Kızılay Genel Müdürü: Bölgenin nabzını iyi tutuyoruz, daha kötüsünü beklemiyoruz

ANKARA - Türk Kızılay’ı Genel Müdürü Ömer Taşlı, şuan 100 bine yakın Suriyeli’nin Türkiye topraklarında olduğunu, bütün ihtiyaçlarının düzenli bir şekilde karşılandığını söyledi. Akçakele’de yaşanan olaylardan dolayı dün orada olduğunu aktaran Taşlı, Kızılay olarak her duruma hazırlıklı olduklarını, ancak bölgenin nabzını çok iyi tuttuklarını, daha kötü bir şey olmayacağından emin olduklarını ifade etti.

Balkan Harbi’nin 100. Yıldönümü dolayısıyla o dönemde Türk Kızılayı’nın çalışmalarını konu alan fotoğraf sergisine katılan Türk Kızılay’ı Genel Müdürü Ömer Taşlı, Cihan Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Türk Kızılay’ının dünyanın her yerinde olduğunun şimdide Suriye’den Türkiye’ye sığınanlara hizmet götürdüğünün hatırlatılması üzerine de Taşlı, şu ifadeleri kullandı: Dün oradaydım Akçakakele olayı nedeniyle. Şuan 100 bine yakın Suriyeli Türkiye topraklarında. Bütün ihtiyaçları düzenli bir şekilde karşılanıyor, her hangi bir sıkıntı yok. Akçakale’deki bu kötü olayda da fertlerini kaybeden ailelere Kızılay’ın başsağlığı mesajını ilettim. Orada her şey kontrol altında. Böyle elden kaçacak bir durum yok. Bütün kamplarda hizmetler yürütülüyor. Ayrıca içerinden de gelen kurum ve kuruluşlara yardım teslim ediyoruz. Böylece içeridekilere yardım ediyoruz. Bu bizim uluslararası hukuktan doğan bir hakkı. Bu çerçevede hizmetler yürüyor, bu çerçevede her şeye hazırlıklı olmaya çalışıyoruz.”

"HEP ARAZİDEYİZ, TAM YERİNDEYİZ"

Özellikle Suriye’den konu açılınca Taşlı, Kızılay olarak daha kötü durumlara hazırlıklı olup olmadıkları yönündeki soruya, "Daha kötü bir şey olmayacağından çok eminiz. Biz nabzı çok iyi tutuyoruz. Çok arazideyiz, tam yerindeyiz. Türkiye olarak daha kötüsüne düşme şansımız yok, çünkü belki siyaset olacak ama Suriye’deki rejim son 50 yıldır Türkiye’de çok kötü şeylere destek verdi. Bundan daha kötüsü olamazdı, bence bundan sonra Türkiye daha iyi olacak diye düşünüyorum." şeklinde cevap verdi.

"TÜRK KIZILAY’I DA O ŞANLI TARİHİN BİR PARÇASI"

Balkan Savaşları’nın Türk tarihinin acılı dönemlerinden birisi olduğunu belirten Taşlı, “Bugün Balkan Harbinin 100. Yıldönümü. 1900 yıllarından başından itibaren Osmanlının topraklarını kaybedip geriye çekilmeye başlamasıyla birlikte Türk nüfusunun büyük acılar, işkenceler sonrasında geriye çekilişinin yıl dönümü. Bu dönemde Türk Kızılay’ı tarihinin en büyük hizmetini üretmiş. Hem geriye çekilen sivil halka hem de savaşan ordusuna hizmet ulaştırmaya çalışmıştır. O şanlı tarihin Türk Kızılay’ı da bir parçası. Osmanlı Hilal-i Ahmer adıyla bir parçası olmuştur. O gün ki acılar içerisinde Türk Kızılay’ı bir umut olmuştur. Geri çekilen ve milyonlarca göçmeninin sorunlarını çözmeye çalışan bir Osmanlı ve onun Hilali Ahmeri’nin yaptıklarını, başardıklarını, sivil halka nasıl destek sağladıklarını bugün burada hem resim sergisiyle hem de söyleşi ile anıp dersler çıkartmak istiyoruz.” dedi.

