Tanal: Başkanlık sistemi vaatlerinin ne kadarı gerçek?

ANKARA - CHP Milletvekili Mahmut Tanal, son günlerde iktidar partisinin dilinden düşürmediği başkanlık sistemini yazılı soru önergesi ile TBMM gündemine taşıdı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yazılı cevaplaması talebiyle verdiği soru önergesinde Mahmut Tanal, “Yeni Anayasa ile ilgili çalışmaları sürdürdüğünü her fırsatta dile getiren iktidar partisi cenahının, Başkanlık sisteminin Türkiye için gerekli olan bir sistem olduğu konusundaki iddialarının da ardı arkası kesilmiyor. Şayet 7 Haziran seçimlerinden önce başkanlık sistemi olsaydı bugün yaşanan sorunların yaşanmamış olacağı; yaşanan terör, istikrarsızlık ve kriz ortamının sona ermesi için Türkiye’nin bundan sonraki yolculuğunu başkanlık sitemiyle sürdürmeye mecbur ve mahkum olduğu yönündeki güçlü iddia ve vaatler var.” dedi.

BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİLDİĞİ TAKDİRDE TERÖR SONA ERECEK MİDİR?

Milletvekili Tanal, Başbakan Davutoğlu’na 1 Kasım seçimleri öncesi iktidar partisi tarafından verilen sözleri de hatırlatarak şu soruları yöneltti:

“İktidarın seçim vaatleri arasında yer alan ‘Türkiye’yi her türlü kutuplaşmadan gerilimden çıkaracağız’ sözünün akabinde ülkenin her yanında terör eylemlerinin hızla arttığı, iç savaşın eşiğine gelindiği günümüzde, iktidar partisinin Başkanlık sistemi hakkındaki pozitif söylemlerinin hangi yollarla gerçekleştirilebileceği planlanmaktadır? Başkanlık sistemine geçildiği takdirde terör sona erecek midir? Sistem değişikliği sonrasında bu konuda ne tür çalışmalar yapılması planlanmaktadır?

Ülkemizde kişi başına düşen milli gelir; döviz kurunun yükselmesi ve Doların durdurulamayan yükselmesi karşısında gün geçtikçe diğer ülkelerde kişi başına düşen milli gelirler arasındaki sıralamada geriye düşmektedir. Hükümet tarafından, Başkanlık sisteminin, milletin refahı ve ülkenin kalkınması açısından en iyi yol ve tek çözüm olduğu iddia edilmekte ise, Başkanlık sistemine geçilmesi karşısında milli gelirin artması, doların düşmesi, milletimizin zenginleşmesi konularında ne tür adımlar atılması planlanmaktadır?

Milletimizin refah seviyesini ve milli geliri arttıracak yollar ve çözümler var ise, 2002 yılından bu yana tek partili iktidar ile yönetilen ülkemizde bu yollara neden başvurulmamıştır?

İktidar partisinin tek başına iktidara gelmesi halinde düzeleceği yönünde vaatlerde bulunduğu fakat gün geçtikçe kötüye giden durumlar arasında yer alan, ülkenin refah seviyesinin düşmesi, terör eylemlerinin artması, işsizlik oranının artması, açlık sınırının yükselmesi ve vatandaşın kazandığı paranın hayat pahalılığı karşısında değerinin gün geçtikçe düşmesi olguları, Başkanlık Sistemine geçişin tek çözüm yolu olduğu konusunda halkı ikna etmek için bir koz olarak mı kullanılmaktadır?

İktidarın ‘Komşularla sıfır sorun politikası’ ile çıktığı yolda, bugün sorun yaşanmayan komşu ülke kalmamış olması ile ülkemizin geldiği son durum göz önüne alındığında, Başkanlık sistemine geçildiği takdirde bu konuda ne gibi çalışmalar yapılması planlanmaktadır? Başkanlık sistemine geçildiği takdirde dış politikada ne gibi olumlu adımlar atılması planlanmaktadır? Mevcut sistemde bu yollara başvurulmasına mani olan nedir?

İktidar partisinin 1 Kasım seçimleri sonrasında ‘Herkesin hukuku güvence altındadır. 78 milyonun hukuku mutlak surette korunacaktır. Husumet, nefret dili kaybedecek’ şeklinde bulunduğu vaatlerden sonra, ülkemizde Temel hak ve özgürlükler konusunda yapılan baskıların insanları can güvenliğinden mal güvenliğinden endişe eder hale getirdiği, düşünce ve ifade özgürlüğünün ağır yaralar aldığı, basının kuşatma altında olduğu günümüzde; Başbakanlık sistemine geçildiği takdirde, yargı bağımsızlığının sağlanması, ülkeye huzur gelmesi, demokrasinin işlerlik kazanması ve yolsuzlukla mücadele anlamında ne gibi adımlar atılması planlanmaktadır? Bunların sağlanması açısından mevcut sistem ile Başbakanlık sistemi arasında ne gibi bir fark bulunmaktadır?”

(CİHAN)


13 Ocak 2016 Haberleri 1 2 3 4 5