Baluken’den fezleke cevabı: Bütün milletvekilleriyle ilgili bu süreç işlesin

ANKARA - HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, HDP'li 5 milletvekili hakkında meclise gönderilen fezlekelerle ilgili açıklama yaptı. Yasama dönemi içinde Meclis başkanlığına hakkında fezleke olan bütün milletvekilleriyle ilgili bu tarz süreçlerin işletileceğini belirttiklerini anlatan Baluken, “Hakkımızdaki fezlekelere bakıldığında tamamen düşünce ifade ve örgütlenme temelinde siyaset yapma hakkımızı kullanmış olduğumuz çalışmalardan kaynaklanan dosyalar. Ama diğer dosyalara baktığımızda hırsızlık, adam kayırma, ihaleye fesat, rüşvet, taciz her türlü yüz kızartıcı suç var. Toplum vicdanı bunun kabul etmez.” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili İdris Baluken, TBMM’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Bir gazetecinin, “HDPli vekillerle ilgili hazırlanan fezlekeler TBMM’ye geldi. Bu konuda neler söylersiniz?” sorusuna Baluken, “Yasama dönemi içinde Meclis başkanlığına kendi imzamızla hakkında fezleke olan bütün milletvekilleriyle ilgili bu tarz süreçlerin işletileceğini belirttik. Hakkımızdaki fezlekelere bakıldığında tamamen düşünce ifade ve örgütlenme temelinde siyaset yapma hakkımızı kullanmış olduğumuz çalışmalardan kaynaklanan dosyalar. Ama diğer dosyalara baktığımızda hırsızlık, adam kayırma, ihaleye fesat, rüşvet, taciz her türlü yüz kızartıcı suç var. Toplum vicdanı bunun kabul etmez.” cevabını verdi.

“İnfial yapma kriteri” sorusuna Baluken, şu cevabı verdi: “Türkiye siyasi tarihinin en büyük infial yaratan olayı 17-25 Aralık yolsuzluk dosyalarıdır. Sadece içeride değil uluslararası kamuoyunda büyük bir infial yarattı. Neredeyse Cumhuriyet tarihinin en ağır yolsuzluk iddialarıyla ilgili bir süreci AKP aklamaya çalışarak bertaraf etmeye çalıştı. 4 bakanı istifa ettirmek zorunda kaldılar. İnfial kriteri varsa önce AKP hükümetinin yolsuzluk dosyalarıyla ilgili hem içerde, hem dışarıda infial yaratan dosyalarını öne almak gerekiyor. AKP kendi kriterleri üzerinden değil objektif olarak toplum ve kamuoyu nezdinde infial yaratan dosyaları öne alacaksa en başta 17-25 Aralık dosyalarını bütün sorumlu olan hükümet adına ele almak gerektiği kanaatindeyiz.”

Başka bir gazetecinin “Sizde bir ayıklama olursa bir kaç vekille ilgili?” sorusuna Baluken, “Öyle bir tarz kabul edilemez. AB ile ilgili sürecin tartışıldığı bir dönemde Türkiye’de her gün Kürt meselesi başta olmak üzere temel sorunların çok daha fazla çözümsüzlüğe gittiği bir dönemde AKP hükümeti talimatlandırdığı savaş güçlerine dokunulmazlık getirip milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmak istiyor. Bu açık bir şekilde mevcut ateşe benzin dökmektir. Kabul etmek mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

“Sine-i millet için ne diyorsunuz?” sorusu üzerine ise Baluken şöyle konuştu: “Hayır. Şu gündemle parti organlarımız bir araya gelip bir tartışma yürütmüş değil. Ama biz AKP’nin bizim önümüze getireceği engellere bakarak demokratik siyasi çözüm ısrarımızdan vazgeçecek değiliz. Demokratik siyaset tutumundan geri alacak değiliz. Halkımızla birlikte geliştireceğimiz tutumlarla AKP’nin getirmeye çalıştığı bu engelleri boşa çıkaracağımızı düşünüyoruz. AKP’nin böyle bir şansı olmayacağı kanaatindeyiz. Türkiye yeterince bir gerilim hattı üzerinde duruyor. Zaten toplumun büyük bir kısmı büyük bir kutuplaşma ve çatışma zemini üzerinde geleceğe kaygı ile bakıyor. Bu alanları rahatlatmak yerine bunu daha da körükleyecek bir takım arayışlar içerisine girmek felaketten başka bir şey getirmez. Kaldı ki, kendileriyle çelişiyorlar. Muhalefet partilerine AB ile ilgili vize muafiyeti için gerekli olan başlıklarla alakalı olarak çağrılar yapacağına Davutoğlu ve AKP hükümeti bu mevcut tablonun evrensel demokrasi kriterlerine, demokratik normlarına ne kadar uyduğunu tekrar gözden geçirsin. Bunu HDP üzerinde bir tehdit unsuru olarak tutup HDP’yi konuşamaz söz söyleyemez siyaset yapamaz bur durumda tutmak istiyorlar. Her yaptıkları açıklama da ‘akıbetleri cezaevi olur’ diyorlar, Bizim cezaevlerinden korkacak bir durumumuzun olmadığını kendilerinde biliyor. Hatta o cezaevi yanına bir virgül koyup ölümde gösterebilirler. Ondanda korkmuyoruz çekinmiyoruz. Ama bu bir çözüm değil. Bu süreçle ilgili eğer akibeti merak ediyorlarsa bize tehdit olarak akıbet göstermek yerine 2 Mart 94’te Orhan Doğan ve diğer milletvekili arkadaşlarımızın buradan götürüldüğü o antidemokratik darbe uygulaması yapan hükümetlerin akıbetlerine baksınlar. O kabinede yer alan siyasetçilerin hangisi siyaset sahnesine tutunabildi ona baksınlar. İş akıbet olayına gelirse AKP bu süreçleri çok daha dikkatli bir şekilde değerlendirmek zorundadır.” Cihan

(CİHAN)


09 Mart 2016 Haberleri 1 2 3 4 5