Haluk Koç: Başbakan kayyum atamasında safı oynamayı tercih ediyor

ANKARA - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, hafta içinde kayyum ataması ile Koza İpek Grubuna yapılan hukuksuz el koyma ile ilgili açıklamalarda bulundu. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kayyum ile ilgili yaptığı açıklamaya tepki gösteren Haluk Koç, “Başbakan safı oynamayı tercih ediyor. Gerçekten öyledir bilemem. Görüşmeler sırasında bazı izlenimlerimiz oldu. Davutoğlu’nun burada vallahi billahi benim haberim yok bu gelişmelerden, bana bile intikal ettirilmedi deme erdemini göstermesi gerekiyor gerçekten haberi yoksa.” dedi.

'TÜRKİYE 1 KASIM’DA KARDEŞLİĞİNİ, HUZURUNU İSTİYOR'

Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, CNN Türk canlı yayınında gündemi değerlendirdi. Koç, Türkiye’nin 1 Kasım’da özgürlük istediğini açıkladı. 1 Kasım’da Türkiye’nin demokratik kurum ve kurallarının yerleşmesini istediğini dile getiren Koç, 1 Kasım’da Türkiye’nin hukuk devletiyle tekrar tanışmak istediğini kaydetti. Koç, “Yani tek kişinin ya da bir zümrenin, ya da ona bağlı olarak çalışan bir grubun Türkiye’deki hukuk sistemini yönlendirmesi, o doğrultuda o taleplere göre kurulan sulh ceza mahkemelerinin tek hakimle karar alması, savcıların talimatla karar verecek iddianameler hazırlaması, tekliflerde bulunması. Bütün bunları aşmak istiyor Türkiye. Türkiye 1 Kasım’da kardeşliğini istiyor, Türkiye huzurunu istiyor, Türkiye ekonomik açıdan da önünü görmek istiyor.” ifadesinde bulundu.

'BUGÜN VE MİLLET GAZETELERİNİN BAŞLIKLARINA BAKACAK OLURSANIZ HAVUZ OLİMPİK HAVUZ OLMUŞ ARTIK'

Koç, kayyum olayının kabul edilemeyeceğini söyledi. Yaşanan olayların tüm dünyanın gözünün önünde yaşandığını belirten Koç, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine seslendi. Koç, TOBB yöneticilerine şu soruyu sorarak konuşmasına şöyle devam etti: “TOBB yöneticileri niye hiç sesiniz çıkmıyor? Allah aşkına Türkiye’de can emniyetinin yanında artık mal emniyeti, ticaret yapma güvenliği tehlikede. Bir iktidar baskısıyla gasp altına alınma durumları yaşanıyor. Niye sesiniz çıkmıyor? Yani burada hukuk katlediliyor. Tablolar ortada. Dolaylı olarak toplumun haber alma özgürlüğü kısıtlanıyor. Bugünve Millet gazetelerinin başlıklarına bakacak olursanız havuz olimpik havuz olmuş artık. Genişlemiş. Mevcut havuza yeni yavrular gelmiş. Yani bu halde.”

'KAYYUMUN ORAYA GETİRİLİŞİ DE HUKUKEN TARTIŞILIYOR'

Koç, kayyum oraya getiriliş nedeninin hukuken tartışıldığını açıkladı. Karar alma sürecinin tartışıldığını dile getiren Koç, “Bir yere kayyum atandığında oranın ticaretini, oranın hangi alanda iş yapıyor ise onu kurallara uygun hale getirmektir, gözetmektir oranın ticari çıkarını. Ama bunların yaptıkları tek amaç var. İki televizyon kanalını ve iki gazeteyi tamamen havuza bağlı yayın organları haline getirmek, havuza bağlı televizyon ekranları haline getirmek.” diye konuştu.

'TÜRKİYE İNANILMAZ BİR KARANLIK TÜNELİN İÇİNE GİRMİŞ VAZİYETTE 1 KASIM’A GİDİYOR'

Koç, kayyum ataması ile ilgili amaçların belli olduğunu, kayyuma atanan kişilerin her birinin siyasi kimliklerinin olduğunu vurguladı. Koç, konuşmasına şöyle devam etti: “Medya çalışanlarına görüşü ne olursa olsun, dünkü hitap tarzları, işten çıkartma tehditleri ya da eylemleri. Bunlar kabul edilemez olaylar. AB’nin Türkiye ilerleme raporu geciktiriliyor özel ricalarla. Ama taslak sızdı, Türkiye ağır bir şekilde eleştiriliyor. Türkiye demokrasisi ve demokrasiyi tarif eden tüm alanlarda getirilen kelepçeleri altını çizerek vurguluyor. Yine Avrupa Konseyi Genel Sekreterinin sözcüsünün ve kendisinin yaptığı açıklamalar. Yine Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserinin yaptığı açıklamalar. Yani Türkiye inanılmaz bir karanlık tünelin içine girmiş vaziyette 1 Kasım’a gidiyor.”

