Gülpınar: AP raporu yok hükmündedir, gönderildiğinde iade edilecek

ANKARA - Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raporunu geçen sene olduğu gibi bu yıl da yok hükmünde ve geçersiz kabul ettiklerini açıkladı. Avrupa Parlamentosu'nun 15 Nisan 2015’te kabul ettiği 1915 olaylarının 100. yılı ile ilgili tek taraflı Ermeni anlatılarına dayalı talihsiz kararına atıf yapılmasının, raporun objektifliğini ve güvenilirliğini zedelediğini anlatan Gülpınar, “Raporda 15 Nisan 2015 kararına yapılan atıf sadece tarihi çarpıtmakla kalmamış Türkiye AB ilişkilerinin ortak zirvelerle ivme kazandığı dönemin ruhuna ve dinamizmine de aykırı düşmüştür. Bu nedenle Avrupa Parlamentosu raporunu geçen sene olduğu gibi bu yıl da yok hükmünde ve geçersiz kabul ediyoruz. Rapor gönderildiğinde, Avrupa Parlamentosu'na iade edilecektir.” dedi.

Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın toplantısı düzenledi.

Ülkenin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecinde kaydettiği gelişmeleri ele alan Avrupa Birliği Komisyonu’nun 2015 Türkiye ilerleme raporuna dair Avrupa Parlamentosu kararının, yapılan oylama ile kabul edildiğini belirten Gülpınar, “Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerinde son derece yoğun ve tarihi bir süreçten geçiyoruz. Geçtiğimiz kasım ayından itibaren Türkiye AB ilişkilerinden kaydedilen ivme ile 29 Kasım-7 Mart ve 18 Mart tarihlerinde 3 kez Türkiye AB zirvesini gerçekleştirdik.” dedi.

Zirvelerde katılım müzakerelerinin yeniden canlandırılması, başta siyasi ekonomik ve enerji diyalogları olmak üzere Türkiye-AB üst düzey diyalogunun güçlendirilmesi, vize serbestisi diyalogu sürecinin hızlandırılması, göç yönetiminde yük paylaşımı, terörle mücadelede işbirliği, gümrük birliğinin güncellenmesi gibi kritik öneme haiz alanlarda önemli somut kararlar alındığını anlatan Gülpınar, “Belirlenen takvim doğrultusunda bu kararları hayata geçiriyoruz. Türkiye ve AB başta düzensiz göç ve terörün önlenmesi olmak üzere ortak sınamalar karşısında yoğun bir işbirliği ve çaba içerisindedir. Özellikle 18 Mart 2016 Türkiye-AB zirvesinden bu yana bu çabanın somut sonuçları alınmaya başlandı. Böyle bir dönemde kabul edilen raporun ne yazık ki geçen sene olduğu gibi bu sene de temel amacından saptırıldığını ve ön yargılarla dolu olduğunu müşahede ediyoruz. Avrupa Parlamentosu'nun raporu, esas olarak Ekim 2015’te AB Komisyonu'nun yayınladığı Türkiye İlerleme raporuna ilişkin görüşlerini açıkladığı ve hiçbir bağlayıcılığı olmayan siyasi nitelikli bir karar metnidir.” şeklinde konuştu.

