Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gül’ün tecrübe, fikirlerinden istifade etmek isterim

ANKARA - 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde yapılan devir teslim töreninde selefi Gül’ün tecrübe ve fikirlerinden bundan sonra da yararlanmak istediğini kaydetti. Erdoğan, “Birlikte olmanın sorumluluğu içerisinde geldiğimiz nokta eserlerle bunu taçlandırmanın geldiği bir noktadır. Türkiye’ye çok büyük eserler bu anlayışla kazandırıldı. Çok uzun yürüyüşteki yol arkadaşları olarak bundan sonra da Abdullah Gül’ün tecrübe ve fikirlerinden istifade etmek arzusunda olduğumu özellikle belirtmek isterim. Bundan sonraki çalışmalarında ailecek mutluluk ve başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen yemin töreninin ardından Anıtkabir’de Atatürk’ün huzuruna çıkan 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra Çankaya Köşkü’ne gelerek, görevi Abdullah Gül’den devraldı. Köşk girişinde Atlı Tören Birliği ile karşılanan Erdoğan, Gül tarafından karşılandıktan sonra devir teslimin yapılacağı salona geldi. Gül ve Erdoğan, törene katılanları selamladı.

GÜL: BÖLGE VE KÜRESEL SORUNLARA KATKI SAĞLADIK

Katılımcılara seslenen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 7 yıldır sürdürdüğü cumhurbaşkanlığı görevini Recep Tayyip Erdoğan’a devretmekten büyük şeref duyduğunu kaydetti. Erdoğan ile siyasi hayatı hakkında değerlendirmelerde bulunan Gül, “Türkiye’nin 12. cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, değerli kardeşimle 40 yılı aşan dava arkadaşlığımı, dostluğumuz ve çalışma mesaimiz var. Yarım asra yakın bir beraberlik. Cumhurbaşkanının üstün liderlik, ülkesine ve insanlığa hizmet heyecanını, vatan aşkını ve millet sevgisini, hakka olan inancını en yakın bilenlerdenim. Son 14 yıl boyunca ise önce partimizi beraber kurduk, Türkiye’nin yönetiminde değişik pozisyonlarda beraber çalıştık. Bu 12 yıl cumhuriyet tarihimizin en parlak dönemi olarak yer aldı. Ülkemizdeki demokrasimizin derinleşmesini, refahımızın artmasını aramızda bulunan arkadaşlarımızla beraber yaptık. Bölge ve dünya barışına küresel sorunların çözümünde katkıda bulunmaya çalıştık.” ifadelerini kullandı.

"GÖREVİ DEVRETTİĞİMDEN DOLAYI MÜTEŞEKKİRİM"

“Cumhurbaşkanı, değerli kardeşim Erdoğan’la, Türkiye’nin bu yolda daha ileri mesafeler kat edeceğine inancım tamdır.” diyen Gül, görevini devretmekten dolayı mutluluğunu belirtti. Gül, şöyle dedi: “Bu sefer de görevimi devrederken müteşekkirim. Tıpkı 10 yıl önce başbakanlık görevini devrettiğim gibi. Cumhurbaşkanının liderliğinde güçlü ve istikrarlı bir Türkiye’nin, dünyanın ve bölgemizin istikrara ve huzura kavuşmasına büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Türkiye’nin her zamankinden daha güçlü, itibarlı ve müreffeh olmasına kendi çıkarlarımız kadar bölge çıkarları için büyük ihtiyaç vardır.”

“BENİM YANIMDA DURAN EŞİME TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Kendisine destek veren, başta eşi olmak üzere, çocuklarına ve yakınlarına teşekkür eden Gül, “Önce tabii ki anneme, babama sağlık sıhhat diliyorum. Eşim benim çok yükümü çekti. Siyasi hayatımın ilk 10 yılında hiç eve uğramadığımız dönemlerde, çocukları hep ona emanet ettim ve o yetiştirdi. Ben o zaman ‘Milletin çocuklarını kurtaracağım, bizim çocuklarımızı da sen kurtaracaksın.’ dedim ve çok şükür en güzel şekilde yaptı. Devlet hayatımda bizlerin eşlerinin de görevleri oluyor. Devletimizi ve milletimizi temsil söz konusu olduğunda her türlü titizliği ve olağanüstü gayreti gösterdi. Buna da sizler şahitsiniz.” diye konuştu.

ERDOĞAN: SORUMLULUĞUMUN DAHA DA ARTTIĞININ BİLİNCİNDEYİM

Selefi Gül’ün ardından katılımcılara hitap eden 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise 91 yıllık Cumhuriyet tarihi ve 2000 yıllık Türk tarihinde devletin başındaki ismin, milletin kendi tercihiyle bir cumhurbaşkanı belirlendiğine değindi. Erdoğan, “Halkın oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olmamın iftiharını yaşadığımı hissediyorum. Sorumluluğumun çok daha fazla arttığının bilinci içerisindeyim. Milletime teşekkür ediyor, nefes alıp verdiğim müddetçe emanetlerine sıkı sarılacağımı vurgulamak istiyorum.” dedi.

