"MGK’dan arıyorum, bu bir devlet kararıdır; Dursun Çiçek tutuklanmayacak"

ANKARA - Gazeteci yazar Ahmet Dönmez, yeni çıkan ‘Yüzde On-Adil Düzenden Havuz Düzenine’ isimli kitabında 17 ve 25 Aralık operasyonlarını anlattı. Kitapta, 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'ndan yargılanan Ergenekon davasında ağırlaştırılmış ömür boyu, Balyoz davasında ise 16 yıl hapis cezasına çarptırılan emekli Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek ile ilgili önemli bir anekdot anlatıldı. Buna göre, Çiçek’in tutuklandığı gün toplanan MGK’dan İstanbul’daki savcı ve hakim aranarak, “Bu bir devlet kararıdır, Dursun Çiçek tutuklanmayacak.” telkininde bulunulduğu iddia ediliyor.

Zaman Gazetesi Başbakanlık muhabiri Ahmet Dönmez, 17 ve 25 Aralık operasyonlarından sonra kamuoyuna yansıyan para havuzu sistemini ‘Yüzde On-Adil Düzenden Havuz Düzenine’ isimli kitabında anlattı. Klas Yayınları’ndan çıkan kitapta çarpıcı ayrıntılar var. Kitapta, 30 Haziran 2009 tarihinde Genelkurmay 3. Bilgi Destek Şube Müdürü Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek, Ergenekon terör örgütü üyeliğinden ifade vermek üzere ‘şüpheli’ sıfatıyla Beşiktaş Adliyesi'ne geldiği anlatılan kitapta, “Dursun Çiçek, altında ıslak imzasının bulunduğu, ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nı hazırlamakla suçlanıyordu. Taraf Gazetesi, 12 Haziran 2009 tarihli sayısında, belgeyi ‘AKP ve Gülen’i Bitirme Planı’ manşetiyle kamuoyuna duyurmuştu. Çünkü Nisan 2009’da hazırlanmış olan belgenin ayrıntılarına bakıldığında, hem AKP’nin hem de cemaatin bitirilmesi için alınan kararlar sıralanıyordu. Örneğin, Gülen Hareketi’nin terör örgütü sayılabilmesi için cemaat mensuplarında silah bulunması sağlanacaktı. Sürmekte olan Ergenekon soruşturması nedeniyle belge daha da anlam kazanmıştı.” denildi.

"GENELKURMAY BAŞKANI İLKER BAŞBUĞ OLDUKÇA GERGİNDİ"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Dursun Çiçek’i ayrıca Ergenekon’dan ‘şüpheli’ sıfatıyla ifadeye çağırdığı, Çiçek’in, 29 Haziran’da gelmesi beklenirken ifade vermeye 30 Haziran sabahı geldiği anlatılan kitapta, “O gün, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı da vardı. Çankaya Köşkü, MGK salonunda resmi gündemde Irak, Kıbrıs, Türkiye-AB ilişkileri, İran seçimleri ve diğer bölgesel konular vardı. Saat 17.15’te kahve molası verildi. Akıllar İstanbul’daydı. Özellikle Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, oldukça gergindi. Sadece o gün değil, ıslak imza belgesi yayımlandığından beri gözleri uyku tutmuyordu.“ ifadeleri yer aldı.

30 Haziran günü saat 17.30’da Beşiktaş Adliyesi’nde, aralarında Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz‘ün de bulunduğu savcıların, Dursun Çiçek’in sorgusuna başladığı vurgulanan kitapta, “O sırada MGK toplantısında kahve molası devam ediyor, kurul üyeleri Çankaya Köşkü’nün ikram ettiği kurabiyeleri yerken, bir yandan da İstanbul’daki sorgu üzerine konuşuyorlardı. Askerdeki rahatsızlık had safhadaydı. Gözler, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in üzerindeydi. Bakan Ergin ve müsteşarı, daha önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’le görüşerek, Dursun Çiçek’in tutuklanmasını istemediklerini iletmişti. Yine de tedirginlik vardı… Birazdan tekrar toplantıya geçildi.” deniliyor.

"ALO, BAŞSAVCIM, MGK’DAN ARIYORUM. DURSUN ÇİÇEK TUTUKLANMAYACAK DEMEDİK Mİ?"

