Özfatura: İktidar işi gücü bırakmış, uydurma bir paralel senaryosuyla uğraşıyor

İZMİR - Turgut Özal’ın yetiştirdiği önemli devlet adamlarından, İzmir Büyükşehir Belediye eski Başkanı Dr. Burhan Özfatura, cumhuriyetin 91. yıldönümünün kutlandığını ancak ortada cumhuriyet kalmadığını söyledi. Türkiye’de bugün demokrasiden gerçek anlamda söz edilemeyeceğini, hukuk düzeninin ortadan kalktığını ifade eden Özfatura, “Her türlü baskının, ayrımcılığın, fişlemelerin, haksızlıkların icra edildiği, halkın iradesinin hiçe sayıldığı, tüm icraatın tek kişinin arzu ve talimatlarına göre yapıldığı, ülkenin önemli bir bölümünde devlet otoritesinin yok olduğu, mahalle ve sokakların teröre teslim edildiği, terör destekçisi partilere ve örgütlere her türlü tavizin verildiği, PKK mahkemelerinin kurulduğu, rüşvet, yolsuzluk, uyuşturucu, kumar, kayırma, kamu kaynakları yağmasının ve israfının maksimum düzeye çıktığı bir ortamdayız.” dedi.

Kimsenin kendisini kandırmaması gerektiğini aktaran Özfatura, ülke ekonomisinin iyiye gitmediğini ifade ederek, “Sadece özel sektörün dış borcu 278 milyar dolar, net döviz açığı da 178 milyar dolar oldu. 11 yılda 58 milyar dolarlık kamu malı satıldı. Önümüzdeki satışlardan sonra satacak hiçbir şeyimiz kalmayacak. IMF’ye borcu ödedik diye övünürken toplam dış borç tutarı, 2002-2013 döneminde 129 milyar dolardan 387 milyar dolara çıktı. Kamu borcu, 64 milyar dolardan 166 milyar dolara yükseldi. İşsizlik, son dört yılın zirvesine çıktı. Bir yılda sigortalı çalışan sayısı 240 bin azaldı. Buna mukabil, yandaşlara iş temini adına devletin personel giderleri son on yılda dört kat arttı. 2004’te 25,41 milyar TL iken 2014’te şimdilik 99,5 milyar TL oldu. Personel sayısı da yüzde 21 arttı.” dedi. Enflasyonun tahminlerin üzerine çıktığını, kalkınma hızının düştüğünü, inşaat dışında bütün yatırımların durduğunu söyleyen Özfatura, “Gelir dağılımı iyice bozuldu. Milli gelirin yüzde 77’si, nüfusun yüzde 10’u tarafından elde edilmekte. Devletin toplayamadığı vergiyi, terör örgütleri ve rüşvetçiler topluyor. Güneydoğu’da iyice aciz duruma düşen iktidar, korkunç tutarlara varan elektrik hırsızlığının bedelini batıda ikamet edenlere ödetiyor ve yüzde 9 zam yapıyor.” dedi.

Bu ekonomik tablo karşısında iktidarın, işi gücü bıraktığını ve uydurma bir "paralel" devletle uğraştığını dile getiren Burhan Özfatura, “İktidar işi gücü bırakmış, bir uydurma paralel devlet senaryosu sürdürmekte, her türlü haksızlığı, baskıyı, zulmü, kıyımı, hakareti, iftirayı, işkenceyi mübah saymaktadır. Devlete hizmet etmiş, dürüst, vatanperver, inançlı, başarılı evlatlarımız kıyıma uğratılmakta, yerine yandaş olmanın dışında hiçbir özelliği olmayan vasıfsız tipler getirilmektedir. Deniz Feneri davası oldubittiye getirilmiş, TÜRGEV’e her türlü imkan tanınmışken Kimse Yok Mu Derneği ile uğraşılmakta, her türlü hukukdışı icraat sergilenmektedir. Hayır işlerine ciddi bir sekte vurulmaktadır. Suistimaller pervasızca icra edilmektedir. Yandaş medyaya kamu kaynakları akıtılmaktadır. Havuz medyası için kamu bankalarından sağlanan 750 milyon TL tahsil edilememektedir. Yandaş gazetecilerin ev kredilerinin silindiği söylenmektedir. Yandaş bir şirkete verilen 1 katrilyon 175 trilyon TL’lik kredinin batışına göz yumulmaktadır.” diye konuştu.

'LÜKS ARAÇ ÇILGINLIĞI HAD SAFHADA'

Kamuda lüks araç çılgınlığının had safhaya ulaştığını söyleyen Özfatura, “Araç kiralama giderleri yüzde 336 artmıştır. Her türlü suistimal söz konusu olmaktadır. Orman Genel Müdürlüğü araç başına 11,2 bin TL öderken DSİ 52,7 bin TL ödemektedir. Arada beş misli fark bulunmaktadır. Hesap soran da yoktur, zira hesap sorması gerekenler bin odalı saraylar, yeni uçak ve helikopter alımları, yeni kadro ihdasları, yüzde 100’ü bulan bütçe artışlarıyla meşguldürler. Eski Cumhurbaşkanı'na 55'i koruma, 45'i hizmetli 100 personel ile 18 araç tahsisi, ayrı bir ibretlik uygulamadır. Şahsen merhum Özal'ın ailesinin, Sayın Demirel'in, Sayın Evren'in emeklilik sonrası hayatlarını bilmekteyim. Sayın Sezer ile ilgili de bu tür bir uygulama duymadık. Bu ne saltanat? Bu ne israf? Bu arada Huber Köşkü de emirlerindedir. Vatanını seven herkes mutsuzdur, endişe içindedir. Bölünmeyi, parçalanmayı görmektedir. Teröristlere verilen tavizlere, KCK'nın tehditlerine, Türk askerlerine ve polisine kurşun, taş, molotof atanların, kahpece pusu kuranların bir avuç peşmergeye karşı gösterdiği coşkun desteğe, İsrail, ABD, AB, karşısındaki bağımlılığa, Kobani istismarlarına, başkasının aklına ihtiyaç duymadığını söyleyip de teröristbaşının aklı ile hareket edilmesine, tek kişinin kafasından çıkan çözüm sürecinin çözülmeye yol açmasına, İran'ın ülkemizde bu derece etkili olmasına, Türkiye'yi felaketlere sürükleyebilecek çok hatalı dış politikaların sürdürülmesine kahrolmaktadır.” diye konuştu.

(CİHAN)


12 Kasım 2014 Haberleri 1 2 3 4 5