"Su yazısını sadece Ankara'ya değil Eskişehir ve Tekirdağ’a da gönderdik"

ANKARA - Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun gönderdiği 'içme-kullanma suyu' başlıklı yazıyla ilgili açıklama yaptı.

Halk Sağlığı Kurumu'nun Ankara, Eskişehir, Tekirdağ Valilikleri’ne içme kullanım suyu ile ilgili yazı gönderdiğini belirten Müezzinoğlu, “Benzer yazılar veya Antalya ve diğer mücavir alanı son 30 Mart seçimleriyle, büyük illerimizde mücavir alana geçenlerde bu anlamda taşra denilen uç veya oralardaki köylerin bağlı olduğu yerlerdeki noktalarımıza birçok büyükşehir belediyemizin suyunda sorunları olduğunu ve bu sorunlar nedeniyle yalnız Ankara'ya değil tamamına yazılar gönderdiğimizi belirtmek isterim. Burada ideolojik olarak veya çatışma kültürü olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin suyunun merkeze alınmasını doğru bulmuyorum. Türkiye genelinde şu veya bu siyasi partinin yönettiği belediyenin, bizim açımızdan kim olduğu önemli değil. Vatandaşa sunulan suyun kalitesi ve standardında tedbir alınması gerekiyorsa, bunun İzmir Belediyesi olmasıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi olması arasında bizim değerlendirmemizde halk sağlığı açısından hiçbir fark yoktur. Bu yazıların, Eskişehir ve Tekirdağ'a da gitmiş olduğu halde yalnız Ankara'yı gündeme getirenleri de açıkçası kamuoyunun takdirine bırakıyorum." açıklamasında bulundu.

Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, bakanlığın topluma ağız ve diş sağlığı bilinci kazandırmak amacıyla ‘Günde 2 kez 2 dakika’ projesi başlattı. Proje kapsamında Batıkent Refika Aksoy İlköğretim Okulu’nda öğrencilere içinde fırça ve macun bulunan ağız ve diş sağlığı seti dağıtıldı. Dağıtım programına Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yanı sıra TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Necdet Ünüvar, bazı milletvekilleri, okul müdürleri, veliler ve öğrenciler katıldı.

Programın ardından Müezzinoğlu, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Kurumu tarafından illere içme kullanım suyu ile ilgili yazı gönderildiği, şebeke sularının temizliği ve kalitesine yönelik son durumun sorulması üzerine Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Türkiye genelinde şebeke suyu kullanımı olan köyler, beldeler, ilçelerde il halk sağlığı müdürlükleri tarafından belirli periyotlarla, belirli noktalardan numuneler alıyoruz. Bunlar sürekli takip ediliyor. İlgililerde konuyla ilgili bilgilendiriliyor. Bu bazen valilikler, il özel idaresi, ilçelerde belediye başkanlarımız, illerde büyükşehir belediyeleri valilikler aracılığıyla aracılığıyla devamlı ve düzenli bilgilendirmeleri yapılıyor. Hele hele uyarma veya tedbir gerekiyorsa bunu düzenli yapıyoruz." diye cevap verdi.

Son iki-üç aydır Türkiye genelinde devamlı yapılan bu takiplerin kamuoyuna açıklandığını belirten Müezzinoğlu, “Devamlı yaptığımız bu takipleri, kamuoyuna internet ortamında açıklanması yönünde belediyelerle görüşmeler yapıyoruz ve bunu kamuoyunun günlük takip etmesi için doğru bir süreci çalıştırıyoruz. Dolayısıyla burada bizim Halk Sağlığı Kurumu ve Sağlık Bakanlığı olarak, vatandaşımızın Türkiye'nin herhangi bir noktasında olursa olsun, kullandığı suda en ufak bir sorun olduğu zaman mutlaka ilgililerden tedbir almasını ve vatandaşımızın da bu anlamda belgelendirilmesini yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz." Şeklinde konuştu.

