Alman Sendikalar Birliği: Göçmenlere meslek eğitiminde 'ayrımcılık' yapılıyor

KÖLN - Alman Sendikalar Birliği’nin (DGB) yaptığı araştırma yabancı kökenli gençlerin meslek eğitimine alınmada ayrımcılık mağduru olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Buna göre her yedi göçmen kökenli gençten biri sırf kökenlerinden dolayı eğitime kabulün zorlaştırıldığını ve dezavantajlı hale düştüklerini bildiriyor. Alman Sendikalar Birliği’nin (DGB) yaptığı bir araştırma, çoğunu Türk kökenlilerin oluşturduğu göçmen gençlerinin meslek eğitimi konusunda uğradıkları ayrımcılığı bir kez daha ortaya koydu.

Gençlerle yapılan anketlere dayanan araştırmaya göre, göçmen kökenli gençlerin yüzde 15,2’si meslek eğitiminde istihdamın kendilerine “zorlaştırıldığını” bildiriyor. Göçmen kökenli gençlerin birçoğu, kökenlerinden dolayı dezavantajlı duruma düşürüldüğünü düşünüyor.

Öte yandan araştırma, göçmenlerin en iyi entegrasyon yolunun da meslek eğitimi olduğunu ortaya koydu. Meslek eğitimi gören bir genç, bu eğitimden sonra yerli bir gençten hiçbir farkı olmayacak şekilde işletmeye uyum sağlıyor.

MECBUREN KABUL EDİLDİKLERİ MESLEKLERE YÖNELİYOR

DGB Kuzey Ren Vestfalya’nın (KRV) yaptığı araştırmayı DGB Eyalet Başkanı Anreas Meyer-Lauber kamuoyuna tanıttı. Araştırma, göçmen kökenlilerin daha çok hangi mesleklere kabul edildiklerini de kısmen ortaya koydu. Ayrımcılığa uğradığını düşünen göçmen gençleri çözümü kabul edilecekleri mesleklere yönelmekte buluyor. “Satış elemanı” olarak meslek görenler arasında göçmen kökenlilerin oranı yüzde 40 iken, “Endüstriyel katip” gibi mesleklerdeki oranı her altı kişiden birine düşüyor.

Öte yandan, kuaförlük meslek eğitim görenlerin yarısı göçmen kökenli. Bankacılık, bilgisayar teknikeri gibi alanlarda ise göçmenler ortalamanın oldukça altında. Araştırma bu gençlerin ön eğitimi ve dil yeterliliği konusunda bir veri sunmuyor.

MESLEK EĞİTİMİNİ BAŞARILI UYUMUN ANAHTARI

Araştırma için KRV’de meslek eğitimi gören 8 bin 400 çırakla görüşüldü. DGB Gençlik Sekreteri Eric Schley, mesleğinden memnuniyet konusunda göçmen kökenli ile yerliler arasında neredeyse hiçbir farkın olmamasına dikkat çekti. Schley, meslek eğitiminin başarılı bir entegrasyona büyük katkısı olduğunun da altını çizdi. Araştırmaya göre meslek gruplarına göre de memnuniyet durumu değişiyor. Örneğin bankacılık meslek eğitimi görenlerin çoğunluğu eğitimlerinden memnun.

Ancak satış elemanı, otel görevlisi veya boyacılık gibi meslek eğitimlerini görenler memnun değil. Yine meslek eğitimi görenlerin yüzde 70’i eğitimleri “iyi” buluyor. Mesleklerden memnuniyet konusunda ise her yedi kuaför çırağından ancak biri memnuniyetini aktarırken, bankacıların yüzde 95’i memnun olduklarını bildiriyor. Öte yandan, düzenli olarak fazla mesai yapmak zorunda kalan çırakların oranının yüzde 38,6’ya yükseldiği tespit edildi. Özellikle otel, aşçı, satıcı ve kuaför çırakları, haftada beş veya daha fazla saat fazla mesai yapıyor. Meslek eğitimi görenlerin yüzde 60’ının üçüncü yıldan itibaren aldığı ücret ise 750 Euro’nun altında.

DGB KRV Başkanı Meyer-Lauber, özellikle, Federal Meslek Eğitim Yasası’nın, çalışma saatini sınırlamasını umduğunu aktardı. Meslek okulunda geçirilen saatlerin de çalışma saati olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Lauber, çırakların iki okul gününden sonra da işletmeye gitmek zorunda kalmamaları gerektiğini kaydetti. Ancak otelcilik ve gastronomi sektörü böylesi bir düzenlemeyi reddediyor.

(CİHAN)


13 Kasım 2015 Haberleri 1 2 3 4 5