Davutoğlu: Doblo’nun ihracatı Avrupa ve ABD liderlerine mesajdır

BURSA - Başbakan Ahmet Davutoğlu, Avrupa ile ABD’nin, Kuzey Amerika’nın Transatlantik bir ortak ticaret ve yatırım havzasına dönüşmesi halinde Gümrük Birliği Antlaşması nedeniyle Türkiye’nin dışarıda bırakılmasının ekonomik olarak ve ahde vefa itibariyle yanlış olduğunu söyledi. Davutoğlu," Bunu AB ve Amerika’da anlatıyoruz. Bu çabalarımız bundan sonraki dönemde de devam edecek. Türkiye burada yer almadan, bu yapı tamamlanmış olamaz. Savunmada NATO söz konusu olduğunda en önemli ittifak olarak görülen Türkiye, diğer küresel meydan okumalar karşısında kapısı çalınan Türkiye eğer burada bu sürecin dışında bırakılma gibi gerçekten istemediğimiz bir durum ile karşı karşıya kalırsa, bunu kimse izah edemez. Bu çerçevede, Doblo’nun ihracatı umut ediyorum ki Avrupa ve ABD’deki bir çok lidere ve ekonomik kurulaşa güzel bir mesaj olur.” dedi.

TOFAŞ, 360 milyon dolarlık yatırımla iki yılda tamamen yenilediği Doblo'nun RAM ProMaster City versiyonunun üretim ve Amerika’ya ilk ihracatını Başbakan Davutoğlu'nun katıldığı törenle kutladı. TOFAŞ’ın Bursa’daki fabrikasında gerçekleştirilen törene, Başbakan Davutoğlu’nun yanı sıra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Bilim Sanayi Bakanı Fikri Işık ile Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ve TOFAŞ CEO’su Kamil Başaran katıldı.

Başbakan Davutoğlu törende yaptığı konuşmada, istikrarın önemine vurgu yaparken şöyle devam etti: “Bakınız, istikrar o kadar önemli ki, çözüm süreci ile birlikte doğuya ve güneydoğuya olağanüstü bir ilgi uyanmaya başladı son yıllardır. Ve ciddi yatırım kaymaları başlamıştı. Kobani bahane edilerek 6-7 Ekim olaylarının yaşanması aslında Türk ekonominin bu bölgeye dönük olarak ciddi bir yeni dönem başlangıcını engelleyecek şekilde olması hepimizin dikkatle düşünmesini gerektiren bir husustur. Geçen sene mayıs ayından sonra gerek Gezi olayları, arkasından 17 Aralık ve Kobani olaylarının getirdiği türbülans karşısında, çok ciddi bir ülkemizin istikrarını korumak yönünde kararlı tutum sergiledik, sergilemeye de devam edeceğiz.”

KATİL ZANLISI 16 KİŞİ YAKALANDI
Kurban Bayramı’nın dördüncü günü Diyarbakır’da öldürülen Yasin Börü’nün katil zanlılarının yakalandığını açıklayan Davutoğlu, “Buraya gelirken, Türkiye’de kamu düzeni nerede olursa olsun, kesinlikle teminat altında olduğunu vurgulamak istiyorum. Gelirken İçişleri bakanımız tarafından bir haber iletildi. Bu olaylar esnasında Diyarbakır’da katledilen Yasin Börü ve 3 arkadaşının katil zanlıları 16 kişi bugün sabah yakalandı ve adalete sevk edildi. Bir çok ülkede kamu düzeni bozuk olduğunu ve nasıl iç tartışmalara yol açtığını ve ekonomileri nasıl tahrip ettiğini hepimiz görüyoruz. Suriye’de, Irak’ta, Ukrayna’da, Mısır’da. Önemli olan demokrasi ile kamu düzeninin birlikte yaşanabildiği bir ortamın gerçekleşmesidir. Biz buradan bütün yatırımcılarımıza, işadamlarımıza ve vatandaşlarımıza şu mesajı vermek istiyoruz. Türkiye’de siyasi istikrar sürecek. Kamu düzeni konusunda en kararlı tutum sergilenecek. Ve ekonominin kalkınabilmesi için demokratik istikrarı devam ettirecek şekilde siyasi eve ekonomik reformları sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Büyümenin kendisi kadar kompozisyonun da önemli olduğunu anlatan Başbakan Davutoğlu, “Daha önce küresel ekonomiden etkilenen ülkelerin tepkilerine baktığımızda büyümenin kompozisyonu eğer reel sektörü, üretime dayanmıyorsa, şişirilmiş bazı alanlara dayanıyorsa, hizmet sektörü gibi, krize dirençle olmuyor. Bunun iki sonucu oluyor. Bir krize dirençli olmak için finansal sistemin sağlam olması ve kredi aktarımı içinde reel sektörün, reel sektörün içinde de Ar-Ge yatırımlarının öncü olması. Bu bağlantıyı kuran ülkeler, diğer ülkelere karşı olağanüstü rekabet üstünlüğü sağlıyor.” diye konuştu.

