Almanya’da polis müdahalesinin temel ölçütü ‘orantılı güç’

BERLİN - Berlin Emniyet Genel Müdürlüğü’nde Kriminal Direktör ve hukukçu olarak görev yapan Oliver Tölle Alman polisinin görev ve yetkilerini Cihan Haber Ajansı’na anlattı. Tölle, “Polisin görevi kamu düzenini korumak olmalıdır. Düzeni ihlal edenlere karşı harekete geçmelidir ama bunu sağduyulu, orantılı olarak yapmalıdır. Polisin kamuoyuna saygısı, kamuoyunun da polise saygısı olmalıdır.” dedi.

Almanya’da polisin görevinin ‘gösteriye katılanları korumak, onlara dışarıdan yapılacak herhangi bir saldırıyı engellemek veya göstericilerin çıkarabileceği herhangi bir şiddet olayını önlemek’ olduğunu anlatan Oliver Tölle, “Alman gösteri yapma ve toplanma hukuku barışçıl ve silahsız olma temeline dayanır. Hukukun çizdiği sınırları da polis garanti eder.” ifadelerini kullandı.

Gösteri için izin alma yükümlülüğü olmadığını belirten Tölle, fakat polisin korumasından tam olarak faydalanmak için bunun gerekli olduğunu dile getirdi. Tölle, 48 saat önceden bildirmek kaydıyla polisin gösteri güzergahını da boş tutmakla yükümlü olduğunu dile getirdi.

PARLAMENTO ÖNÜNDE PAZAR GÜNÜ GÖSTERİ YAPILABİLİYOR

Almanya’da her yerde gösteri yapılabildiğini fakat Federal Anayasa Mahkemesi, Federal Parlamento gibi anayasal organların bulunduğu belirli alanlarda her zaman gösteri yapılamayacağını belirten Oliver Tölle, “Federal Parlamento Binası Reichstag’ın önünde pazar günü gösteri yapmak isterseniz, genelde izin verilir, zira pazar günleri orada çalışılmaz.” dedi.

Kamu güvenliği için doğrudan tehlike oluşturan bir durum olduğunda gösterilerin yasaklanabileceğine dikkat çeken Tölle, “Irkçı amaçlarla düzenlenmek istenen, halkı kışkırtan gösteriler yasaklanır. Şiddet eylemlerinin kesinlikle ortaya çıkacağından emin olunan toplantı ve gösteriler yasaklanır.” dedi.

ŞİDDET UYGULAYAN POLİSE 3 AYDAN 5 YILA KADAR HAPİS

Bir polisin kendi sağlığı, hayatı ve özgürlüğü veya bir başkasının sağlığı, hayatı ve özgürlüğü tehlikeye girdiğinde savunma hakkını kullanacağını belirten Tölle, şöyle devam etti: “Ceza yasaları polisler için de geçerlidir. Polis memuru yanlış yapmışsa, görevinin çerçevesinin dışına çıkmışsa, ceza yasaları uygulanır. Bir göstericiye karşı sebepsiz veya aşırı şiddet kullanmışsa, yaralamışsa bunun cezası 3 aydan başlar 5 yıla kadar yükselir.”

Polisin şiddete başvurmayan göstericiyi gerekli durumlarda basit fiziksel güç kullanarak bulunduğu yerden uzaklaştırabileceğini belirten Tölle, “Ama burada esas olan gücün orantılı kullanılmasıdır. Polis her durumda orantılı güç kullanmak zorundadır. Temel ölçü budur. Örneğin, bir topluluğu, insan kalabalığını ittirebilirsiniz ama vuramazsınız, şiddet uygulayamazsınız, üzerlerine biber gazı veya tazyikli su sıkamazsınız, havaya ateş de açamazsınız.”

GÖSTERİCİLERİN TÜMÜNE SU VE GAZ SIKMANIN GETİRİSİ OLMADIĞINI GÖRDÜK

Türkiye’de olduğu gibi Alman polisinin de bazen orantısız ve gereksiz güç kullandığı durumların olduğunu kabul eden Tölle, “Bu tür bir davranış insan hatasıdır ve bu durumda o insanın hakkında takibat yapılır. Bu yerde yatan göstericiyi tekmeleyen, yaralayan polis hakkında adam yaralama suçuyla dava açılacağı anlamına gelir ve yargılanır. Böyle bir suçun cezası altı aydan az olmaz ve 5 yıla kadar çıkar.” dedi.

Son yıllarda özellikle 1 Mayıs gösterilerinde daha çok ikna yöntemlerini kullanmaya başladıklarını anlatan Oliver Tölle, şöyle devam etti: “Önceleri göstericilerin tümüne birden kontrolsüz bir biçimde tazyikli su, tahriş edici gaz sıkıyorduk ama bunun hiçbir getirisi olmadığını gördük, zira bu yöntem sayısız suçsuz göstericiyi de hedef alıyor ve onlar da ister istemez polise karşı bir tavır sergiliyorlardı. Olay çıkarma yanlısı olmayan göstericiler polise karşı negatif duygularla doluyorlardı. Bu yüzden Berlin polisi artık olay çıkaranları belirliyor ve gözaltına alarak gösteri yerinden uzaklaştırıyor. Bu yöntemle çok olumlu sonuçlar alıyoruz.”

GÖZALTI İÇİN SUÇUN BELGELENMESİ GEREK

Polisin tanıdığı şiddete meyilli kişileri gösteri öncesinde 1-2 gün gözaltına almak ve daha sonra serbest bırakmak gibi bir yöntemin de teoride olduğunu fakat yargıçların bu konuda somut belgeler talep ettiğini belirten Tölle, “Böyle bir durum varsa, o zaman önleyici bir yöntem olarak daha önce suç işlemiş kişi hakim önüne çıkarılır ve işlediği suçun ötesinde geçici olarak gözaltına alınır ve gösteriden sonra serbest bırakılır. Yoksa gösteriden önce gidelim suça eğilimli olanları toplayalım gibi bir şey olamaz.” dedi. Polis, şüpheliyi en fazla 48 saat gözaltında tutabiliyor.

“BİR SORUŞTURMAYI KEYFİ OLARAK DURDURMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Oliver Tölle, ülkenin güvenliği söz konusu olan gizli bir olay üzerinde çalışan polisin her şeyden önce amirini bilgilendirmek zorunda olduğunu, bazı durumlarda yetkili bakanın bilgilendirilmek zorunda olduğunu dile getirdi.

“Bir bakan ya da başbakan soruşturmanın durdurulmasını engelleyebilir mi?” sorusuna ise “Bir soruşturmayı keyfi olarak durdurmak mümkün değildir.” cevabını verdi.

Adli kolluk olarak polisin, savcıların talimatlarını yerine getirmek zorunda olduğunu vurgulayan Tölle, güvenlik önlemlerinin alınması konusunda ise inisiyatifin poliste olduğunu fakat bu uygulamaların mahkemelerin denetimine açık olduğunu dile getirdi.

(CİHAN)

Almanya’da polis müdahalesinin temel ölçütü ‘orantılı güç’ Almanya’da polis müdahalesinin temel ölçütü ‘orantılı güç’

03 Kasım 2014 Haberleri 1 2 3 4 5