edilen suçlama 'FETÖ’ye yardımda bulunmak'. İfade vermedik, sayın savcımıza aynı size izah ettiğimiz gibi izah ettik. Tamam serbestsiniz dendi bize.

Gözaltına alınışıyla ilgili de konuşan Ender K. şu ifadeleri kullandı: "Yasa ve anayasa ile tüm mevzuatın beni nasıl görevlendirdiyse ilgili ve bu çerçevede tüm sıralı amirlerimin bana verdiği talimatların gereği neyse onu yaptım. Ama bir ithamla karşı karşıya kaldım bunun sonucunda. Bize uçuşu kesin talimatı geldi, helikopterin sistemini kapattık, arkamı dönüp baktığımda özel harekat personeli helikopterde değildi. Onların gözaltına alınıp alınmadığını bilmiyorum. Biz 3 kişi gözaltına alındık. Hepimiz 1 helikopterin kalkmasında pilot olarak görevliydik, ben de başkomiserim."
Cihan

(CİHAN)


17 Temmuz 2016 Haberleri 1 2 3 4 5