Katarakta tedavi için erken teşhis büyük önem taşıyor

ANKARA - Oftalmoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yonca Akova, sıklıkla yaşlılarda rastlanan katarakt hastalığının daha erken yaşlarda hatta bebeklerde bile görülebildiğini vurguladı. Akova, “Katarakt, gözün renkli kısmı irisin hemen arkasında yer alan göz merceğinin opaklaşması olarak tanımlanıyor. Bu opaklaşma zamanla bireyin görüş kabiliyetini azaltıyor ve görmeyi engelleyen bir hal alıyor. Katarakt tedavisinin etkili olması ve görme kalitesinin istenilen düzeyde sağlanması için erken teşhis büyük önem taşıyor.” dedi.

Oftalmoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yonca Akova, katarakt hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Kataraktın yavaş yavaş ilerlediğini vurgulayan Akova, katarakt olan kişinin görmesinin zamanla azaldığını hissettiğini ve bir süre sonra göz bebeğinde grilik veya beyazlık fark edeceğini aktardı. Akova, konuşmasına şöyle devam etti: “O güne kadar var olan görme alışkanlıklarının değişmesi Katarakt olan kişilerin en büyük şikayeti. Televizyon izleme, okuma mesafelerinin değişmesi sonucunda hastalar hekime başvuruyorlar. Hastaların bir bölümü baktıkları yerlerin bir kısmında gölgeli görme ya da karanlık görme gibi şikayetler yaşıyor. Ayrıca netlikte bozulma oluyor. Bakılan nesneler ve örneğin bu nesnelerin renkleri net görülemiyor. Çift görme, görmede yavaş yavaş azalma, gece görüşünde bozulma, renklerde soluklaşma veya sararma, gözlük numaralarının sık değişmesi ise diğer belirtiler. Zannedilenin aksine hastalık sadece yaşlılarda görülmüyor daha erken yaşlarda katarakta rastlanıyor, bu sebeple belirtilerin göz ardı edilmemesi ve hemen bir uzmana danışılması gerekiyor.”

Akova, katarak oluşuma neden olan durumları sıralayarak “Diyabet, delici veya delici olmayan göz yaralanmaları, üveit (göz içi iltihabı) steroidli ilaçların uzun süre kullanımı ve ultraviyole ışınlara, radyasyona maruz kalma katarakt oluşumuna neden olabilen durumlardır.” hatırlatmasında bulundu.

Akova, tanısı gecikmiş, dolayısıyla ilerlemiş bir kataraktta bazı önemli tetkikler gerektiği gibi yapılamadığına vurgu yaptı. Bunlardan birinin glokoma yani göz tansiyonu yüksekliğine bağlı göz dibindeki optik sinir hasarının, diğeri göz dibinde yaşlılığa bağlı sarı leke hastalığı olup olmadığının belirlenmesi olduğunu açıklayan Akova, konuşmasına şöyle devam etti: “Diyabeti olan hastalarda da göz dibinde kanama ve ödem görülemeyebiliyor. İleri kataraktı olan bir kişinin aynı zamanda diyabeti, glokomu ya da sarı leke hastalığı varsa görmesindeki azalmanın nedeni aslında bu hastalıkların tümü olabiliyor. Katarakt tedavi edilir ancak arkasında yatan ve ileri katarakttan dolayı tanısı konamayan bu ikincil nedenlerden biri görmenin katarakt ameliyatı sonrasında beklenen ölçüde olmamasına neden oluyor. Katarakt tedavisinin etkili olması ve görme kalitesinin istenilen düzeyde sağlanması için erken teşhis büyük önem taşıyor. Ayrıca cerrahi sırasında özellikli merceklerin (uzak/yakın veya uzak/yakın ve astigmatın birlikte olduğu mercekler) gecikmiş kataraktlarda takılması ameliyat öncesi ölçümlerin çok sağlıklı yapılamaması nedeniyle her zaman mümkün olamayabilir.”

KATARAKTIN TEK TEDAVİSİ AMELİYAT

Kataraktın ilaçla veya gözlükle tedavi edilebilen bir rahatsızlık olmadığını belirten Akova, kataraktın ilerlemesini durdurabilecek etkili bir yöntemin olmadığını ve oluşmuş bir kataraktın tek tedavisinin ameliyat olduğunu kaydetti. Akova, şu bilgileri paylaştı: “Katarakt ameliyatı göz numarasının düzeltilmesi ve hatta yakın görmenin kazandırılması fırsatını da içerdiğinden, göz numarasını düzeltici ameliyat (refraktif cerrahi) kategorisinde kabul ediliyor. Katarakt ameliyatının başarısı çok yüksek. Hastalarımızın büyük çoğunluğu, yenilikçi katarakt ameliyatlarının hemen ertesinde görmelerinde belirgin artış fark ediyor ve en iyi görmelerine eski yöntemlere göre çok daha kısa sürede ulaşıyor. Ameliyatın başarısında ileri teknoloji bir FAKO cihazının ve femtosaniye teknolojisinin kullanılması kadar doktorun cerrahi deneyimi de önemli. Özellikli bir göz içi lensi kullanıldığı zaman kişinin gençliğinde kullandığı gözlüğü bile kullanmasına gerek kalmayabiliyor.”

(CİHAN)


09 Şubat 2016 Haberleri 1 2 3 4 5