"GÜL 40 YILLIK YOL ARKADAŞIM"

Abdullah Gül ile birlikte 7 yıl boyunca uyum ve koordinasyonla ülkeye hizmetler kazandırdıklarını kaydeden Erdoğan, “40 yıllık bir süre. Kolay değil. Birlikte olmanın sorumluluğu içerisinde geldiğimiz nokta eserlerle bunu taçlandırmanın geldiği bir noktadır. Türkiye’ye çok büyük eserler bu anlayışla kazandırıldı. Çok uzun yürüyüşteki yol arkadaşları olarak bundan sonra da Abdullah Gül’ün tecrübe ve fikirlerinden istifade etmek arzusunda olduğumu özellikle belirtmek isterim. Bundan sonraki çalışmalarında ailecek mutluluk ve başarılar diliyorum.” açıklamalarında bulundu.

"YENİ TÜRKİYE'NİN KAPILARI AÇILDI"

12 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı olarak yapmış olduğu hizmetler hakkında değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, şöyle devam etti: “Hükümet ve partimizle milli irademizin güçlenmesi, siyasetin alanının genişletilmesi, demokrasimizin güçlenmesi için çok büyük reformlar gerçekleştirdik. Tarihi nitelikteki her bir reform, yeni bir reformun kapılarını bizlere araladı. Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesi, teknik bir değişliğin ötesinde aslında bir dönemin kapatılması meselesidir. Bugün kapanan dönem, eski Türkiye dönemidir. Kapıları ardına kadar açılan yeni dönem ise Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki öz ve ruhu taşıyan büyük Türkiye dönemidir. Eski Türkiye’de çeteler vardı, vesayet vardı. Siyasetin üzerinde engeller, tehditler vardı. Eski Türkiye’de istikrarsızlık, şüphe ve tehdit vardı.”

"DIŞ POLİTİKA AKTİF BİR ŞEKİLDE DEVAM EDECEK"

Türkiye’nin stratejik hedefi olan Avrupa Birliği'ne yürüyüşü daha kararlı şekilde devam edeceğinin bilgisini veren Erdoğan, demokratik reformların hız kesmeyerek, çözüm süreci olmak üzere her türlü vasıtayla 77 milyonun bütünlüğünün daha güçlü tesis edileceğine dikkat çekti. Türkiye’nin dış politika hedefleri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, şöyle dedi: “Türkiye’nin dış politikasında ana eksen, barış, dayanışma ve refahtır. Türkiye’nin hiçbir ülkenin topraklarında, iç işlerinde asla gözü ve plan projesi yoktur. Tarihin ve coğrafyanın bize yüklediği misyon gereğince adaletsizliğin ve zulmün karşısında durmayı dış politikamızın ana ekseni olarak görüyoruz. Filistin davasına çok güçlü sahip çıkmamızın nedeni ölenlerin insan olmasıdır. Suriye meselesinde 1 milyon 200 bin kişiye kucak açmamızın sebebi onların insan olmasıdır. 200 bin insanın öldürüldüğü Suriye’ye sessiz kalamayız, kalamazdık. Irak’ta, Afganistan’da, Somali’de diğer çatışma ve kriz alanlarında insana değer vererek sesimizi yükseltiyoruz. Bizim için etnik kökenlerden dillerden, derilerinin renklerinden, petrolden, enerji kaynaklarından öte insan vardır, can vardır. Bize dost olan her ülkeyle dostluğumuzu yüceltmenin mücadelesi içinde oluruz. Bize ya da kendi halkına, insana düşman olanları uyarmak da bizim insani vazifemizdir. Kimse bunu iç işlerine müdahale olarak değerlendirmesin. Dış politikamız insan ve vicdan odaklı şekilde daha aktif ve etkili şekilde devam edecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın devir teslim törenine 15 ülkenin cumhurbaşkanı ve devlet başkanı Çankaya Köşkü’nde yer aldı. Törende Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Etiyopya, Kazakistan, KKTC, Kosova, Makedonya, Moldova, Somali, Togo, Türkmenistan, Ukrayna ve Benin cumhurbaşkanı/devlet başkanı düzeyinde, Katar Emiri Temim Bin Hamed Al Sani katıldı. Aralarında Azerbaycan, Çad, Fas ve Romanya'nın da bulunduğu 12 ülkenin başbakanı törene katılırken, 7 ülke ise tören için başbakan yardımcılarını gönderdi. Afganistan, Brezilya, Filistin, Macaristan, Özbekistan, Tunus ve Venezuela'nın da aralarında olduğu 35 ülke ise bakan seviyesinde temsil edildi. Arjantin, Rusya ve Sırbistan ise meclis başkanları törene katıldı. Törene, ABD Başkanı Obama'yı temsilen ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jess Baily yer aldı.

Erdoğan, konuşmaların ardından, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e Devlet Şeref Madalyası takdim etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrunisa Gül, Çankaya Köşkü'nden resmi törenle uğurlandı.



(CİHAN)


28 Ağustos 2014 Haberleri 1 2 3 4 5