"MÜMKÜN OLAN EN FAZLA MARKALAŞMIŞ TÜRK ÜRÜNÜ YAPMALIYIZ"

Hükümet olarak reel sektörün canlanmasını yakından takip ettiklerini ifade eden Davutoğlu şöyle konuştu: “Onun için bu töreni çok önemsiyorum. Bütün programı iptal edip buraya geldim. Bütün reel sektör temsilcilerine, sanayicimize bir çağrıda bulunmak istiyorum, yatırımlarımızı Ar-Ge yoğunluklu olarak lütfen planlayınız ve mümkün olan en fazla markalaşmış Türk ürününü dünya piyasasına sürünüz. Bizim 12 yıl içinde Ar-Ge'ye ayırdığımız GSYM hasıla oranı yüzde 0.55’den yüzde 0.95’e yükseldi. Bunun orta vadeli program ve 2023’e kadar yüzde 3’e kadar çıkarmak istiyoruz. Ne teşvik gerekiyorsa, bu yapmaya hazırız. Şimdiye kadar Türkiye atıl kapasitenin kullanımı ile buraya geldi. Şimdi artık nitelikli üretim, teknoloji yoğun bir büyüme kompozisyonunu, büyümemizin motor gücü yapmak durumundayız. Bu konuda bir çok öncü girişimlere beşiklik etmiş olan Bursa’mıza ve Tofaş’a güveniyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu çalışmaların artacağına inancımız tamdır. Üretimini yanında ikinci boyut ihracat. Doblo Amerika’nın ihracatında ortaya çıkan tablo tam da bizim bu anlayışımızı yansıttı. Çünkü Türkiye’de ihracata dayalı kalkınmanın sürdürülebilmesi çok önemli. Bu sene bir çok probleme rağmen ihracatçının performansı olağanüstüdür. Her birini tebrik ederim. Şimdi 11 ayda 153 milyar dolara ulaştı. 10 ay itibariyle 131 milyarı geçmiştik. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 60.7’den yüzde 67’ye çıktı. Son açıkladığımız sektörel reform programlarında en çok önem verdiğimiz husus, ihracatın ithalatı karşılama oranı. Çünkü bu yolla cari işlemler açığını karşılamamız mümkün. Son 10 ayda cari işlemler açığında 15 milyarı aşan bir düşüş yaşandı. Bu da ekonomimizin sıhhati açısından son derece önemli.”

Hükümet olarak yapısal dönüşüm programlarını gerçekleştirirken işadamlarının desteğine ihtiyaç duyduklarını kaydeden Davutoğlu, “Bütün sanayi kuruluşlarımıza, bu sektörel dönüşüm programlarına destek talip ediyoruz. Bu çerçevede dikkatinizi çekmek istediğim husus var. Tofaş ve Fiat Chrysler'i tebrik ediyorum. Çünkü tam da ihracat performansımıza uygun düşüyor. Ekonomi ile dış politika arasında irtibat kurmaya çalıştığımız alanlardan birisi Türk ekonomisinin pazarlarının daralmasına izin vermemekti. Bir pazar daraldığında yeni bir pazarı göstermekti. Türkiye’nin AB bağımlılığının 2008’den sonra düşmesi, komşu ülkelere yaptığımız açılımlarla aşıldı. Burada gerilim olunca hedefi Kuzey Amirika’ya, Afrika’ya, Doğu Asya’ya açtık. Şimdi daralan piyasada sanayinin kendilerine yeni ufuklar açabildiğinin önemli bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de 2014 yılında yaşadığımız olumsuzluklara rağmen, nedir bunlar, AB ekonomileri canlanma gösteremedi istediğimiz ölçüde. AB piyasaları daraldı. Irak ve Ukrayna da ihracat alanı daraldı. O zaman bizim ihracatçılarımızın bu zor şartlardaki performansını tebrik ediyoruz.”