'BEN TEKRAR TÜRKİYE’NİN BİR HUKUK DEVLETİ OLMASINI, CAN VE MAL EMNİYETİ İSTİYORUM'

Koç, 1 Kasım seçimleri için halkın oy kullanmaya gitmesi gerektiğini dile getirdi. Tüm yurttaşlara seslenen Koç, herkesin elini vicdanına koyarak oy kullanmaya gitmesi gerektiğinin altını çizdi. Koç, “1 Kasım sonrasında yaşanabilecek olan, 1 Kasım’ın hemen öncesinde 3 – 4 gün öncesindeki bu karanlık olayların başka boyutlarda başka alanlara yayılma ihtimaline karşıda ben Türkiye’yi sakınıyorum, ben Türkiye’nin demokrasisinin bu şekilde kelepçelenmesine karşı çıkıyorum. Ben basın özgürlüğünün yanındayım. Ben tekrar Türkiye’nin bir hukuk devleti olmasını istiyorum. Ben can emniyeti istiyorum, ben mal emniyeti istiyorum diye sandıkta bir tercihte bulunmaları gerekiyor.” diye kaydetti.

'Ben tekrar Türkiye’nin bir hukuk devleti olmasını istiyorum. Ben can emniyeti istiyorum, ben mal emniyeti istiyorum'

'DAVUTOĞLU’NUN BU SÜREÇTEN HABERİ BİLE OLMAMIŞ OLABİLİR'

Koç, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kayyum ataması ile ilgili yaptığı konuşmayı değerlendirdi. Koç, konuşmasına şöyle devam etti: “Zaman zaman bir bireysel polemiğe girmemeye çalışıyoruz diğer siyasi partilerimizle. Ama Başbakanın geçici hükümetin başkanının bu ifadelerini müsaade ederseniz tebessümle karşılamak istiyorum. Belki Davutoğlu’nun doğru olan bir tarafı olabilir. Bu süreçten haberi bile olmamış olabilir. Yani hükümet haberdar dahi edilmemiş olabilir. Ya da hükümetin içinde bazı bakanların Başbakandan ziyade başka bir güç odağından talimat aldıkları, ona bilgi verdikleri, o talimatlar doğrultusunda bir takım tasarruflarda bulunabildikleri sonucunu bile çıkartabiliriz buradan. Başbakan safı oynamayı tercih ediyor. Gerçekten öyledir bilemem. Görüşmeler sırasında bazı izlenimlerimiz oldu. Ama bu söylediği olay haberim yoktur, hukuki çerçeve içinde gidiyor.”

'DAVUTOĞLU’NUN, 'VALLAHİ BİLLAHİ HABERİM YOK, BANA BİLE İNTİKAL ETTİRİLMEDİ' DEME ERDEMİNİ GÖSTERMELİ'

“Davutoğlu’nun burada vallahi billahi benim haberim yok bu gelişmelerden, bana bile intikal ettirilmedi deme erdemini göstermesi gerekiyor gerçekten haberi yoksa.” diyen Koç, seçimler öncesinde yaşanan bu gelişmelerin AK Parti’ye zarar verdi bu girişimler ya da yaşadığımız bu olaylar, bu görüntüler şeklindeki değerlendirmesinin inandırıcı olmadığını açıkladı. Koç, değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Bilerek yaptılar, kasten yaptılar, güçleri olsa başka alanlara da gelecekler. İşte 1 Kasım’da bütün bu kanunsuzlukların, bütün bu kuraldışı girişimlerin, bütün bu demokrasiye tecavüz alanlarının millet tarafından sandıkta kapatılması gerekiyor. Çok açık ve net konuşuyorum. Davutoğlu’nu burada iyimser yorumlarıyla baş başa bırakıyorum. Onun gördüğü kadar basit değil olay. Dün resepsiyon sahibinin verdiği ifadeler, kafasının arkasındaki planlar, diğer alanlara tecavüz girişimleri, taslakları. Bunlar hep ortada konuşuluyor ve kendini bilmez bazı milletvekilleri tarafından twitterda biliyorsunuz isimler zikredilerek 1 Kasım’dan sonra bütün bu alanlara da benzer girişimler yapılacağını açıkça ifade ediyor.”

