"Hesaplamada revizyon olacak, 2016’da milli gelirimiz bir miktar artacak"

ANKARA - Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, milli gelir hesaplamalarında revizyona gidileceğini belirterek, 2016 yılı milli gelirinin bir miktar artacağını açıkladı. Milli gelir ile tabloların Gayri Safi Yurt İçi Hasıla ile birlikte 2016 yılında yayımlanacağını belirten Yılmaz, “2016’da yeni mili gelir serimizi oluşturacağız. Bu bize özgü bir şey değil. Revizyon modernleşmek demek. Daha iyiyi aramak demek. Nitekim Avrupa Birliği’nde de Birleşmiş Milletlerde de gelişmiş ülkelerde de sık sık bu revizyonların yapıldığını görüyoruz. Hollanda bizi geçti milli gelirde. Nasıl geçti, revize ettiler milli gelirlerini. Büyümeyle olmadı bu. Orada da yapılıyor bütün dünyada yapılıyor. Bizim de yaptığımız böyle, keyfimize göre bir revizyon değil. Avrupa, 2014 yılından itibaren bütün Avrupa Birliği’nin geçtiği bir sisteme biz de geçelim diyoruz. Yaptığımız bundan ibaret. Bu milli gelirimizi bir miktar artıracak.” diye konuştu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Kalkınma Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Kalkınma Ajansları Genel Denetim Raporları, Bütçe, Kesin Hesap ve Sayıştay Raporları görüşüldü. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz milletvekillerinin sorularını cevapladı.

Devlet Planlama Teşkilatı’na (DPT) uzman yardımcısı olarak başladığını ve duygusal açıdan bir bağlılık hissettiğini belirten Yılmaz, “DPT’nin kanununa bakıldığında misyonu kalkınma idi. Ekonomik, sosyal, kültürel kalkınma konusunda müşavirlik yapmaktı. Bir anlamda misyonu adı haline geldi. Planlama dediğimiz bir araç sonuçta, asıl amaç toplumun refahını sağlamak, kalkınmayı gerçekleştirmek. O anlamda misyonu kurumun adı haline gelmiş oldu. Koordinasyon anlamında bir sıkıntı oluştu mu, belki en fazla tartışmamız gereken konu bu. Burada varsa birtakım eksiklikler, hep birlikte bunları nasıl daha iyiye götürürüz elbette tartışılabilir. Esas itibariyle bakanlığımız bu birikimin üzerine planlama birikimi üzerine yeni modellerle daha kapsamlı birtakım çalışmalarla faaliyetlerini sürdürmektedir.” şeklinde konuştu.

2023 hedeflerine bakıldığında hedefi olmayan bir ülkenin motive olması, reformlar yapması ve ilerleme kaydetmesinin mümkün olmadığını kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hedeflerinize ulaşmak elbette esastır. Ama her zaman yüzde 100 bu hedeflere ulaşamayabilirsiniz. Elinizde olmayan birtakım sebeplerle dünya konjonktüründen veya iç şartlardan dolayı belli hedeflerinize ulaşamayabilirsiniz. Ama bu hedefsiz olmaktan daha iyidir. Bu hedefleri belli bir çerçeve içinde algılamamız gerekiyor. hedefleri koyduğunuz şartları içinde dünyanın, ülkenin gidişatına bakarak birtakım rakamlar ortaya koyuyorsunuz, birtakım hedefler koyuyorsunuz. Ama hiç kimsenin öngöremediği birtakım gelişmeler olduğu zaman da belli bir zaman içinde bu hedeflere yeniden bakmanız gerekir. Planlama denen hadise her şeyi mutlak anlamda görüp, geleceği bütün şartları içinde gördüğünüz bir hadise değil. Kontrol edebildiğiniz alan içinde elinizdeki mevcut bilgilerle yapabileceğinizin en iyisini yapabilirsiniz. Şartlar değişir, belli bir zaman içinde yeniden bu gelişmelere bakarsınız.”

"ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA HEDEFLERİN NOMİNAL DEĞERLERİ KURDAN CİDDİ ANLAMDA ETKİLENECEK"

2023 hedeflerinin dünyadaki yerleriyle alakalı olduğunu gördüğünü ifade eden Yılmaz, “Bugün geldiğimiz noktada dolar bazında hedeflerimizin birçoğu kurdaki gelişmeden dolayı ciddi bir şekilde etkilenmiş durumda. Kurun yarın, 3 yıl sonra ne olacağını hiçbirimiz kesin bir şekilde söyleyemeyiz. Daha iyiye de gidebilir, daha kötüye de gidebilir. Biz hiçbir zaman bir kur tahmini yapmayız. Önümüzdeki yıllarda hedeflerin nominal değerleri kurdan ciddi anlamda etkilenecektir. Tabi büyüme hızından başka faktörlerden de etkilenecektir. Esas etkileyici faktör kur oldu. Kurdan uzak bir şekilde son dönemdeki performansımıza dünyadan aldığımız payla bakmamız belki daha reel bir bakış olabilir. Dünya hasılasından aldığımız pay 2002’de yüzde 1,27, 2008’de 1,35, 2014’te 1,39. 2002-2008 arası daha hızlı bir ilerleme var ama 2008’den sonra da geriye gidiş yok ama az da olsa payımızda bir artış var.” ifadelerini kullandı.

Milli gelir ile tabloların Gayri Safi Yurt İçi Hasıla ile birlikte 2016 yılında yayımlanacağını vurgulayan Yılmaz, “2016’da yeni mili gelir serimizi oluşturacağız. Bu bize özgü bir şey değil. Bazen istatistik kurumları eleştiriliyor revizyonlar için. Revizyon modernleşmek demek. Daha iyiyi aramak demek. Bir tarihte yaptığınız bir metodolojiyi hiç değiştirmemek böyle durgun, katı statik bir kurum haline getirir sizi. Gelişmeleri de takip edemezsiniz. Nitekim Avrupa Birliği’nde de Birleşmiş Milletler'de de gelişmiş ülkelerde de sık sık bu revizyonların yapıldığını görüyoruz. Burada önemli olan revize ederken seriyi geriye götürmek ve mukayese zeminini kaybetmemek. Orada kırılmalar olduğu zaman bu gerçekten analiz açısından problem oluşturabiliyor. O kırılmaları en aza indirgeyerek yeni metodolojilere geçmek aslında hepimizin teşvik etmesi gereken bir durumdur.” açıklamasında bulundu.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu’nun “10 bin doların üzerine çıkacağız o zaman.” çıkışına Yılmaz, “Hollanda bizi geçti milli gelirde. Nasıl geçti, revize ettiler milli gelirlerini. Büyümeyle olmadı bu. Orada da yapılıyor, bütün dünyada yapılıyor. Önemli olan modern kavramları, sınıflandırmaları kullanmak. Gerçekten dünyadaki standart ne ise onunla hesap kitap yapmak. Bizim de yaptığımız böyle keyfimize göre bir revizyon değil. Avrupa 2014 yılından itibaren bütün Avrupa Birliği’nin geçtiği bir sisteme biz de geçelim diyoruz. Yaptığımız bundan ibaret. Bu milli gelirimizi bir miktar artıracak. Gerçek ne ise bizim onu ortaya koymamız lazım. Ama geçmişe dönük olarak da bu revizyonumuzu elbette geçmiş seriyi de aynı metodoloji ile üreteceğiz. Dolayısıyla büyüme hızı anlamında çok fazla bir farklılığın çıkmayacağını tahmin ediyoruz ama büyüklüklerimiz elbette değişecek. Çünkü dünya değişiyor. Ekonomi değişiyor, geçmişte hiç olmayan aktiviteler gündeme gelebiliyor. Tanımlar değişebiliyor. Örneğin Ar-Ge eskiden cari harcama sayılırdı şimdi yatırım harcaması olduğunu söylüyor yeni sistem. Veya silahlara yapılan yatırımlar, harcamalar geçmişte yatırım sayılmazdı, şimdi bunlar artık yatırım olarak kabul ediliyor. Bu tür Avrupa’nın da adapte ettiği birtakım sınıflandırmaları, yöntemleri bizim kullanmamızı yadırgamamız gerekir.” ifadelerini kullandı.

(CİHAN)


16 Şubat 2016 Haberleri 1 2 3 4 5