Türker: Akdoğan'ın Başbakan'ın danışmanı olması anayasa ihlalidir

ANKARA - DSP Genel Başkanı Masum Türker, milletvekili olan Yalçın Akdoğan’ın anayasayı ihlal ederek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını yaptığını savundu.

DSP Genel Başkanı Masum Türker, DSP genel merkezinde ‘2012 Yılı Değerlendirmesi ve 2013’ten Beklentiler’ konulu bir basın toplantısı yaptı. Türker, Türkiye’de anayasa değişmediği halde iki konuda ihlal edildiğini ileri sürdü. Anayasanın 82. maddesine göre, Yalçın Akdoğan’ın, milletvekiliyken Başbakan Erdoğan’ın danışmanı olamayacağını savunan Türker, “Milletvekilleri, yürütmenin herhangi bir şekilde ataması ya da belirlemesi yoluyla görev alamaz. Başbakan danışmanı olamaz. AK Parti genel başkan yardımcıları, Başbakan'ın danışmanı olabilir. Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı danışmanı olarak bu arkadaşımız görev alamaz. Anayasaya aykırıdır.” dedi. Anayasanın 92. maddesine göre de yabancı askerlerin Türkiye’ye gelebilmesi için TBMM’de karar alınması gerektiğini hatırlatan Türker, Patriotları gönderen Hollandalı ve Almanya askerlerinin karar alınmadan Türkiye’ye geldiğine dikkat çekti.

“İMTİYAZ DEVRİ KAPİTÜLASYONLARLA EŞ DEĞER”

Masum Türker, hükümetin özelleştirme politikalarını da eleştirdi. Özelleştirmelerin artık imtiyaz devri şeklinde gerçekleştiğini kaydeden Türker, “Osmanlı döneminde verilen kapitülasyonların özelleştirme adı altında devredilmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Tekel konumundaki kurumlar devrederek, yoksulluğun artmasına sebep olunuyor. Buradan elde edilen karlar, yurt dışına transfer ediliyor.” diye konuştu.

“MEZHEP TARTIŞMASI TÜRKİYE’YE AĞIR PATLAMIŞTIR”

Türkiye’de 2012 yılında dış politikada ciddi anlamda olumsuzlukların yaşandığını da kaydeden Türker, özellikle Suriye’ye karşı hasmane tutum sergilenmesinin ve ABD’nin talimatı ile hareket ediliyor imajının verilmesinin ulusal bağımsızlığı zedelediğini savundu. Türkiye’nin, Esed’e karşı tavır koyarken, mezhep tartışması imajının verildiğini iddia eden Türker, “Bu tartışma Türkiye’ye ağır patlamıştır. Irak’ta Bağdat hükümeti ile sorunların yaşanmasına da sebep olunmuştur. Hükümet, Barzani yönetimindeki Kuzey Irak’a sahip çıkmış, bunun sonucunda da Maliki İran’a yaklaşmıştır. Bugün Irak, savaşın eşiğine gelmiş durumdadır. Irak’ta meydana gelen huzursuzluk, bölgeyi de etkileme potansiyeline sahiptir.” ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYEDEKİ FONLARIN YÖNETİCİSİ İSRAİL’DİR"

Türkiye’ye gelen yabancı sermayenin fonlar aracılığı ile geldiğini de kaydeden Türker, bu fonların ABD ve İsrail’in kontrolü altında olduğunu bildirdi. İsrail’in, Türkiye’de fonların yöneticisi durumunda olduğunu savunan Türker, “Göstermelik bir ‘One Munite’ tartışması ile İsrail karşıtı gösterilmekle birlikte, ciddi bir bağlılığın olduğu buradan çıkmaktadır.” dedi.

“DİNLENME İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER ÇIKARILMALI”

Başbakan’ın konutunun alt katında dinleme için böcek konulması hakkında da değerlendirmelerde bulunan Türker, AK Parti’nin kendi kendisinin dinlenmesine engel olmadığı için istifa etmesi gerektiğini savundu. Türker, “Kendi kendisinin dinlenmesini engelleyemeyen hükümetin, başkasının dinlemesini nasıl kontrol edecek. AK Parti’nin sözcüsü Hüseyin Çelik, ‘Dijital sistemlerde zaten herkesin dinlendiğini’ söyledi. Bu bir ciddi beceriksizliktir. Sorun varsa tedbir al. Bunu yapanları cezalandır. Dinleme ile ilgili yasal düzenlemelerin çıkarılması gerekir.” şeklinde konuştu.

“ÖCALAN İLE GÖRÜŞMELER ÜNİTER DEVLET OLGUSUNU BOZMAYACAK ŞEKİLDE İLERLEMELİ”

Terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Türker, bu konuda kamuoyuna sürekli tek taraflı bilgilerin verildiğini kaydetti. Türkiye’de kanın akmaması ve Türkiye’nin millet olma olgusundan yana olduklarını ifade eden Türker, şöyle konuştu: “Bu görüşmelerde kırmızı çizgimiz, yapılacak görüşmelerde üniter devlet olgusunu bozmayacak şekilde yürütülmesini düşünüyoruz. Bunun dışındaki çalışmaların yanlış olduğunu düşünüyoruz.”

“SAVAŞ UÇAĞININ DÜŞÜRÜLMESİ İLE İLGİLİ GERÇEKLER AİLELERE AÇIKLANMIŞ DURUMDA”

Diğer yandan, Suriye tarafından düşürülen Türk savaş uçağında şehit olan pilotların ailelerinin dava açmalarının mesnetsiz olmadığını kaydeden Türker, “Çünkü bunlar, hava kuvvetlerinde ve çevresindeki camialarda konuşulmakta. Aslında ailelere de gerçek açıklanmış durumdadır.” dedi.

Hava Kuvvetleri Komutanı’nın iki defa istifa edecek noktaya geldiğinin altını çizen Türker, Uludere ve düşürülen savaş uçağından sonra gerçekleşen bu olayların kamuoyundan saklandığını anlattı.

Uludere’de, Ağustos 2012’de, askerleri taşıyan bir minibüsün uçuruma yuvarlanması ile ilgili herhangi bir açıklamanın da yapılmadığına dikkat çeken DSP Genel Başkanı Masum Türker, şöyle konuştu: “Arkadan herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Dosya kapatılmıştır. Bu bir sabotajdır. Bu açıklamaları yapmıştık. Bunlar Türkiye’de her şeyin üzerinin örtüldüğünü gösteriyor.”

(CİHAN)

Türker: Akdoğan'ın Başbakan'ın danışmanı olması anayasa ihlalidir Türker: Akdoğan'ın Başbakan'ın danışmanı olması anayasa ihlalidir

06 Ocak 2013 Haberleri 1 2 3 4 5