Özel: Zencani gözyaşları içinde 'beni Türk adaletine emanet edin' diyordur

ANKARA - CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Rıza Sarraf'ın ortağı Babek Zencani'nin yaptığı yolsuzluklar sebebiyle İran'da idama mahkum olduğunu dikkat çekerek, "Babek Zencani, gözyaşları içinde 'beni Türk hakimlerine, adaletine emanet ediniz' diye düşünüyordur herhalde." şeklinde konuştu.

Meclis'te basın toplantısı düzenleyen Özel Kişisel Verilerin Korunması Tasarısı'nı eleştirdi. Tasarının 6. maddesi görüşülürken bütçe sonrasına bırakıldığını hatırlatan Özel, vatandaşların adeta fişlendiği düzenlemeyi doğru bulmadıklarını vurguladı. Endişelerini bertaraf edecek yeni düzenlemelerin yapılması durumunda tasarıyı bütçeden sonra görüşebileceklerini belirten Özel, bunun yapılmaması durumunda ise tavırlarının net olduğunu ve tasarıya direnmeye devam edeceklerini vurguladı.

PYD lideri Salih Müslim'in açıklamalarına da değinen Özel, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ceketini çıkardığı, gömleğinin kollarını kıvırdığı, operasyonu koordine eden fotoğraflarının basında yer aldığını ifade etti. Özel, şöyle devam etti: "O gecenin başka bir koordinatörü olduğu anlaşılıyor. Salih Müslim, ortaya çıkabilecek her türlü sorun için koordinatörlük üstlendiğini ve bunu da İstanbul'dan yaptığını söylüyor. Müslim, Feridun Sinirlioğlu ile defalarca konuştuğunu söylüyor." diye konuştu.

Rıza Sarraf'ın ortağı Babek Zencani'nin yaptığı yolsuzluklar sebebiyle İran'da idama mahkum olduğuna dikkat çeken Özel, "Bir ülke vatandaşının vergilerine, yetim hakkına el uzatana en ağır cezayı veriyor. İran'ın idam kararı vermesi değil, verebileceği en ağır cezayı vermesinin; Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gereken ve bizim burada plaket alanlarla muadil suçu işleyenlere İran'da verilen cezanın vatandaşlarımızın kulağına küpe, vicdanlara da iz bırakması gerektiğini düşünüyoruz. Babek Zencani, gözyaşları içinde 'beni Türk hakimlerine, adaletine emanet ediniz' diye düşünüyordur herhalde." şeklinde konuştu.

HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlık dosyalarının Meclis'e gelmesi halinde CHP'nin tavrının sorulması üzerine ise Özel, Türkiye'de dokunulmazlık sorunu bulunduğunu belirterek burada siyasetçilerin dünyada örneği olmayan bir zırha sahip olmasının doğru olmadığını vurguladı. Sadece kürsü dokunulmazlığının olması gerektiğinin altını çizen Özel, şunları söyledi: "Suç işleme diye bir özgürlüğümüz yoktur. Eğer yasaların suç saydığı bir şeyi sokaktaki bir vatandaş işlediğinde ne muameleye tabi tutuluyorsa siz de o muameleye tabi tutulursunuz. Bunun yapılması lazım. Bu zırh HDP'li milletvekilini koruyorsa da doğru değil, AKP'li milletvekilini de koruyorsa doğru değil, beni koruyorsa da doğru değil. Hiçbir milletvekilinin kanunlara açıkça işlem yapıp, dokunulmazlık zırhının arkasında kalarak hesap vermeme konumunda olmasını kabul edemeyiz. Bütün milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını talep ediyoruz."

CHP'nin dokunulmazlıklar konusunda 2003, 2010 ve 2014'teki tavrını sürdürdüğünü anlatan Özel, esas meselenin, "Siz HDP'li milletvekili üzerinden hırsızlık ve rüşvetle suçlanan milletvekilini korumaya mı devam edeceksiniz, yoksa toplumda böyle bir talep var, hep beraber hesap verelim mi diyeceksiniz? Hiç bir milletvekilinin korunmasını istemiyoruz, bizim istisnamız yok." olduğunu kaydetti.

AK Parti'nin 'teröristin taziyesine giden milletvekilinin dokunulmazlığını kaldıralım' diyerek, diğer dokunulmazlıklar konusunu konuşmak istemediğini savunan Özel, "Hepsi tek oylamalıdır, gelin bütün dokunulmazlıkları kaldıralım." ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarıyla ilgili de Özel şunları kaydetti: "Devlet Bahçeli'nin ağzında bir bakla var, bu baklanın ucunu çıkardı. Başbakan da 'tavrını netleştir' diyor. Başbakan bunu diyecek özgüveni nereden buluyor? MHP ile AKP arasındaki arka kapı diplomasisi için, 'ne arka kapıymış arkadaş?' diyoruz. Neler geçti buradan? Seçimler 3 Kasımda öne alındı, iktidar devralındı. Daha sonra her ihtiyaç duyulduğunda birlikte olundu. En son bütün yaz, 'hayır, hayır' denildi. Sayın Bahçeli'nin cebinde bir tane evet varmış, onu da İsmail Kahraman'a verdi onu Meclis Başkanı yaptı. Seçimlere gidildi, 80 kişiyle yola çıktığı otobüsü, uykusuz, yorgun dikkatsiz şoförü gibi yolda kaza yaptı, otobüsü ikiye böldü, 40 yolcuyu öldürdü, 40 ile yola devam ediyor. Ne arka kapı diplomasisiymiş arkadaş? AKP'nin ihtiyaç duyduğu bir yerde bir yerlerden, karşıdan selektör yapıyor MHP AKP'ye. İnşallah anladığımız gibi değildir. Her zaman olduğu gibi, tarih önünde bunun da hesabını verirler. Yazın, 'bakanlık istenecek partilerden, ne olur?' dendiğinde, CHP, 'bizden değil milletvekili toplu iğne, raptiye sökemezler' demiştik. MHP'den Alparslan Türkeş'in oğlunu söktüler, götürdüler." Cihan

(CİHAN)


07 Mart 2016 Haberleri 1 2 3 4 5