Anti-terör bilgi bankası davası Anayasa Mahkemesi'nde

BERLİN - Alman Anayasa Mahkemesi'nde ‘Anti-Terör Bilgi Bankası' davası görülmeye başladı
Federal Anayasa Mahkemesi, 2006 yılında kabul edilen anti-terör yasası çerçevesinde kurulan anti-terör bilgi bankasının anayasaya aykırı olup olmadığını değerlendiriyor. Eski bir hakimin açtığı davayla ilgili sözlü duruşma dün başladı. Konuyu değerlendirecek mahkemenin, nihai kararını gelecek yılın başında vermesi bekleniyor. Söz konusu bilgi bankayla ilgili karar geçen ay kurulan Neonazi-Bilgi-Merkezi'ni de etkileyebilir.

Almanya'da terörü engellemek amaçlı kurulan anti-terör bilgi bankasının anayasaya aykırı olup olmadığı araştırılıyor. Eski bir hakim, söz konusu bilgi bankasının polis ile istihbarat arasında ayrım yapılması ilkesine aykırı olduğu ve veri kaydını düzenleyen yasaya aykırı hareket edildiği gerekçesiyle Federal Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı. Dava dün itibariyle Karlsruhe'de sözlü duruşmayla başladı. Sözlü duruşmalara Federal Kriminal Dairesi Başkanı (BKA) Jörg Ziercke ve hükümetin Veri Korumadan Sorumlu Devlet Bakanı Peter Schaar'ın katılması beklenirken, anti-terör bilgi bankasını hükümet adına Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich (CSU) savunacak. Federal Anayasa Mahkemesi, söz konusu davayla ilgili nihai kararını gelecek yılın başında verecek. Bu kararın geçen ay kurulan Neonazi-Bilgi Merkezi uygulamasını da etkileyebileceği tahmin ediliyor.

Federal Meclis'te 2006 yılında kabul edilen anti-terör yasası çerçevesinde anti-terör bilgi bankası oluşturulması kararlaştırılmıştı. 2007 yılının başından bu yana bu bankada özellikle İslam dinini suistimal eden şiddet eğilimlilerin bilgileri kaydediliyor. Ancak söz konusu kayıt işlemlerinde şu konu çok eleştiriliyor: Şiddete eğilimli olduğu gerekçesiyle takibe alınan şahsın yanı sıra yakın çevresi ve o insanla bir şekilde temasa geçen herkesin bilgileri de kaydediliyor. Anayasa Mahkemesi'ne dava açan eski hakim, bu şekilde masum insanların da verilerinin kaydedilebileceği yöndeki sakıncalarını dile getirdi. Şimdiye kadar bu bankada 16 bin kişinin verisinin kaydedildiği belirtiliyor. Federal Anayasa Mahkemesi, bu dava çerçevesinde hangi insanların verilerinin kaydedilmesi gerektiğini değerlendirecek. Diğer bir eleştirilen konu ise istihbarat ile polis teşkilatları arasında ayrım yapılması ilkesine aykırı davranılması. Polis teşkilatlarının bir zanlıyı takibe almak için savcılıktan izin alması gerekirken, iç istihbarat ise ‘şüphe uyandırdı' gerekçesiyle doğrudan takibe alabiliyor ve elde ettiği bilgileri bilgi merkezine kaydedebiliyor. Bu yöntemi eleştiren davacı, masum insanların da buna maruz kalabileceğini dikkat çekiyor.

(CİHAN)


07 Kasım 2012 Haberleri 1 2 3 4 5