Kılıçdaroğlu: Ulusal egemenlik, temsilde adalet ve hukukun üstünlüğü meselesidir

ANKARA - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ulusal egemenliğin çoğulcu bir rejim, temsilde adalet ve hukukun üstünlüğü olduğunu söyledi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Başkan İsmail Kahraman’ın başkanlığında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için özel gündemle toplandı.

Meclis Genel Kurulu'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Bakanlar Kurulu'nun üyeleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile kuvvet komutanları, Yüksek Yargı'nın başkan ve üyeleri ile çok sayıda yabancı diplomat ve büyükelçi hazır bulundu. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise Meclis Genel Kurulu'na gelmedi, onun yerine Grup Başkanvekili Çağlar Demirel hazır bulundu.

Ulusal egemenliğin çoğulcu bir rejim olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Temsilde adalet ve hukukun üstünlüğü meselesidir. Çoğunluğun güçlü, güçlünün de haklı olduğu, yasaların yurttaşların baskı, korku, yasaklar, kin, yoksulluk ve istikrarsızlık tehditleriyle yönlendirildikleri bir sistem çoğulcu bir sistem değildir.” dedi.

'Sandıktan çıktım, ne istersem yaparım' anlayışının ulusal egemenlik kavramı ile bağdaşmayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Ulusal egemenlik, sandıktan çıkan oy sayısına bağlı bir kavram değildir. Egemenlik en son ferdine kadar bütün usulündür. Kayıtsız şartsız milletindir. Hiçbir güç kaynağını nereden aldığını iddia ederse etsin milletin üzerinde vesayet kuramaz. Kurmaya çalıştığı vesayet kaynağı olarak da bizzat milletin kendisini gösteremez. Böyle bir yönetim tarzı demokrasi ve cumhuriyet ilkeleriyle bağdaşmıyor. Demokrasi özgür yurttaşların, özgür medyanın, bağımsız yargının olduğu ve iktidarların egemenliğin kaynağı olan halka her gün hesap verdikleri bir rejimin adıdır. Kayıtsız şartsız millete ait olan egemenlik, milletin iradesini gasp etme ve toplumun belirli unsurlarını dışlamak için bir silah gibi kullanılamaz. Üstünlerin hukukunun olduğu yerde milletin egemenliği yoktur. Halkımız ulusal egemenliği yasama, yürütme ve yargı organları aracılığıyla kullanır. Yürütme organına bu yetkiyi tek başına kullan denmez ve denmemiştir. Tarafsız ve bağımsız yargının olmadığı, yasama organının etkisizleştirildiği bir düzeni sürdürmek, ulusal egemenliğin kaynağı olan milletimizi hiçe saymaktır.”

Yardıma muhtaç çocuk sayısının 100 bini geçtiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Türkiye’de 2015 yılı itibariyle TÜİK verilerine göre 31 bin 337 çocuk gelinimiz var. Sadece 2014 yılında herhangi bir nedenle güvenlik birimlerine gelmiş veya getirilmiş çocuk sayısı 290 bin 414. Çocuklar suça sürükleniyor. Son 5 yılda hükümlü çocuk sayısı 5 kat arttı.Uluslararası uyuşturucu raporlarına göre uyuşturucu kullanma yaşı 10’a indi. Adalet bakanlığı rakamlarına göre Türkiye’de çocuğa karşı işlenen suçlar hızla artıyor. Türkiye çocuklar arasında fırsat eşitliği sıralamasında son sıralarda yer alıyor. Bugün Türkiye’de yaklaşık 1 milyon çocuk işçi var. Bunların yarısı hem çalışıyor hem okuyor. Çalışan çocukların yüzde 34’ü aşırı çalıştırılıyor. 3’te 1’i de işyerinde yemek verilmiyor. Sadece 2015 yılında 63 çocuğumuz iş kazaları nedeniyle hayatlarını kaybetti. Anayasamızın 41. maddesine göre her çocuk korunma ve bakımdan yararlanma hakkına sahiptir. devlet her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyacak tedbirleri almakla görevlidir."
Cihan

(CİHAN)


23 Nisan 2016 Haberleri 1 2 3 4 5