Alman Uyum Bakanı: Mültecilerin zihinlerine polis mi atayacaksınız!

BERLİN - Almanya'da Federal Hükümet'in Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz birlik partileri CSU ile CDU'nun mültecilere Almanca öğrenimini mecburi tutmak istemesi ile temel değerler taahhüdünde bulunmaları mecburiyetine yönelik talepleri reddetti. Özoğuz, “Birlik partileri insanların düşünce ve görüşlerini kontrol etmek için zihniyet polisini mi devreye sokacak?” diye sordu.

Federal Hükümet'in Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz birlik partileri CDU ile CSU'nun mültecilere yönelik uyum mecburiyeti talebini reddetti. Özoğuz, “CDU ile CSU'nun girişimleri mültecilere yönelik önyargıları körüklemekten başka işe yaramıyor.” diyerek “Tabii ki herkes kurallara ve yasalara uymak zorunda. Bu tür talepleri seslendirenlerin, bu taleplerin hayata nasıl geçirileceğini de anlatmaları gerekir.” şeklinde konuştu.

Özoğuz bu bağlamda "Birlik partileri insanların düşünce ve görüşlerini kontrol etmek için zihin polisini mi devreye sokacak?" diye bir soru yöneltti. Sözlerine devamla “Bana öyle geliyor ki, birlik partileri mülteciler konusunda olumsuz düşünenlere hizmet etmek için ortaya duman bombası atmaktan başka bir şey yapmıyorlar." diyen Sosyal Demokrat Partili (SPD) politikacı formüle edilen taleplerin birlik partilerinin Federal Başbakan Angela Merkel'in uyguladığı mülteciler politikasıyla henüz barışmadıklarının bir göstergesi olduğunu da söyledi.

SPD Genel Başkanı Yardımcısı Thorsten Schäfer-Gümbel ise Deutschlandfunk Radyosu'na verdiği demeçte söz konusu talebi "Bayağılık tartışmasına katılma girişimi" olarak nitelendirdi. Schäfer-Gümbel, "CSU, mülteciler entegre olmak istemiyorlar demeye getiriyor ama bu doğru değil." dedi.

MUHALEFETTEN ELEŞTİRİ YAĞMURU

Birlik partileri, muhalefet partileri tarafından da eleştiri yağmuruna tutuldu. Yeşiller Partisi Meclis Grup Başkanı Katrin Göring-Eckardt CSU'yu popülist davranmakla itham etti. Tagesspiegel Gazetesi'ne konuşan Göring-Eckardt, "Almanya'da yaşamak isteyen insanlar tabii ki bizim değerlerimize uygun yaşayacaklar ama savaştan kaçarak bize sığınan insanların zihinlerini ve kalplerini kağıtlara atılan imzalarla kazanamayız. Hele yaptırımlarla hiç kazanamayız." ifadelerini kullandı. Sol Parti Meclis Grup Başkan Yardımcısı Jan Korte CSU'nun ülke ortamını zehirlediğine işaret ederek CSU'nun ülkeyi geren talepleri dillendirmek yerine mültecilerin uyumuna katkı sağlamasını istedi.

CSU mülteciler için Almanca öğrenimini mecburi kılmanın yanı sıra, mültecilere aralarında kadın erkek eşitliğinin de yer aldığı temel değerleri kabul ettiklerine dair taahhüt mecburiyeti getirmek istiyor. Bunları yerine getirmek istemeyen mültecilere ise cezai yaptırım olarak maddi desteğin kesilmesi öneriliyor ve uyumun mültecilerden talep edilmesi gerektiği üzerinde duruluyor. Benzer talepler CDU partisinde de, bu ay içinde Karlsruhe kentinde gerçekleştirilen kurultayda dile getirilmiş, mülteciler ile hükümet arasında uyum anlaşmaları yapılması gerektiğine dair tartışmalar kurultay gündemini belirlemişti.

UYUMUN ANAHTARI İKAMET STATÜSÜ

Öte yandan Pro Asyl adlı İnsan Hakları Örgütü de CSU'yu suçladı ve "Mültecilere entegre olmak istemiyorlar muamelesi reva görülüyor. Halbuki bu insanlar hayatlarında yeni bir başlangıç yapmak istiyorlar ama bu başlangıcı yapmalarına izin verilmiyor." açıklamasında bulundu.

Örgütün genel müdürü Günter Burkhardt NDR Televizyonu'na yaptığı açıklamada Federal İçişleri Bakanlığı'nı da suçladı ve “Uyumun anahtarı mültecileri bir an önce, gerçekten çok hızlı bir şekilde ikamet statüsüne kavuşturmaktır, onlara oturma izni vermektir. Ama CDU ile CSU bunun tam tersini yapıyor, mültecilerin uyum sürecini engelliyor“ görüşünü savundu.

(CİHAN)


30 Aralık 2015 Haberleri 1 2 3 4 5