Davutoğlu: Bir kere ağzımızdan çıkmadığı halde yeni Osmancılıkla itham edildik

ANKARA - Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, kültürel diplomasinin makro stratejileri için önemli bir unsur olduğunu belirterek, birileri tarafından başka miraslar üzerinde bir tehdit oluşturuluyormuş algısının yaratılmak istendiği uyarısında bulundu. Etki arttıkça birilerinin bu algıyı yaratacağına dikkat çeken Davutoğlu, “Niye bir kere bile bizim ağzımızdan çıkmadığı halde başta ben olmak üzere yeni Osmancılık ile itham edildik. Hiçbir yerde böyle bir tabir kullanmadığımız halde. Çünkü birileri 200 yıldır yapmak istediklerini yine yapmak istiyorlar. İstiyorlar ki buradaki halklar kaynaşırken bir fitne tohumu ekilebilsin.” dedi.

Yunus Emre Enstitüsü'nün Ankara Hilton Otel'deki toplantısına katılan Bakan Ahmet Davutoğlu, burada değişik ülkelerde kurulan kültür merkezlerinin müdürlerine seslendi. Türkiye'nin köklü bir geleneğe sahip olduğunu belirten Davutoğlu, bu geleneğin insanlığa verebileceği önemli katkıların olduğunu, bununda iyi idrak edilmesi gerektiğini dile getirdi. Tarihi ve coğrafi derinliği iyi bilmenin önemine dikkat çeken Bakan Davutoğlu, Mezopotamya tarihini örnek vererek, Türk-Kürt diye karşı karşıya getirmek isteyenlerin Kürtlerin, Türklerin ve Arapların ortaklaşa etkileştikleri bütün Mezopotamya’yı anlamaları gerektiğini söyledi. Davutoğlu, Anadolu ve diğer birçok bölgenin nasıl yıllar içinde harmanlaştığını anlattı.

"ŞEMSETTİN SAMİ HAŞR'A KADAR İSTANBUL'DA OLACAKTIR"

Bakan Davutoğlu, Osmanlı yazarlarından Şemsettin Sami’nin naaşının Arnavutlar tarafından istenmesine de değinerek, “Arnavut kardeşlerimiz kendi tarihlerindeki önemi dolayısıyla Şemsettin Sami’nin naaşını talep ettiler. Ama Şemsettin Sami’nin naaşını talep etmekle Mehmet Akif Ersoy’un naaşını talep etmek arasında bizim için bir fark yoktur. Şemsettin Sami Divan-ı Lügat’ın yazarı Kaşgarlı Mahmut kadar Türktür. İşte onun için kültürün etnik boyutunun ötesinde o harmanlaşan boyutunu da görmek lazım. Hiç kimse merak etmesin Şemsettin Sami İstanbul’dadır ve haşra kadar da orda olacaktır.” diye konuştu.

"HATTI DİPLOMASİ YOKTUR, SATHI DİPLOMASİ VAR"

4 yıl önce büyükelçiler toplantısında söylediği sözü tekrar dile getirmek istediğini kaydeden Davutoğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘hattı müdafa yoktur, sathı müdafaa vardır’ sözünü hatırlatarak, sözlerine şöyle devam etti: “Bizde diplomaside şunu söyledik; 'Hattı diplomasi yoktur, sathı diplomasi vardır, sattı ise bütün dünyadır’ diplomaside sınır tanımadığımız gibi kültürel etkileşimde de sınır tanımıyoruz. Onun için açtığımız ve açacağımız uluslararası Yunus Emre Kültür Merkezleri, bahsettiğim kültür harmanını koruyacak ve geliştirecektir.”

"200 YILDIR YAPMAK İSTEDİKLERİNİ YAPMAK İSTİYORLAR"

Kültürel diplomasinin makro stratejilerinin önemli bir unsuru olduğunu vurgulayan Bakan Davutoğlu, her yerde kültürü ve dili yaymak hedefini dile getirdi. Başka miraslar üzerinde bir tehdit oluşturuyormuş algısının yaratılmak istendiği uyarısında da bulunan Davutoğlu, etki arttıkça birilerinin bu algıyı yaratacağını ifade eden Davutoğlu, “Niye bir kere bile bizim ağzımızdan çıkmadığı halde başta ben olmak üzere yeni Osmancılık ile itham edildik. Hiçbir yerde böyle bir tabir kullanmadığımız halde. Çünkü birileri 200 yıldır yapmak istediklerini yine yapmak istiyorlar. İstiyorlar ki buradaki halklar kaynaşırken bir fitne tohumu ekilebilsin. Yapacağımız bizim gönlümüzün geniş olması. Birileri size şartlansa da siz gönülden gönüle konuşacaksınız.” ifadelerini kullandı.

"BAZI COĞRAFYALARDA TÜRKÇE İKİNCİ YABANCI DİL OLARAK OKUTULUYOR"

Türkçe’nin artık geniş coğrafyada ikinci yabancı dil olarak kullanmaya başlandığına dikkat çeken Davutoğlu, Arap Baharı’na şüpheci yaklaşanlara seslenerek, “En somut sonuçlarından biri Tunus’ta Türkçe seçmeli yabancı dil olarak okutulmaya başlandı. Ama onlara hitap edebilmek için biz de Arapçayı bileceğiz.” sözlerini dile getirdi.

(CİHAN)


19 Şubat 2013 Haberleri 1 2 3 4 5