Kurtulmuş: Bir ülkenin ne kadar geliştiği, o ülkenin medyasının gücü ile ölçülür

ANKARA - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: "Bir ülkenin ne kadar geliştiği o ülkenin medyasının gücü ve medyasının niteliğiyle de ölçülür. Dolayısıyla yeniden güçlü Türkiye istikametinde yol alacaksak Türkiye'de güçlü bir medyanın varlığı, gelişmesi ve bu medyanın halk üzerinde ortaya koyduğu etkilerdir" dedi.

Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) Medya Okulu Sertifika programı Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, UMED Başkanı Aslan Değirmenci ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın katılımıyla Ankara Meyra Palace Oteli'nde gerçekleştirildi.Törene çok sayıda vatandaş da katıldı.

MEDYA ÜZERİNDEN ZEHİRLEMEYE ÇALIŞANLARIN KARŞISINDAYIZ

Sertifika töreninin açılışında konuşan UMED Başkanı Aslan Değirmenci, "Adaletin egemen olması için yeniden büyük Türkiye yolculuğunda biz de varız dedik. Daha adil bir medya için sorumluluk aldık. Medeniyet yolculuğunda, özgün model ve düşüncelerimizle, kısa sürede büyük mesafe kat ettik. Ayağa kalkan Anadolu'nun diz çökmemesi için verilen soylu mücadeleye her şartta destek olacağız. Biz hazırız. Ve elif gibi dimdik ayaktayız. Medyada etik değerlerin korunmasına yardımcı olacağız, medyanın temiz bilgi kanalına dönüşmesi için çaba sarf edeceğiz. Basın emekçilerinin özlük ve sosyal haklarını savunacağız, ifade özgürlüğünün gelişmesi için sahaya ineceğiz. Ayrıştırmayacağız, birleştireceğiz. Türkiye'yi eski alışkanlıklarıyla medya üzerinden zehirlemeye çalışanların karşısındayız. Bu oyunların tamamını bozacağız. Genç iletişimcilerimize yararlı ve pratiğe dayalı eğitimler verdik. Eğitimlerimizi, alanında uzman, medyada aktif olarak görev alan gazeteciler verdi. Eğitimlerde bize destek veren meslektaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da UMED' in medya faaliyetleri alanında önemli bir eksikliği gidereceğine inandığını söyledi.

KURTULMUŞ: YENİ TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNDE YENİ MEDYAYA İHTİYAÇ VAR

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise yeni Türkiye yürüyüşünde bir yeni medyaya ihtiyaç olduğunu belirterek, "Medya bir ülkenin en önemli göstergelerinden biridir. O ülkenin ne kadar gelişmiş olduğunu sadece yolları, köprüleri, gayri safi milli hasılası gibi kriterler ile ölçemeyiz. Bunun yanında bir ülkenin ne kadar geliştiği o ülkenin medyasının gücü ve medyasının niteliğiyle de ölçülür. Dolayısıyla yeniden güçlü Türkiye istikametinde yol alacaksak Türkiye'de güçlü bir medyanın varlığı, gelişmesi ve bu medyanın halk üzerinde ortaya koyduğu etkilerdir" diye konuştu.

Kurtulmuş, medyanın sahip çıkmak durumunda olduğu en önemli meselelerden birisinin demokrasinin standartlarının yükseltilmesi, çoğulculuğun bütün prensipleriyle Türkiye'de etkin kılınması olduğunu ifade ederek, "Çok şükür 5 tane büyük darbeyi geçirmiş olmasına rağmen bu millet halen yeni Türkiye istikametinde yürüyebilecek gücü buluyorsa bunun en temel nedenlerinden birisi ortada her şeye rağmen sandığın olması, Türkiye'de milli iradenin etkin ve söz sahibi olmasıdır" değerlendirmesinde bulundu.