Saat 21.00 sularında MGK salonunda gündem başlıklarının ardından bürokratların salondan ayrıldığı bilgilerine yer verilen kitapta, şu ifadeler yer aldı: “Özel gündemli bölüme geçilmişti. Genelkurmay Başkanı, 4 gün önce ‘MGK’ya getireceğiz’ dediği ıslak imzalı belge konusunu açmıştı. Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını öngören yasa değişikliğinden de memnun değildi. İki konuda da itirazlarını dile getiriyordu. Özel oturum devam ederken önüne bir not geldi: ‘Dursun Çiçek, tutuklanması istemiyle mahkemeye sevkedildi.’ Kan beynine sıçradı. Eşzamanlı olarak cumhurbaşkanı başyaveri de salona girerek Abdullah Gül’e aynı haberi verdi. Gül, gelen bilgiyi diğer kurul üyeleriyle paylaştı. Çiçek, Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz tarafından tutuklanması istemiyle mahkemeye sevkedilmişti. Genelkurmay Başkanı çıldırmıştı adeta. ‘Askeri yargı soruşturmayı yapmadan önce Dursun Çiçek’le ilgili tüm bilgileri adli makamlardan istedi. Verilmeyen bilgi mi var?’ diye sordu. Ona göre askeri savcılığın takipsizlik kararı ile birlikte bu dosyanın kapanması gerekiyordu. Sivil yargı ne diye bu işi uzatıyor olabilirdi ki! Toplantı saat 21.10’da dağıldı. 5 dakika sonra başbakan yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve MİT Müsteşarı Emre Taner, Çankaya Köşkü’nün 1 No’lu kapısından çıkış yaptı.”

MGK’nın sona ermesinin ardından Gül, Erdoğan ve Başbuğ’un yeniden bir araya geldiği ifade edilen kitapta, “Üçü özel bir görüşme yaptı. Erdoğan da Başbuğ da küplere binmişti. Bu sırada, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin, kapıda bekliyordu. Birazdan kapı açıldı ve içeriye davet edildiler. Başbakan Erdoğan, iki isme de bir şeyler söyledi. Ergin tekrar dışarı çıktı. Bir telefon bağlattı. Saat 21.20 sularında Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’nde Başsavcı Aykut Cengiz Engin, sıkıntılı dakikalar geçiriyordu. Bir kulağı Beşiktaş’ta, bir kulağı da Ankara’daydı. Gözü de duvardaki LCD ekrandaydı. Çankaya Köşkü’ne canlı bağlantı yapan haber kanalının KJ’sinde, ‘7.5 saat süren kritik MGK bitti… Açıklama birazdan…’ yazıyordu. Korktuğu başına gelecekti. Az sonra telefonu çaldı. Arayan, Bakan Sadullah Ergin’di: ‘Alo, Başsavcım, MGK’dan arıyorum. Dursun Çiçek tutuklanmayacak demedik mi? Bu bir devlet kararıdır, anlamadınız mı? Dursun Çiçek tutuklanmayacak!’ Peşinden Cemil Çiçek de aradı. O da aynı tonlarda aynı ‘direktifi’ iletiyordu. Aykut Cengiz Engin, bu makama geldiğine pişman olduğu gecelerden birini yaşıyordu.” bilgilerine yer verildi.

Saat 21.30 sularında iki bakanın telefonları ile soğuk terler döktüğü anlatılan Başsavcı Engin’in, Zekeriya Öz’ü aradığı belirtilen kitapta, “‘Ankara’nın hassasiyetini’ iletti. Fakat artık çok geçti. Öz, ‘Başsavcım, ben talebi UYAP’a yükledim, artık geri çekilemez’ cevabını verdi. Hakimle konuşup kararını etkilemekten başka çare kalmamıştı. Aykut Cengiz Engin, bu kez nöbetçi savcıyı aradı. Mahkeme başkanını telefona istedi. Nöbetçi savcı telefonu hakime uzattı. Ancak Hakim, ‘Dosya daha yeni önüme geldi, henüz inceleyemedim’ dedi. Gece yarısı… İstanbul 14. Ceza Mahkemesi, eldeki delilleri inceleyerek Dursun Çiçek’i örgüt üyeliği suçlamasıyla tutukladı. Çiçek, Hasdal Askeri Cezaevi'ne gönderildi.” ifadeleri yer aldı.

(CİHAN)

 MGK’dan arıyorum, bu bir devlet kararıdır; Dursun Çiçek tutuklanmayacak  MGK’dan arıyorum, bu bir devlet kararıdır; Dursun Çiçek tutuklanmayacak

24 Aralık 2014 Haberleri 1 2 3 4 5