Rehberden velilere karne uyarıları

İSTANBUL - Fatih Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi Yöneticisi Tamer Özipek, velilere karne uyarıları yaptı. Özipek, ana babaları karneleri esas alarak çocuklarının zayıf taraflarını güçlendirme adına çareler aramaya ve tedbirlere başvurmaya davet etti.

Özipek, şu açıklamalarda bulundu:

“Yine bir eğitim öğretim yılını yarılamış bulunuyoruz. Çocuklar yarım dönem boyunca kendilerini geliştirdiler ve yeni konular, yeni kavramlar öğrendiler. Öğrendiklerini de öğretmenler zaman zaman testlerle, sözlü sınavlarla ölçtüler. Değerlendirme safhasına geldiğimiz şu günlerde hem öğrencileri hem de velileri bir heyecan bir telaş belki de bir tedirginlik almış olabilir. Öğrencilerin yaşadıkları duygular farklı farklıdır. Bu duyguların oluşmasına sebep olan kişisel özelliklerimizin yanında başka durumlarda söz konusudur. Örneğin aile, arkadaş, sınavlara ve derslere yüklenilen anlamlar gibi. Her öğrenci özeldir ve her bireyin öğrenme modeli farklıdır. Eğer çocuğumuzun doğru ve uygun öğrenme modelini bulursanız buna bağlı olarak da okul başarısını artırabilirsiniz. Böylece hem başarı artırılmış hem de daha iyi verim elde edilmiş olur. Çünkü öğrenmede zekanın birden çok boyutu vardır. Mesela müzik zekası olan çocuklar öğrenmeyi ritimle, mırıldanarak kolay ve kalıcı hale getirilebilirler.

Sözel zekası daha belirgin olan çocuklar ise duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etmede daha yetenekli olabilirler. Bunlar anlatmaya daha yatkın olurlar. Bunların bol bol konuşmaları gerekir. Diyalogla daha iyi öğrenirler. Görsel zekası olanlar ise daha çok şekillerle, görsel materyalleri kullanarak daha iyi öğrenirler. Aileler çocuklarının hangi alanda baskın olduğunu bilirlerse bilinçli bir şekilde o alana uygun programlar geliştirmeleri çocuğun okul başarısını artıracaktır. Kesinlikle akademik başarısızlıkta, aileler bunu bir karşılığa bağlamamalıdırlar. Yani çocuk başarılı olursa sevileceğini, başarılı değilse sevilmeyeceğini anne-babalar ne söylemeli ne de hissettirmeliler. Çünkü çocuk her şart ve koşulda sizindir ve sevilmesi için başarılı olması gerekmeyebilir. Zaten başarı da anlam ve tanım olarak dar bir çerçeve içerisine alınmamalıdır. Akademik başarı göstermeyen bir birey başka alanlarda (spor, iletişim, sanat, vb) başarılı olabilir. Yeter ki doğru kaynağa ulaşabilelim.

Anne babalar çocuklarında genelde yapamadıkları, eksik taraflarına odaklanırlar. Halbuki bu çözüme götürmez bizleri. Onun yerine eksik ve zayıf tarafların güçlendirilmesi adına çareler ve tedbirler alınmalı. Askere giden atış taliminde zayıf olan askeri askerlikten atamayız. Onun daha da ustalaşması için çareler aramalıyız, fırsatlar oluşturmalıyız. Karnesi iyi gelen ve memnun olan aileler mutlaka çocuklarını gerek maddi gerekse manevi ödüllerle ödüllendirebilir. Burada ölçüyü kaçırmamak önemlidir. Aynı şekilde kırıkları ve zayıfları olan öğrenciler içinde ceza yerine ödülden mahrum etme, çareler üretme yolları aranabilir. Sakın ola ki başarıyı görmezden gelmeyin. Aynı şekilde başarısızlığı da yok saymayın ve görmezden gelmeyin. Birisini takdir diğerini ise düzeltmenin ve açığı kapatmanın yollarını arayın. Takdirle var olan davranışın sıklığını artırmak, mahrum etmekle de istenmeyen davranışın sayısını azaltmak hedeflenmelidir. Ödülde ve ceza da (ödülden mahrum bırakmada) aşırılıklara kaçmayın. Unutmayın çocuk sizin çocuğunuz. Bir daha yeniden dünyaya gelseler yine aile olarak sizi seçeceklerdi. “

(CİHAN)


22 Ocak 2016 Haberleri 1 2 3 4 5