'Hükümet ayırdığı bütçe ile çevre ve şehirciliğe önem verdiği iddiasını çürüttü'

ANKARA - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, hükümetin çevre ve şehircilik için ayırdığı 2013 bütçesine tepki gösterdi. Tanrıkulu, Meclis'te görüşülen bütçenin gelişmiş ülkelerin en önemli gündemi olan çevre ve şehircilik alanına yeterince katkı sunamayacağını savundu. Tanrıkulu, afet riski gerekçe gösterilerek tüm kentlerin bir rant aktarım alanı haline dönüştürüldüğünü de öne sürdü.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 2013 Yılı Bütçesi üzerine TBMM’de yaptığı konuşmada, hükümetin çevre ve şehircilik politikalarını eleştirdi. Görüşülen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bütçesi’nin hükümetin çevreye ve şehirciliğe önem verdiği iddiasını çürüttüğünü ileri süren Tanrıkulu, “Şöyle ki; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 2013 yılı bütçesi 2 milyar 538 milyon. Yani, Orman ve Su İşleri Bakanlığı bütçesinin 10 milyar 492 milyon dörtte biri bile değildir. Bu bakış açısıyla, Bakanlığın gelişmiş ülkelerin en önemli gündemi olan çevre ve şehircilik alanına yeterince katkı sunamayacağı açıktır.” diye konuştu.

Halen ülkemizdeki 3 bin 215 belediyenin yaklaşık yüzde 5’inde yani 141'inde kanalizasyon sistemi olduğunu, bunların da sadece yüzde 1,5’unda arıtma tesisi bulunduğunu savunan Tanrıkulu, şu rakamları verdi: “Dünya İklim Değişikliği Performans Endeksi’ne göre; Türkiye 58 ülke içinde halen sondan 5’inci sırada. Çevre konusundaki başarısız performans bununla da kalmıyor, özellikle çevre etkisi azaltımı konusunda da 94 ülke arasında Türkiye 84’üncü sırada. Yine ciddi çevre felaketlerinin biri de haftalardır İzmir Gaziemir’de yaşanıyor. Geçmişi 2008’lere dayanan bir kurşun işletmesinin, çevreye verdiği zarar halen gündemini koruyor. Adeta Türkiye’nin Çernobil’i olarak nitelendirebileceğimiz çevre olayının üzeri ilgililerce örtülmek isteniyor. Konu hakkında vermiş olduğumuz birden fazla önergemizin cevaplarını beklemekteyiz. Israrla bu konunun takipçisi olmaya edeceğiz. Çünkü daha önce de bazı yörelerde; hava kirliliğinden dolayı, toprakta oluşan ağır metal kirliliğinin belirlenmesine yönelik çalışma ve verilerin Bakanlıkta bulunmadığı tespitini de yapmış bulunmaktayız.”

Kentsel Dönüşüm Yasası olarak bilinen 6306 sayılı Kanunu’na da eleştiriler yönelten Tanrıkulu, yasanın sorunlara neden olduğunu, eğer düzenleme yapılmazsa olmaya da devam edeceğini belirtti. Bu duruma en büyük örneğin ise kanunda yürütmenin durdurulamayacağı konusundaki madde olduğunun altını çizen Tanrıkulu, “Eğer sizin eviniz, kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacaksa, yıkım hakkında iptal kararı alıncaya kadar, projenin durdurulması kararı alamayacaksanız. Daha sonra iptal kararı alsanız bile sizin eviniz çoktan yıkılmış olacak ve en fazla Bakanlık'ın belirlediği tazminatı alabileceksiniz.” ifadelerini kullandı.

"ÇEVRE MÜHENDİSLERİ İŞ BEKLİYOR"

Tanrıkulu, afet riski gerekçe gösterilerek tüm kentlerin bir rant aktarım alanı haline dönüştürüldüğünü de öne sürerek, 648 Sayılı KHK ile yeni Büyükşehir Belediye Kanunu düzenlemesinde yer alan ve ‘imar affı’ anlamına gelen düzenleme arayışlarından derhal vazgeçilmesini istedi. Tanrıkulu, çevre mühendisi olarak, Bakanlıkta görev almayı bekleyen binlerce işsiz gencin bulunduğunu bildirdi.

(CİHAN)


17 Aralık 2012 Haberleri 1 2 3 4 5