HDP’li Sarıyıldız: Cizre'deki yaralılar yaşam savaşı veriyor

ŞIRNAK - Halkların Demokrasi Partisi(HDP) Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, olayların başından beri Cizre’de olduğunu, gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, “31 insan yaralı bir şekilde 8 gündür bir bodrumda ambulans bekliyor. Bu insanlardan 6 kişi hayatını kaybetti. Yaralılar hala yaşam savaşı veriyor.” dedi.

Cizre’de sokağa çıkma yasağı 47. günü geride kaldı. 8 gündür Cudi Mahallesinde bir evin bodrumunda ambulans bekleyen 31 yaralıdan 6’sı hayatını kaybetti. Konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, bodrumun bulunduğu bölgenin tamamen güvenlik güçlerinin kontrolünde olduğunu ve güvenlik gerekçesiyle ambulansların girişlerine izin verilmediğini aktardı.

Sarıyıldız, “31 insan 8 gündür bir bodrumda mahsur kaldı. O günden bu yana o mıntıka devlet güçlerinin kontrolü altında. Başlangıçta biraz uzak olmasına rağmen çember giderek daraldı ve şu anda binanın etrafı zırhlı araçlarla çevrilmiş durumda. Biz o günden bu yana o binadan bize gelen mesajlarla olayı kamuoyuyla paylaştık. Ama zamanla devlet tarafından şu denilmeye başlandı. ‘Orada kalanların kim olduğu belli değil’ diye. Kaldı ki belli olmasın. Sonuçta orada kalan yaralılar var ve bunların hastaneye taşınması gerekiyor.” dedi.

'6 İNSAN 7 GÜNDE KORKUNÇ BİR ŞEKİLDE ÖLDÜ'

Sarıyıldız’ın açıklamaları şöyle:

"Biz başından beri orada 30 yaralının olduğunu ve yoğun bombardıman altında kaldıklarını söyledik. Orada yaşayan 31 yaralının 25’i bu sabaha kadar yaşıyordu. 6 insan geride bıraktığımız bu 7 günde korkunç bir şekilde öldüler. Yaptığımız görüşmelerde durumu ağır olmayanlar, durumu ağır olanları ambulansa kadar taşıyacaklardı. Ambulans oranın 200 metre yakınına gidebiliyorken, 600 metre uzağında tutuldu. Yine tamam dedik. Ancak yine olmadı.”

Bodrumda bulunan insanlar; ‘isimlerimiz bunlar, ağır yaralananlar bunlar, bitkin düşen bunlar ve ölenlerde bunlar’ diye isim gönderdiler. Buna da inanılmayınca cep telefonuyla fotoğraf çekip medyayla paylaştılar. AKP hükümetinin, Erdoğan’ın ve konu ile ilgili tüm çarpıtmaları boşa çıkarıldı. Grup başkan vekilimiz, iki vekilimizle birlikte 4 gündür İçişleri Bakanlığından çıkmış değiller, orada uğraşıyorlar. Ben burada yanı başımda bu katliamlar yaşanıyor ama müdahale edemiyoruz. Çünkü orası onlarca zırhlı araç ve tanklarla kuşatılmış durumda.

AKP HÜKÜMETİ BURADAKİLERE SÖZ GEÇİREMİYOR

Burada görev yapanın çoğu 90’lı yıllarda bölgede görev yapmış, psikopat ve sağlığını yetirmiş kişiler. AKP hükümeti sözüm ona bu hendek sorununu çözmek için birilerine 'gidin yakın, yıkın' ve onun tabiriyle 'hendeklere gömün' dedi. Ve bu insanlar onları artık dinlemiyor, çünkü bu insanlar daha öncede çok kirli sicillere sahipti. Sadece 90’lı yıllarda yine bunların eliyle 17 bin insan faili meçhulle öldürüldü. Şu anda bu operasyonlar yine bunlarla yapılıyor. Sanki artık AKP bunlara söz geçiremiyor gibi bir durumla karşı karşıyayız. Bu insanların sicilleri biliniyordu. Onları tekrar bölgeye gönderilmesi hukuk dışıdır. Bugün Cizre’de her gün bir insanlık suçu işleniyor. Her gün insanlar öldürülüyor, evler yakılıp yıkılıyor. Yaralılar hastaneye taşınamıyor, isim ve adres belirtiyoruz, hikayesini belirtiyoruz, tüm dünyayla paylaşıyoruz ama ısrarla bu insanların çıkarılması engelleniyor. Şu an orası tarihi İpekyolu’na 200 metre mesafede. Öyle ulaşılamayacak bir yer değil. Bodrumdaki insanlar, 3 gündür pencereden asker ve polislerin ayaklarını gördüğünü söylüyorlar. Oradaki insanlar özellikle katledilmek isteniyor.

SARAY’A BAĞLI MEDYA BU OLAYLARIN ORTAĞIDIR

Cizre’de yaşanan bu olayların ortaklarından biri de saraya bağlı çalışan ajanslar, gazeteler ve medyadır. Çünkü onlar ilk günden bu yana Cizre’deki durumu çarpıttılar. 2 gün önce belediye ambulansları Dörtyol mevkiinde beklerken devletin kontrolü altındaki bölgede bekleyen zırhlı araçlardan etrafa ateş ediliyor. O esnada da saraya bağlı ajanslar bir araçtan çekim yapıyorlar ve teröristler ambulanslara ateş ediyor diye haber yapıyorlar. Bunların hepsi bizim ambulansların gözü önünde gerçekleşti. Oysa ilk günden bu yana 112 Acil Servis ile irtibat halindeyiz. Bunları alın hastaneye götürün. Haklarında adli bir süreç varsa işletilsin. Ama bu insanların yaşam haklarının güvence altına alınması gerekiyor. Bu yasal bir zorunluluktur. AİHM tarafından bunların bir an önce hastaneye götürmesi ile ilgili tedbir kararı verdi.

BIRAKIN YARALILARIN ANNELERİ GİDİP ONLARI ALSINLAR

Ambulanslar oraya hiç götürülmedi. Ambulansın oraya gidebilmesi için 155’ten izin alması gerekiyor. Ama her seferinde onlara oranın güvenli olmadığını ve bırakılamayacağını söylediler. Buna rağmen biz şunu söyledik. Bırakın bu çocukların annesi gitsinler oraya. Çocuklarını sırtlarına alsınlar o şekilde çıkarsınlar. Adres belli. İpekyolu’na 200 metre mesafede Bostancı sokak no:21. Diyorlar ki ambulanslara ateş ediliyor. Bırakın bizim ambulanslar gitsin diyoruz ona da izin vermiyorlar. Bizim endişe duyduğumuz konu yarın öbür gün bu yaşananlar ülkenin tamamına yayılacak. Bugün 4 kişi ölüyorsa bir günde yarın yüzlerce kişi ölecek. En büyük korkumuz bu. Uyarıyoruz. Bu siyasetten vazgeçin. İktidarınızı kan üzerinden kurmaktan vazgeçin.”

(CİHAN)


30 Ocak 2016 Haberleri 1 2 3 4 5