Rasim Kara: Çok iyi bir jenerasyon yakalandı

İSTANBUL - Türkiye Futbol Federasyonu Bölgeler Sorumlusu Rasim Kara, milli takımlarda çok iyi bir jenerasyon yakalandığını belirterek, Fransa'da gerçekleştirilecek 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndan çok ümitli olduğunu söyledi. Bir dönem futbolcuların milli takımlara gelmek istemediğini dile getiren Rasim Kara, şimdi ise herkesin bu kadro içinde yer almak istediğini bu durumun da güzel ve sevindirici olduğunu ifade etti.

Bir dönem Beşiktaş ve milli takımlarda teknik direktörlük de yapan Rasim Kara, Cihan Haber Ajansı'na 90'lı yıllarla günümüze kadar milli takımlardaki değişimi anlattı. Kara, Türkiye'de geçmişin fazla irdelenmediğinin altını çizerek, şöyle konuştu:

"Geçmiş geçmişte kalmıştır diye böyle bir zihniyet var. 90'lı yılların başı, Türk futbolunun dibe vurduğu dönemlerdi. Milli takıma futbolcuların gelmek istemediği bir dönem. 89'da biliyorsunuz özerklik başladı. Şenes (Erzik) Bey'in başkanlığında Fatih Terim, Piontek'in yardımcısı oldu ben de o kadroya dahil oldum. Takım antrenörlerine 'yetenekli oyuncularını gönder' denilerek o şekilde milli takıma futbolcu seçildiği dönemde Türkiye'yi kapsayan çok önemli bir tarama yaptık.

Bunun semeresini yavaş yavaş almaya başlamıştık. 1991'de Yunanistan'da Akdeniz Oyunları'nda bir final oynadık. Fransa'da da şampiyon olduk. Yarı finalde de Fransa'yı yendik. Thuram, Trezeguet, Zidan'lı kadroyu yenmişiz. Fransa'nın yıllar önce başlattığı o yetenek taramalarının sonucunda onlar da çok iyi bir jenerasyon yakalamıştı. Türk futbolunun makus talihinin dönüşü o dönemlere denk geliyor. 2002'de Dünya 3.'sü, Avrupa'da çeyrek final oynayarak yine üçüncü olduk Fatih hoca zamanında. Buraya kadar o jenerasyon bir iki takviyeyle götürdü. Şimdi yeni bir jenerasyon yakalandı. Şu anda bakarsanız Genç Milli Takımlar'da gayet iyi neticeler alınıyor."

"Yeteneği ne kadar küçük yaşta seçebilirsek bizim onun gelişimine katkımız olur ve onun takibini daha kolay yapabiliriz." diyen Rasim Kara, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz yetenek arıyoruz. Amatör takımların oyuncularını da seçiyoruz. Arkasında kimin olduğu bizi ilgilendirmiyor. Yetenek nerede olursa olsun bize söylesinler hemen takibe alıyoruz, kendimiz de takip ediyoruz. Çok iyi bir jenerasyon yakalandı hem Türkiye'de yetişmiş hem de gurbetçi ailelerimizin çocuklarından.

İnşallah Fransa'da grubu iyi atlatırız. Çünkü grupta son şampiyon İspanya var. Hırvatlar çok iyi durumda, Çek Cumhuriyeti var, biz hepsini de yenebiliriz, aslında o inanç var milli takımımızda. Fatih hocanın o maçlarda özel motivasyonları da oluyor. Ben çok ümitliyim. Tabii mucize olarak oralara katılma imkanı sağladık. Yani 5 - 6 tane olasılık üst üste geldi ama bu olasılıkları biz kendimiz yakaladık. Eleme grubunda üstümüzdeki takımları yendik. Hollanda'yı, Çek Cumhuriyeti'ni ve İzlanda'yı yendik. Biz yenmeseydik diğer maçların sonuçları bizi ilgilendirmiyordu. Bugün gelinen nokta çok önemli. Eskiden milli takıma gelmek istemeyen oyuncular topluluğundan, bugün milli takıma gelmek için can atan oyuncular topluluğuna dönüştük. Herkes bu kadro içine girmek için can atıyor. Bu çok güzel sevindirici bir olay."

"ŞİMDİKİ KALECİLER DAHA ŞANSLI"

1976 - 1984 yıllarında Beşiktaş'ın kalesini koruyan Rasim Kara, şimdiki kalecilerin eski dönemdeki kalecilere göre daha şanslı olduğunu söyledi.

Fatih Terim'in talebi, dönemin federasyon başkanı Şenes Erzik ve milli takımlar sorumlusu Ayhan Bermek'in gayretleriyle kalecilik konusunda Türkiye'de yeni bir çığır açıldığını da belirten Rasim Kara, "Ben Beşiktaş'ta 8 sene oynadım. Daha öncelerinde Bursaspor ve Uşakspor. Doğru dürüst kaleci antrenörleriyle çalışmamıştım. Kötü sahalarda, hatta bazı eski fotoğraflara bakıyorum basket topu gibi 3 kilo olmuş toplarla çalışıyorduk. Yerli toplar suyu çektiği zaman öyle oluyordu. Bir gün Şeref Stadı'nda çamurlu sahada bir antrenman yaptık. Kantarda malzemeleri tarttım 20 kilo geldi. Üzerimde 20 kilo ağırlık ile antrenman yapmışım. Şimdi antrenmanlarda bile kısa kollu kaleci kazağıyla antrenman yapıyor kalecilerimiz. Fatih hoca ile çalıştığımız dönemlerde Fatih hocanın çok büyük desteği Şenes (Erzik) ve Ayhan (Bermek) Bey'in gayretleriyle tam 21 yıl önce kaleci antrenör kursu açtık." diye konuştu.