Bunun yapılabilmesi için Türkiye genelinde denize girilen sahiller, havuz suları da dahil olmak üzere numunelerin alındığının ve kontrollerin yapıldığının altını çizen Müezzinoğlu, “Halk Sağlığı Kurumu'nun Ankara, Eskişehir, Tekirdağ Valiliklerine gönderdiği benzer yazıların veya Antalya ve diğer mücavir alanı son 30 Mart seçimleriyle, büyük illerimizde mücavir alana geçenlerde bu anlamda taşra denilen uç veya oralardaki köylerin bağlı olduğu yerlerdeki noktalarımıza birçok büyükşehir belediyemizin suyunda sorunları olduğunu ve bu sorunlar nedeniyle yalnız Ankara'ya değil tamamına yazılar gönderdiğimizi belirtmek isterim. Burada ideolojik olarak veya çatışma kültürü olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin suyunun merkeze alınmasını doğru bulmuyorum. Türkiye genelinde şu veya bu siyasi partinin yönettiği belediyenin, bizim açımızdan kim olduğu önemli değil. Vatandaşa sunulan suyun kalitesi ve standartında tedbir alınması gerekiyorsa, bunun İzmir Belediyesi olmasıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi olması arasında bizim değerlendirmemizde halk sağlığı açısından hiçbir fark yoktur. Bu yazıların, Eskişehir ve Tekirdağ'a da gitmiş olduğu halde yalnız Ankara'yı gündeme getirenleri de açıkçası kamuoyunun takdirine bırakıyorum." Açıklamasında bulundu.

YASAL ZEMİNDE HİÇBİR HEKİM SORUŞTURMA GEÇİRMEMİŞTİR VE YARGILANMAMIŞTIR

Gezi Parkı olaylarında yaralanan eylemcilere müdahale ettikleri gerekçesiyle hekimlerin bugün yapılacak il duruşmaya ilişkin de soru üzerine, "Burada, yasal zeminde hiçbir hekim soruşturma geçirmemiştir ve yargılanmamıştır" cevabını verdi. Söz konusu hekimlerden bir kısmının doktor olmadığını ifade eden Müezzinoğlu, “Bir kısmı zaten hekim olmayan, hekim diploması olmayan, bin kısmı da başka suçlar dolayısıyla aranan, bir kısmı ise bizdeki mesaisini bırakarak oraya gitmiştir. Bizim bir hastanemizdeki acile, orada yaralanan vatandaşlarımız gelmedi mi? Oradaki hizmeti aksatarak gitmiş olana, bizim devlet ve kamu olarak inceleme başlatmamızı kim yanlış buluyorsa , ben onları kınıyorum. Gezi olaylarında söz konusu hekimlerce verilen hizmetler bir binanın otoparkında yapıldı. Oysa yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta acil hizmet sunumu yapıldığı. Müdahale yapılan otoparkta teknik donanım yok. Şu anda hekim ya da hemşire olup olmadığını bilmediğimiz, bununla ilgili kamunun bir eksiği olduğunda, kamu olarak bunu sorgulamayacak mısınız? Yasal bir zemin yok. Ambulanslarımız ve çalışanlarımız tahrip ediliyor. Bir binanın otoparkında ya da mimarlar mühendisler odasında acil tedavi hizmeti veriliyor. Hangi teknoloji ve hangi cihazla yapılıyor? Hukuk devletiysek, hukuk devletinden yana olacağız. Gelişigüzel ve bir de çarpıtarak gezi olaylarına karışan hiçbir vatandaşımız, sağlık hizmeti almada bir engel ve sorunla karşılaşmaz. Onları, gezi eylemlerine katıldı ya da katılmadı diye yargılamak hiçbir hekimin ve hiçbir sağlıkçının ne meslek etiğinde ne insanlık değerinde vardı. Meslektaşlarımıza hiç kimsenin haksızlık yapmaması gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

(CİHAN)

 Su yazısını sadece Ankara'ya değil Eskişehir ve Tekirdağ’a da gönderdik

30 Eylül 2014 Haberleri 1 2 3 4 5