SIRTLARINI SIVAZLAYANLAR OLMASA TERÖRİSTLERİN BİR GÜN BİLE AYAKTA KALAMAZ

''Yeni Türkiye yürüyüşünün önüne geçmek isteyen bir takım unsurlar olduğunu biliyoruz" diyen Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Türkiye'de 27 Mayıs'ta darağaçlarını ortaya koyanlarla, 12 Eylül'de partileri kapatıp parlamentoyu lağvedenlerle mantık olarak Türkiye'nin önüne terörü çıkararak vakit kaybettirenler arasında hiçbir fark yoktur. Bugün hendekler kazarak, çukurlar kazarak Türkiye'ye vakit kaybettiren terör örgütlerinin zihniyetleri arasında hiçbir fark yoktur. Her ikisinin de ortak noktası, milletin iradesini örtmek, milletin iradesini geçersiz kılmaktır. Her ikisinin ortak tarafı milli irade üzerinde yükselen güçlü Türkiye'nin önüne geçmektir. Hep beraber terör örgütlerinin yapmış olduğu bütün bu faaliyetlere karşı ortak bir zemin oluşturacağız. Terör örgütlerinin dünyada zarar veremeyeceği hiçbir ülke yoktur. Türkiye olarak 40 yıldır PKK terör örgütüne, son dönemde de eş zamanlı olarak DAEŞ, DHKP-C gibi terör örgütüne birlikte verdiğimiz mücadelelerde çoğu zaman yalnız bırakıldığımızı üzülerek söylüyorum. Terör örgütlerinin sırtlarını sıvazlayanlar olmasa teröristlerin bir gün bile ayakta kalması mümkün değil. Terörle mücadelede sadece askeri ve güvenlik açısından değil çok taraflı mücadele veriyoruz. Medya alanında da kamu diplomasisi alanında da çok taraflı uluslararası mücadele veriyoruz."

TÜRKİYE'NİN YOLUNU KESEMEZLER

Terörün bölgesel olarak da devam ettiğine dikkat çeken Kurtulmuş, "Adına da estetik bir laf söylediler ‘vekalet savaşları’ çok estetik bir söz. Açık söyleyeyim kalleşçe, iblisçe terör örgütlerini destekleme savaşı demektir bunun adı. Savaşların en alçakçasıdır, en aşağılığıdır. Bu vekalet savaşları dediğiniz şey Suriye'de 450 bin insanın ölmesine 3 milyon Suriyeli'nin Türkiye'de muhacir olmasına neden oldu. Bu vekalet savaşlarının arkasındaki bütün güçleri şiddetle lanetliyor, en büyük insanlık düşmanlığı içerisinde olduğunu bir kere daha ifade etmek istiyorum. Türkiye'nin vekalet savaşları yoluyla bir köşeye sıkıştırılmak istenmesi, bunun bir uzantısı olarak PKK ve DAEŞ gibi terör maşalarıyla Türkiye'nin yolunun kesilmek istenmesi asla ve asla başaracakları bir iş değildir. Bu millet elinde sonunda terör örgütü ve terör örgütünün sırtını sıvazlayanlara rağmen kazanacak, terör mağlup olacak" diye konuştu.

NARKO TERÖRE KARŞI MÜCADELE

Terör örgütünün en büyük finans kaynağı olan uyuşturucuya değinen Kurtulmuş, "Bugün terör örgütleri maalesef narko-terör icra etmektedir. PKK'nın üst düzey yöneticilerinin uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı içerisinde yer aldığını gösteren uluslararası raporlar mevcut. Uluslararası alanda bu çerçevede yılda narkotikten elde edilen gelir 1.3 trilyon dolarlık büyük bir pazara sahip. Terör örgütleri bu pazarın en önemli alıcı ve satıcılarıdır. Böylesine büyük bir pazara sahip olan diğer uyuşturucu tüccarları ve baronları bu kadar büyük karı elde etmek için neler yapmazlar ki? Suikastlar yaparlar, istedikleri örgütlere silah verirler, şirketler kurarlar. Bu çerçevede narko-teröre karşı mücadele etmek uluslararası camianın büyük sorumluluklarından birisidir" dedi.

Konuşmaların ardından, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş tarafından UMED Medya Okulu'ndan mezun olan 75 öğrenciye sertifikaları verildi. Tören, Kurtulmuş, Yalçın ve Değirmenci'nin öğrencilerle fotoğraf çektirmesinin ardından sona erdi.
Cihan

(CİHAN)


28 Haziran 2016 Haberleri 1 2 3 4 5