TOBB YETKİLİLERİ YARIN SİZİN KAPINIZ ÇALINDIĞINDA FERYATLARINIZA YANIT VERECEK KİMSEYİ BULAMAZSINIZ

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) seslenen Koç, Türkiye’de en önemli sivil toplum kuruluşlarından bir tanesi olduğunu söyledi. Koç, her alanda demokrasi adına kendi ilgi alanınız dışında da söylemeye sözlerinin var olduğunu hatırlattı. Koç, “Bu konuda lütfen çıkın söyleyin bu hukuksuzluk Türkiye’de mal emniyetini, ticaret yapma hakkını zedeleyen bir tablodur deyin çıkın, karşı koyun. Yani yarın bir gün sizin de kapınız çalındığında bir nedenle uyum sağlamadığınız durumlarda o zaman size hukuksal açıdan sizin feryatlarınıza yanıt verecek kimseyi bulamazsınız. Bunu özellikle söylüyorum. Amacım kırmak, küstürmek, darıltmak değil. Sadece cesaretlendirmek. Susarak hiçbir yere varamazsınız. Görmemezlikten gelerek ben görmedim, duymadım, susuyorum tarzıyla hiçbir yere varabilmek mümkün değildir.” ifadesinde bulundu.

BASIN EMEKÇİSİNE ‘SENİ İŞTEN EL ÇEKTİRİYORUM’ DİYOR, SEN KİMSİN, MİLLETİN DE BUNLARA SANDIKTA EL ÇEKTİRMESİ LAZIM

Olayda net bir iddianame olmadığını belirten Koç, “Ama her türlü hukuksuzluk ve bilhassa kayyum heyetinin birer birer atanan kişilerin kimliklerine baktığınız zaman iktidardaki siyasi partinin bilhassa saray kanadıyla birebir işbirliği içinde oldukları, o talimatları oraya yerine getirdikleri, kayyumdan öte bir işgal gücü olarak orada göreve gittiklerini bütün sahnelerden ve ilk eylemlerinden anlıyoruz.” dedi.

Basın emekçilerinin zor anlar yaşadığını vurgu yapan Koç, konuşmasına şöyle devam etti: “Oradaki medya mensuplarının çeşitli kademelerde, masalarda çalışan basın emekçisi arkadaşların feryatlarını duydunuz. Sende mi öyle düşünüyorsun? Seni işten el çektiriyorum. Sen kimsin? İşte milletin 1 Kasım’da bu tiplere, bu aymazlara sandıkta yaptıkları işlerden el çektirmesi gerekiyor. Türkiye huzurlu olsun istiyor isek, Türkiye önünü görebilsin istiyor isek, Türkiye’de demokrasinin tek kişinin vesayetine teslim edilmemesini istiyor isek onun için 1 Kasım’da ne olur işinizi, gücünüzü bırakın, konunuzu, komşunuzu alın, çoluğunuzu, çocuğunuzu alın sandığa gidin ben bu uygulamaları kabul etmiyorum, ben bu haksızlıklara karşı geliyorum. Türkiye sizin çiftliğiniz değil, Türkiye sizin babanızın malı değil diye bir itirazını, karşı çıkışını sandığa yansıtması gerekiyor. Sadece sandıkta oy kullanmakla da kalmıyor. Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri 7 Haziran’da bütün sandıklara sonuna kadar sahip çıktılar. CHP’nin yanında diğer muhalefet partilerinin de hakkını yemeyim onlar da ellerinden geleni yaptılar. Yine Oy ve Ötesi gibi, Ankara Oyları gibi sivil toplum örgütleri can siperhane sandık güvenliğini, oyun kutsiyetini korumaya çalıştılar. Hile olmadan sağlıklı bir seçim sonucu alınabilmesi için üzerlerine düşen her türlü vatandaş sorumluluğunu yerine getirdiler.”

(CİHAN)


30 Ekim 2015 Haberleri 1 2 3 4 5