Bir AB kurumu tarafından yayınlanan raporun objektif olması gerektiğini anlatan Gülpınar, şunları kaydetti: “Avrupa Parlamentosu'nun 15 Nisan 2015’te kabul ettiği 1915 olaylarının 100. yılı ile ilgili tek taraflı Ermeni anlatılarına dayalı talihsiz kararına bu seneki Avrupa Parlamentosu raporunda da atıf yapılması, raporun objektifliğini ve güvenilirliğini zedelemiştir. Raporda 15 Nisan 2015 kararına yapılan atıf sadece tarihi çarpıtmakla kalmamış Türkiye AB ilişkilerinin ortak zirvelerle ivme kazandığı dönemin ruhuna ve dinamizmine de aykırı düşmüştür. Bu nedenle Avrupa Parlamentosu raporunu, geçen sene olduğu gibi bu yıl da yok hükmünde ve geçersiz kabul ediyoruz. Rapor gönderildiğinde, Avrupa Parlamentosu'na iade edilecektir. Öte yanda Türkiye’nin güneydoğu bölgesindeki son gelişmeler de raporda tek taraflı yansıtılmakta. AB ülkelerinde bir terör eylemi olduğunda acıları paylaşan ve terörü kınayan ancak Türkiye’de terörist saldırılarda vatandaşlarımız hayatlarını kaybederken terörle mücadelede orantılılık ve ateşkes gibi ifadeler kullanmayı tercih eden hiçbir anlayışı kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. Türkiye özgürlük güvenlik dengesi temelinde güneydoğu bölgesinde meydana gelen terör olaylarının önünün alınmasına ve bölgedeki sivil halkın yaşam hakkının korunmasına yönelik çok yönlü çalışmalar yürütmektedir. Ancak buna karşılık Avrupa Parlamentosu raporunun PKK terörünün boyutlarını ve Türkiye’nin terörle mücadelesini anlamaktan uzak olduğunu görüyoruz.”

“Bizim için Diyarbakır’daki kürdün Mardin’deki Kürdün sorunu ne ise Adıyaman’daki ve Şanlıurfa’daki Kürdün sorunu aynıdır ve sorunların tek çözüm yolu demokratik yollarla mücadeledir.” diyen Gülpınar, şöyle devam etti: “AB yetkililerinin meseleye bakış açısı sadece sorunların çözümünü demokrasi dışı metotlarda arayanların penceresinden olduğu müddetçe AB bizim için her zaman objektiflikten uzak, taraflı ve yanlı olarak kalmaya mahkumdur. Biz de tıpkı, son zamanlarda özellikle HDP yetkililerinin zaman zaman vurguladığı gibi hak arama metotlarının bir yerleri kazarak olamayacağını bu işin tek geçerli çözüm metodunun, içinde olduğumuz meclis çatısı olduğuna inanıyoruz. İşte bu anlayışladır ki, geçmişte ailesi demokrasinin sağlıklı işletilememesinden dolayı çok sıkıntılar çekmiş Kürt kökenli bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bugün TBMM AB uyum komisyonu başkanı ile AB yetkililerine sesleniyorum. Biz bu hususları değerli KPK Eş Başkanımız İstanbul Milletvekilimiz Berat Conkar ile birlikte Avrupa Parlamentosunda yaptığımız görüşmelerde ve özellikle de raportör Kati Piri’de olmak üzere birçok parlamenter ve siyasi grup temsilcisine defaatle vurguladık. Bu tür objektiflikten uzak ve yanlı bakış açısına sahip raporlar, parlamentolar arasındaki ilişkilerin güçlenmesine hiçbir katkı sağlamayacaktır. Ortak hedefler ve ortak çıkarlar temelinde samimiyetle yürüttüğümüz AB sürecinin AB kurumları tarafından da desteklenmesi, başta AB üyeliğimiz olmak üzere ortak hedeflerimize ulaşmamız bakımından önemlidir. Türkiye AB ilişkilerinin esası Türkiye’nin AB’ye katılım sürecidir. Türkiye’nin katılım müzakerelerini yürüten, konumunu yok sayan ve müzakere sürecinde önümüzü tıkama amacını taşıyan bu ve bunun gibi kararlar ülkemizin ve AB’nin ortak hedefleriyle bağdaşmamakta. Bu gibi ön yargılı siyasi tutumları içeren kararlar sadece Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin değil Avrupa’nın bütünleşme sürecine de hiçbir katkı sağlamayacak ve tarihini karanlık sayfalarında kalmaya mahkum olacaktır. Avrupa Parlamentosu'nu Türkiye hakkındaki kararlarının amacı Türkiye ve AB arasındaki ilişkileri etkileşimi diyaloğu geliştirmek olmalıdır. Ortak hedef ve çıkarları algılamaktan uzak vizyon yoksunu bu Avrupa Parlamentosu raporuna rağmen stratejik hedefimiz olan AB üyeliği yolunda kararlılıkla reform sürecimizi ve çalışmalarımızı devam ettireceğiz.” Cihan

(CİHAN)


14 Nisan 2016 Haberleri 1 2 3 4 5