Vural: Onlar idam cezası, bizim bakanlar ödül veriyor

ANKARA - MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, İran'da milyar dolarlık yolsuzluk suçlamasıyla yargılanan Babek Zencani'nin idam cezasına çarptırılması ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Babek Zencani'ye İran’da ambargoyu delmek amacıyla kara para aklamak suçundan idam cezası verildiğini hatırlatan Vural, "Öyle bir Türkiye’de yaşıyoruz ki, Türkiye’de de kara para aklama yine İran ambargosunu delmek için kara para aklayan operasyon vardı. Onlar idam cezası, bizim bakanlar ödül veriyor.” diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

İran’da Babek Zencani’nin kara para aklamaktan, İran’ın ambargo süresinde ambargoyu delmek amacı ile kara para aklamak suçlarından dolayı idam cezası verildiğini belirten Vural, “Öyle bir Türkiye’de yaşıyoruz ki, Türkiye’de de kara para aklama yine İran ambargosunu delmek için kara para aklayan operasyon vardı. Onlar idam cezası, bizim bakanlar ödül veriyor.” dedi.

İran mahkemelerinde 237 sayfalık iddianame, 40 bin sayfadan teşekkül 209 klasörün bulunduğunu kaydeden Vural, şöyle konuştu: “Bu klasörün içinde neler var. Bu klasörde Türk devlet yetkilileri ile ilgili bir şey var mı? Neden bu dosya gelmez? Neden bu dosya istenmez? Zencani ile Rıza Sarraf arasında şirketler arasında bir ilişki olduğu Maliye Bakanı tarafından tespit edilmesine rağmen neden bu konuda bir adım atılmaz? Acaba başbakanın İran’a gitmesi ile bu konu arasında bir illiyet bağı var mıdır? Başbakan acaba bu konu ile ilgili başka bilgilere ulaşmak için mi gitmiştir? Çok tesadüf, ilginç manidar geldi bana. Başbakan İran’a gittiği zaman ‘dosyayı bi bize verin, ben de yolsuzluklara karşıyım bu kara para aklama ile ilgili husus beni derinden etkiledi, herkes hesap vermeli dedim ama maalesef bu hesabın sorulması engellendi.’ Bana bu dosyayı verin dedi mi demedi mi?”

“Şeffaflık diyordun, temiz sayfa başlat. İran’daki bilgi ve belgeleri isteyip istemediğini sürecin neden takip edilmediği açıklayın.” diyen Vural, “Öyle bir noktaya geliyoruz ki, ABD ve AB tarafından kara para aklamadan dolayı sakıncalılar listesinde olan birisinin adına havayolu şirketi satın alınıyor. Neredesiniz sivil havacılık? Bu konularla ilişkisi olan birisi bu havayolu şirketini alıyor da, sivil havacılık kanununa göre bu konularla ilgili araştırma yapman gerekmiyor mu senin? Bu dosya nasıl tekemmül ettirildi. Mehdi Şems, bu nereden aldı, kimin temsilcisi. Bu konu ile ilgili İran devleti Türkiye’yi dava ediyor bu şirket devlete aittir karar para akladığından dolayı istiyor. Peki benim devletim ne yapıyor? Maalesef işte Türkiye’nin geldiği nokta bu.” İfadelerini kullandı.

Bir gazetecinin, “Başbakan Ahmet Davutoğlu neden bu belgeleri istemiş olabilir?” sorusuna Vural, "Zamanlama manidar. İkincisi istememişse neden istemedi, istemişse neden istedi? Başbakan’ın bu konuda açık bir tavır oluşturarak böylesine bir kara para operasyonuna giren ve Türkiye ile ilişkileri olan bir kişinin bu derin ağlarının ortaya konması gerekiyor. Ayrıca Irak Parlamentosu'nun Musul’un düşmesi ile ilgili süreç içerisinde IŞİD terör örgütünün orayı alması ile ilgili soruşturma komisyonunun bu konudaki raporunun ele alınmasında fayda var.” cevabını verdi.

“Bir rapor mu hazırlanıyor?” sorusuna Vural, "Hazırlandı, 130 sayfalık bir rapor. Rapor gerçekten dün parlamentoda biliyorsunuz başkonsolosluğumuza yönelik Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bir takım ifadeleri de oldu. Şu soruyu soruyorum. ‘orada IŞİD geliyorum demesine rağmen oradaki konsolosumuz ve vatandaşlarımızı teslim alacak noktaya kimler getirdi, neden getirdi, hangi ilişkilen getirdi’ bunların ortaya çıkması lazım.” dedi.

Başka bir gazetecinin, “Medyada Danıştay ve Yargıtay’da bazı üyelerin üyeliklerin düşeceği yerlerine istinat mahkemelerinin devreye sokulacağına dair haberler var, amacı ne olabilir?” sorusuna Vural şu cevabı verdi: “Bunun amacı hayır değil. Asıl amaç ve hedef yargıyı siyasi iradenin nasıl ele geçireceği üzerine kurulmuş, Niyet hayırlı değil ki, akıbet hayırlı olsun. Bunların niyeti hayır değil ki, akıbet hayır olsun. Amaç ve hedefi yargıyı aslında Saray’a taşımaktır. Orada bin 150 oda var ne gerek var bu kadar şeye ‘biz burada her şeyi hallederiz’ diyerek anlaşılan o ki, başkanlık sistemi ile birlikte baş kadılık sitemi getirip Saray’a hapsedilmiş bir yargı istiyorlar. Amaç ve hedef bu bizim arzumuz ve isteğimiz bağımsız ve tarafsız bir yağıyı oluşturarak adaletin vicdanlara sağabileceği hukuk devletini inşa etmektir.”Cihan

(CİHAN)


07 Mart 2016 Haberleri 1 2 3 4 5