Horlarken kalbiniz büyümesin!

İSTANBUL - Uyku sırasındaki horlama yeterince dinlenmeyi önlüyor. Bu da sabah yorgun uyanmayı ve gündüzün uykulu geçmesine neden oluyor. Nefesin bir süre kesilmesi şeklinde gerçekleşen ‘uyku apnesi’ problemini yaşayan hastalarda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşüyor. Uzmanlara göre, kalp ritmini bozan bu rahatsızlık zamanla tansiyon ve kalp büyümesine neden oluyor.

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Cevdet Murat Akagün, horlama nedeniyle dinlenilmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçtiğini söyledi. Özellikle uyku sırasında nefessiz kalan kişilerin daha dikkatli olmasını tavsiye eden Akagün, “Horlamanın en ağır biçimi tıkayıcı tipte olanı yani ‘uyku apnesi’ diye bilinen biçimidir. Bu şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilir ve bu sırada solunum durur. 10 saniyenin üzerindeki havasız kalma nöbetleri bir saat içinde 7’den fazla görülürse yaşam ciddi şekilde tehdit altında demektir. Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorunda kalır bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, zamanla tansiyon ve kalp büyümesi gelişir.” diye konuştu.

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğu zaman ortaya çıkan gürültülü sese horlama adı veriliyor. Dilin arkası, yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralan bir bölgedir. Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşir ve horlama oluşur.

HORLAYAN KİŞİLERİN YAŞADIĞI SORUNLAR

Akagün, horlama problemi yaşayan hastaların yaşadığı sorunları şöyle sıraladı: “Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol ya da ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur.

Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum neden bazı insanların sadece allerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır. Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlanılanıdır.”
Cihan

(CİHAN)


08 Nisan 2016 Haberleri 1 2 3 4 5