YARSAV Başkanı Arslan’dan Adalet Bakanı’na cevap

ANKARA - Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Murat Arslan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ‘YARSAV mı CEMAATSAV mı’ sözleri ile ilgili olarak, "Bakan'ın ağzından böyle bir şey çıktığı zaman bu cemaatle ilişkilendirme meselesi artık doğrusu suyu çıkmış bir iddia." dedi.

Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve YARSAV Başkanı Murat Arslan, Avrupa Yargıçlar Birliği Başkanı Avrupa Yargıçlar Birliği Başkanı Christophe Regnard ile birlikte Ankara’da basın toplantısı düzenledi. Yargı kesinlik disiplin affı veya başak bir şekilde asla lütuf istemediğini belirten Eminağaoğlu, "HSYK kararlarına karşı yargı yolu açılsın yeterdir. Ancak sicil affını bir lütuf gibi yargıyı etkileme aracı gibi getirerek HSYK kararlarına yargı yolunun açılmasını asla ve asla dile getirmiyor. Bunu kabul etmiyoruz. Sicil affı şunu ortaya koyuyor HSYK, siyasi iktidar bir takım hukuksuzluklar yaptığını kabul ediyor. O halde bu hukuksuzlukların yargı yolu ile giderilmesini istiyoruz. Ayrımcılık yapılarak belirli bir disiplin cezasının altında olanlar için bu affı getirmesi bu ayrımcılığı neden yapıyor. Bu ayrımcılığın temelinde yatan başka çalışmalar var. Maaşlarla ilgili düzenlemeleri seçimleri etkilemeye yönelik ve yargıya uygun olmayan bir davranış olarak nitelendiriyoruz. Bu yargıyı özlük hakları, maaşlar konusunda ne kadar geride tuttuklarını, duyarsız olmalarını göstermesi bir yana emekli yargıçlar ve savcılar zam kapsamı dışında tutmaları, aynı sorunla içerisinde bulunan adalet personelini zam kapsamı dışında tutmaları bu kişilerin HSYK seçiminde oy vermeyecek oldukları düşünüldüğünde amaçladıkları düzenlemenin seçimleri etkilemeye yönelik nitelikte olduğunu çok açıkça söyleyebiliriz." ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı’nın ‘YARSAV mı CEMAATSAV mı’ sözlerinin hatırlatılması üzerine Arslan, “YARSAV meslek mensuplarının oluşturduğu meslek örgüt. Bin 700 üyesi var. Türkiye’de yargıç ve savcılık yapan her meslektaşımızın üye olma hakkı var. Tüzüğümüz belli, ilkelerimiz belli bunları kabul ettiğini ifade edip üye olmak istiyorsa bunları ret etme lüksümüz yok. Cemaat yakın arkadaşlarımız da olabilir bunların içerisinde farklı görüşten arkadaşlarımız da olabilir. Beki de vardır ama bir bakanın ağzından böyle bir şey çıktığı zaman bu cemaatle ilişkilendirme meselesi artık doğrusu suyu çıkmış bir iddia. Normal sırasında vatandaşın bir iddiası olsaydı muhatap kabul edip cevap verme zahmetine katlanmazdım.” şeklinde konuştu.

"ADALET BAKANI TARAFINDAN SÜRECİN BAŞINDA DEFALARCA ARACILARLA İŞBİRLİĞİ TEKLİFİ GELDİ"

Sosyal medyada sahte hesapların, kimliği belirsiz hesapların uzun süredir bazı konuları dillendirdiğini hatırlatan Arslan, "Sayın Bakan'ın da aynı şekilde ifade etmesi sanki tek merkezden üretilen bir şey farklı yerlere servis edilerek böyle bir seçim sürecinde yıpratma faaliyeti gibi görünüyor. Çok kale alınabilecek bir iddia değil. Çünkü hükümet tarafından, Adalet Bakanı tarafından sürecin başında defalarca aracılarla işbirliği teklifi geldi, ‘cemaate karşı birlikte olalım’ diye. Biz ilkesel bunun doğru bulmadığımızı artı yargıyı bu hale birlikte getirdiklerini ikisinden birini tercih etme lüksümüzün olmadığını ifade ettik kendilerine, Sayın Müsteşar'a doğrudan bunu ben bizzat ifade ettim 3 Nisan tarihinde kendi daveti üzerine. Bu kadar birlikte seçime girme teklifleri geldikten ve ret ettikten sonra bu tür iddialarla bizi yıpratacakları işin doğrusu belliydi ama biz bu konuda çok net ifade ediyoruz. Seçimin başından itibaren hükümet tarafından ittifak ve işbirliği önerileri gelmiş olmasına rağmen cemaatle bizim hiçbir şekilde böyle bir temasımız olmamıştır." dedi.

(CİHAN)


10 Eylül 2014 Haberleri 1 2 3 4 5