Kalecileri anlayan birilerinin çalıştırması gerektiğini savunan Kara, "Avrupa'da iki üç günlük seminerlerle kaleci kurslarının açıldığı bir dönemde biz tam 33 günlük içinde anatomi, fizyolojinin de bulunduğu sürekli bir kurs açtık. Buraya eski kalecilerin hepsi geldi. Şimdi de kaleci kurslarımız devam ediyor." şeklinde konuştu.

Kara, Türkiye'de yabancı transferi denince akla gelen ikinci ismin kaleci olduğun şimdilerde ise kaleci sıkıntısının yaşanmadığını bunun sebebinin de geçmişte Fatih Terim, Şenes Erzik ve Ayhan Bermek'in destekleriyle yaptıkları çalışmalar olduğunu dile getirdi.

"MEVKİ ANTRENÖRLÜĞÜ DÜŞÜNÜYORUZ"

Rasim Kara, kaleci antrenörlüğünün yanı sıra mevki antrenörlüğü de düşündüklerini söyledi. Kara, şöyle konuştu: "Savunma oyuncularını savunma kökenli antrenörlerimiz belirli eğitimlerinden geçtikten sonra çalıştıracak. Hücumcuları da aynı şekilde. Kaleci antrenörü nasıl varsa bu mevkilerde de biz bunun planını yapıyoruz."

"FRANSA'DA FİNAL BİLE OLABİLİR"

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in Dünya ve Avrupa şampiyonalarına sürekli katılmaları gerektiği yönündeki düşüncesini aktaran Rasim Kara, millilerin 10 Haziran - 10 Temmuz tarihlerinde Fransa'da gerçekleştirilecek Avrupa Futbol Şampiyonası'nda gruptan çıktıkları takdirde finala kadar gidebileceklerini de iddia etti. Rasim Kara sözlerine şöyle devam etti:

"Fatih hoca milli takım öyle ya da böyle Dünya ve Avrupa'da hep bulunmalı diyor. Bir gidip 5 - 6 sene gitmemek güzel bir şey değil. Bunlar da zaman dilimleri içinde oluyor. 96'da gitmek hedefti. Biraz daha maçlara konsantre olmamız mümkün. Fatih hoca hep açıklıyor. Burada gruptan çıktığımız takdirde çok çok iyi neticeler alınabilir. Bence bir çeyrek final yarı final hatta final olabilir. Çünkü gerçekten iyi bir jenerasyon var. Türkiye hem de yurt dışında oynayanlar milli takıma gelmek istemeyen gurbetçi ailelerin çocukları tekrar milli takıma gelmek için can atmaya başladılar. Genç milli takımlarımıza da rağbet fazla. Bunlar iyiye işaret, siz başarılı oldukça rağbet artıyor."

Şampiyonada İspanya, Çek Cumhuriyeti ve Hırvatistan'ın da bulunduğu D Grubu'nda her şeyin olabileceğini belirten Rasim Kara, "İlk maçtan itibaren turnuva havasına girersen ondan sonra devam ediyor. Mesela Almanya'yı yeniyorduk. Çekleri, Hırvatları yendiğimiz gibi Almanya'yı yeniyorduk. Orada her şey olabilir. İspanya deyip gözümüzde büyütmüyoruz. Bir defa o inanç hocalarımızda, futbolcularımızda ve seyircilerimizde de var." şeklinde konuştu.

"YABANCI SAYISININ FAZLALIĞI AVANTAJ"

Yabancı sınırının olmamasının milli takım için avantaj mı yoksa dezavantaj mı olduğu yönündeki bir soru üzerine de Rasim Kara, "Öyle bir şey olsa Fatih hoca da bu işin üzerinde durmazdı." derken, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın kalecileri Volkan Demirel ile Tolga Zengin'in performans artışlarını transfer edilen yabancı kalecilere bağladı. Kara, sözlerini şöyle tamamladı:

"Rekabetten her zaman güç doğar. Belki Volkan Demirel'in performansının artması, Fabiano'nun gelişi, Tolga'nın performansının artması da Boyko'nun gelişinden kaynaklanmış olabilir. Rekabetin sonucunda pozitif yere ulaşılabilir. O yüzden hodri meydan, herkes çıksın oynasın. Bizimkiler de çıksınlar bu kadar yabancı futbolcunun içinde oynama zorunda hissetsin kendisini ona göre çalışsın."
Cihan

(CİHAN)


27 Mart 2016 Haberleri 1 2 3 4 5