Kur'an-ı Kerim'de geçen Hz. Yusuf kıssasına ise 'efsane' dedi

ANKARA - 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına "Operasyon günah işleme özgürlüğüne müdahaledir." diyen AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Kur'an-ı Kerim'de geçen Hz. Yusuf kıssasına ise 'efsane' dedi.

Meclis'teki bütçe görüşmeleri sırasında AK Parti Grubu adına konuşan Külünk, devletin bütçesinin ekonominin doğrudan bir parçası gibi gözüktüğünü ama özünde bütçenin politik bir kavram olduğunu söyledi. Devlet bütçelerinin halk dostu olması gerektiğini belirten Külünk, "Yani gereksiz bürokrasiye, gereksiz askeri harcamalara, gereksiz güvenliğe değil; insana, eğitime, sağlığa ve sosyal güvenliğe daha çok kaynağın aktarılmasının merkezi olmalıdır. Sürekli bürokrasisini tahkim ederek, merkezi yapısını güçlendirerek büyüyen bir devlet bütçe fazlası verse dahi bu bir başarı değildir, ayrıca bu sürdürülebilir bir durum da değildir. Bütçe aynı zamanda gelir dağılımını düzenleyen çok önemli bir araçtır." dedi.

Kapitalizm öncesi dönemlerde tarım toplumlarında ekonominin krizleri ile doğa arasında güçlü bir ilişki olduğunu dile getiren Külünk, şöyle devam etti: "Büyük kuraklıklar, kıtlık ve kriz dönemleri anlamına gelirdi ancak kıtlığın hemen arkasından göreli bir bolluk dönemi başlardı. Burada ideal ekonomi modelinin adı Hazreti Yusuf modelidir. Model çok basit, bolluk döneminde -yedi yıl olduğu söylenir- biriktirilen erzak kıtlık, kuraklık döneminde halka dağıtılır. Yalnız, bu efsanede iki önemli, derin ayrıntı var: Bolluk döneminde, kriz olmayan dönemde planlamak ve burada gereksiz açık vermemek; birinci ders budur ama ikinci ders daha önemlidir; bolluk dönemindeki tasarrufları kıtlık döneminde sahiplerine yani halka dağıtmaktır, kapitalizmin ayakta kalmasını sağlayan anlayış. Ve devletler, Hazreti Yusuf modelinin yalnız birinci dersini neoliberalizmin çaresiz bir kuralı olarak erken 80'lerden itibaren uyguladılar ama kriz olmayan dönemlerde ise halktan aldıklarını, bugünkü gibi kriz dönemlerinde yeniden halka vermediler. Bugün, ABD'nin arka sokaklarında, Doğu Avrupa'da, Afrika'daki açlığın sebebi budur. Tam aksini yaptılar; silahlanma yoluyla devleti, devletleri bir savaş makinesine dönüştürdüler, merkezi yapıyı güçlendirdiler. Sonuçta, zengin ve militarist devletler, bu devletlerin açtığı yolda durmadan büyüyen tekelci sermaye sınıfı oluştu. Bu sınıf dünyanın kanını emmeye devam ediyor."

(CİHAN)


19 Aralık 2014 Haberleri 1 2 3 4 5