‘İktidarın baskıcı davranışları arttıkça AB ile ilişkiler zayıflamıştır’

ADANA - Adana Barosu Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Serkan Ulufer, son zamanlarda temel yasalarda yapılan dönemsel değişiklikler ile adil yargılanma hakkına yönelik müdahalelere tepki gösterdi.
Kolluk eliyle yaşam hakkına yapılan saldırılar, çalışma güvenliğinin sağlanmaması, toplantı ve gösteri hakkının kısıtlanması, basın özgürlüğünün ciddi yaralar almasına neden olan düzenlemelerin Türkiye’yi AB ve üye ülkelerin önemli eleştirilerine maruz bıraktığını vurgulayan Ulufer, Cumhurbaşkanı ve ilgili bakanların ‘AB’ye alınıp alınmama gibi bir derdimiz yok’ şeklindeki ifadelerine karşı çıktı.

Söz konusu beyanların yarım asrı aşkın süredir devlet politikası olarak takip edilen AB’ye üyelik sürecine, bu uğurda harcanan emeklere ve demokratik kazanımlara zarar verdiğini dile getiren Ulufer, “AB’ye üyelik kriterleri için bugüne dek harcanan emeği hiçe saydığımız takdirde bu yolculukta zemin kaybedeceğimiz tartışmasızdır.” dedi.

Adana Barosu Mahmut Esat Bozkurt Salon’unda düzenlenen basın toplantısında konuşan Serkan Ulufer, hazırlanan yargı paketlerinin, yasa yapma tekniğine uyulmadan, gündelik olaylara tepki olarak, hızlı bir şekilde yürürlüğe konulduğunu kaydetti. Yasaların istikrar kazanmadan günlük gelişmelere ve olaylara göre sürekli değiştirildiğini; hukuk güvenliğini, sosyal, siyasi ve ekonomik istikrarı sarstığını bildiren Ulufer, bu nevi davranışların sadece demokrasinin askıya alındığı olağanüstü darbe dönemlerinde görüldüğüne dikkat çekti.

Devlet gücünü elinde tutanların, uluslararası baskılardan kurtulmak amacıyla bu yöntemlere başvurduğunu açıklayan Ulufer, “Son dönemlerde siyasal iktidarın temel hak ve özgürlüklere, evrensel hukuk kurallarına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) yer alan kriterlere aykırı baskıcı tutum ve davranışları arttıkça AB ile olan ilişkiler de zayıflamıştır. Ülkemiz, AB içinde eşit haklara sahip onurlu bir üye olarak yer almaya ilişkin yol haritasından ayrılmamalı. Bu yolda emin adımlarla yürümeye devam etmelidir.” diye konuştu. Hükümetin uygulamalarını evrensel hukuk kurallarında yer alan temel kriterlere göre yapmasını isteyen Ulufer, yarım asrı aşkın bir süredir devlet politikası haline gelmiş AB’ye üyelik ilişkilerinin günlük siyasete ve popülizme feda edilmemesi uyarısında bulundu.

Toplantının açılışında kısa bir konuşma yapan Adana Barosu Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Zehra Bulut ise Türkiye’nin AB serüveninin 1959 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu’na başvurusu ile başladığını hatırlattı. Bu sürede siyasi, ekonomik ve hukuksal düzenlemelerde uyum kriterlerinin yerine getirilmesinin kabul edildiğini anlatan Bulut, “AB’ye uyum kriterleri kapsamında ülke olarak demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, insan hakları ve evrensel ilkelerin benimsenmesi, yargının bağımsızlığının korunması kabul edilmiştir. AB’ye katılma süreci devam ettiğinden yargı ve temel haklar faslının iç hukuk sistemimizin uygunluğunu; entegrasyonunun sağlanmasında aktif rol almamız gerekir.” şeklinde konuştu.

(CİHAN)

‘İktidarın baskıcı davranışları arttıkça AB ile ilişkiler zayıflamıştır’ ‘İktidarın baskıcı davranışları arttıkça AB ile ilişkiler zayıflamıştır’ ‘İktidarın baskıcı davranışları arttıkça AB ile ilişkiler zayıflamıştır’

18 Aralık 2014 Haberleri 1 2 3 4 5