"AHDE VEFA TALEP EDİYORUZ"

İhracatın yönünün Amerika’ya yönelmesinin önemine vurgu yapan Başbakan Davutoğlu şunları anlattı: “Buna paralel olarak, üretim ve ihracat dışında bugünün gurur verici yönü, bu ihracatın Amerika’ya Kuzey Amerika ve Kanada’ya yapılıyor olması. Tam da TTIP tartışmaları yaşanırken. Yani Transatlantik Yatırım ve Ticaret Ortaklığı tartışmaları yaşanırken. Türkiye olarak bizim bu tartışmaların içinde olmamız gerektiği vurgusunu hep söylüyorum. Bugün bu ihracat, aslında birbirinden uzak gibi görülen Türkiye ekonomisi ile Amerika ekonomisinin coğrafi uzaklık dışında aslında ne kadar yakın olduğunu göstermiştir. Bu yönden de bize çok büyük bir destek verdiniz, çok teşekkür ediyorum. Çünkü biz AB ile Gümrük Birliği içinde olmamız nedeniyle çok haklı gerekçelerle hem etik anlamda hem ekonomik anlamda ahde vefa talep ediyoruz. Avrupa ile ABD’nin, Kuzey Amerika’nın Transatlantik bir ortak ticaret ve yatırım havzasına dönüşmesi halinde Türkiye’nin dışarıda bırakılması ekonomik olarak da yanlıştır, ahde vefa itibariyle ekonomik olarak da yanlıştır. Bunu AB ve Amerika’da anlatıyoruz. Bu çabalarımız bundan sonraki dönemde de devam edecek. Türkiye burada yer almadan, bu yapı tamamlanmış olamaz. Savunmada NATO söz konusu olduğunda en önemli ittifak olarak görülen Türkiye, diğer küresel meydan okumalar karşısında kapısı çalınan Türkiye eğer burada bu sürecin dışında bırakılma gibi gerçekten istemediğimiz bir durum ile karşı karşıya kalırsa, bunu kimse izah edemez. ”

DOBLO’NUN MESAJI: BİZ AMERİKA’DAYIZ, AVRUPA’DAYIZ, DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ

Türkiye’nin nihai hedefinin Avrupa Birliği olduğunu anlatan Davutoğlu, “Rusya ile Sayın Putin’in ziyareti ile birlikte sayın Cumhurbaşkanımız ile bizim görüşmelerimizde ele aldığımız konular arasında tabii ki başta enerji olmak üzere bir çok konu var. Rusya ile geliştirdiğimiz ilişkiler herhangi başka ilişkimize alternatif değil. Dinamik seyreden bir ekonomik konjonktürde, Türkiye’nin hedefi AB’ye tam üyelik. Bunun yanında Transatlantik ortaklığına da tam ve öncü ülke olarak girme kararlılığımızı da herkesin bilmesi lazım. Bu çerçevede, Doblo’nun ihracatı umut ediyorum ki Avrupa ve AB’deki bir çok lidere ve ekonomik kurulaşa güzel bir mesaj olur. Aslında giden ilk Doblo’lar şu mesajla gidiyorlar, Türkiye’yi hiçbir sürecin dışında bırakamazsınız, biz Amerika’dayız, Avrupa’dayız, dünyanın her yerindeyiz.” diye konuştu.

Ar-Ge ve tasarım alanında çalışmaların artmasını arzuladığına işaret eden Başbakan Davutoğlu, “Bunun devamı varoluşsal önemdedir. Artık montaj sektöründen kendi üretimini yapabilen, özgün markalar üreten bir yapıya geçmemiz lazım. Türkiye otomotiv sektörü bakımından son derece geniş imkanlara sahip. Bizde bin kişiye 165 araba düşüyor. AB’de 553. Bizim refahımız yükselirken aradaki iç Pazar büyüklüğüne dikkatinizi çekmek istiyorum. Ama iç pazarda geçen sene kullanılan araçların büyük bir bölümü ithal. Biz istiyoruz ki, Türkiye’de üretilen arabalar hem yurtdışına satılsın ihracatı artırsın ama içerideki piyasanın da bizim üretimimiz i taraftan kullanılması büyük önem taşıyor. Bu kapasitemiz otomotiv sektöründeki bu kapasite, önümüzdeki dönemde daha da artmaya müsaittir. Avrupa da en büyük ticari araç üreticisi konumundayız. Bunda Tofaş’ın katkısı büyük. Tekrar teşekkür ediyorum. Bunun hem içeride hem yurt dışında çok daha yukarılara çıkacak bir potansiyele sahip olduğunu da belirtmek istiyorum.”

BİR TÜRK MARKASININ DA VAKTİ GELDİ
Başbakan Ahmet Davutoğlu konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Bu çerçevede bir Türk markasının, bu güzel temenni ile konuşmamı noktalamak istiyorum. Yerli üretim ve Türk markasının da geliştirilmesi vakti gelmiştir. Sayın cumhurbaşkanımızın da her vesile ile vurguladığı gibi. Ümit ederiz ki çok kısa zamanda yine böyle bir güzel bir vesile ile ilk yerli üretim Türk markasının törenine de katılmak bizlere nasip oldu.”

Davutoğlu, konuşmaların ardından Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ile birlikte Doblo’nun test sürüşünü gerçekleştirdi. Mustafa Koç günün anısına Davutoğlu’na bir plaket takdim etti.


(CİHAN)


03 Aralık 2014 Haberleri 1 2 3 4 5