Çuvalların içerisindeki bu tarihi belgeleri, gün ışığına çıkardıklarını anlatan Taşlı şöyle konuştu: "Bizi diğer kurumlardan ayıran fark var. Biz imparatorluk döneminde kurulmuş, imparatorluk geleneklerine sahip bir kuruluşuz. Bizim 145 yıla sığan bir arşivimiz var. Üniversitelerle beraber, hocalarımızla birlikte 2006 yılında yeni bir binasını yaptık. Büyük bir arşiv çalışması yapıyoruz ve büyük de bir kaynak ayırdık buraya. Yavaş yavaş kendi tarihimizi yeni yeni öğrenmeye başladık. 1968 yılından bu yana yaptıklarımızı genç Kızılaycılara ve Türk milletine aktarmak istedik. Bunu da kitaplar basarak, seminerler düzenleyerek paylaşmaya çalışıyoruz, kültür de bir devamlılık sağlayalım diye."

"TÜRK KIZILAY’I İSTANBUL’DA ERMENİLERE, HAİTİ’DE HRİSTİYANLARA YARDIM EDİYOR"

Kızılay’ın artık çok büyük bir kurum olduğunun belirtilmesi üzerine ise Taşlı, büyük olmaktan ziyade değerlerinin olmasının daha önemli olduğunu dile getirdi. Taşlı, sözlerine şöyle devam etti: "Türk Kızılay’ı kurulduğu günün değerlerine sahip çıkıyor ve onları geliştirmeye çalışıyor. İşte Srilanka’da Budistlere, Miyanmar’da Müslümanlara kim acı çekiyorsa. İstanbul’a Ermeniler’e, Haiti’de Hristiyanlar’a yardım ediyor. Yani nasıl kurulduysak, o ilk harcı koyanların duası ve niyeti bizim amellerimize yansıyor. Başbakanımızın güzel bir sözü vardı bize; ‘ticaret yapacaksan çarşıya, siyaset yapacaksan partiye ama hayır yapacaksanız burada kalın’ bu ciddi bir destur, belki de Abdullah Bey’in ilk harcı koyduğundaki desturlarından biri."

Türkiye’nin vizyonu ve dünyaya bakışına paralel olarak Türk Kızılayı’nın da vizyonun aynı paralelde geliştiğini vurgulayan Taşlı, o günden bugüne değerlerde gelişme olduğunu, sapma olmadığını kaydetti. Kızılaycılık, hemşirecilik tarihinde Florance Nightingale’nin unutulmaması gerektiğini ama Gevher Nesibe’nin de unutulmaması gerektiğinin altını çizen Taşlı, "Biz beklide Gevher Nesibeyi unuttuk. Belki Hacıbayram’ı unuttuk, Osmanlı felsefesinin esası olan Şeyh Edebaliyi unuttuk. Aristo kadar onları da hatırlamak gerekiyor. Kurumlar değerler üzerinde gelişir, bizde öyle yapıyoruz." diye konuştu.

"BİZ BÜTÜN İNSANLIĞA DERMAN OLACAK GÜÇTEYİZ"

Son olarak Türk Kızılay’ına yardım çağrısında bulunan Taşlı, sözlerine şöyle son verdi: "1912’de yapmamızı yaptık, bugünde yapıyoruz. Atalarımıza kurucularımıza layık olmaya çalışıyoruz. Türk halkından desteklerini bekliyoruz, 2868’e bağış yaparak, 168’den bize ulaşarak ve bütün bankalarımızdan bağış hesaplarımızdan bize ulaşarak mazotumuzu, yakıtımızı alsınlar biz bütün insanlara derman olacağız, o güçteyiz."

(CİHAN)


05 Ekim 2012 Haberleri 1 2 3 4 5