Kılıçdaroğlu, sabotaj sözlerinin arkasında durdu: Bir bildiğimiz var herhalde

ANKARA - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Afyonkarahisar'daki patlama için kullandığı 'yüzde 99 sabotaj' sözlerinin arkasında olduğunu söyledi. CHP Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyen Kılıçdaroğlu, "Söylediğimiz her sözün arkasındayız, her söz ölçülmüştür, biçilmiştir, tartışılmıştır uzun süre konuşulmuş ondan sonra dillendirilmiştir. Biz AKP gibi boş konuşmayız, bir bildiğimiz var herhalde. Bir tek kişi bile söylediğimizin aksini söylememiştir." dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti merkezinde düzenlediği bir basın toplantısıyla Güneş gazetesinde yer alan ve hükümetin tepki gösterdiği sözlerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Kılıçdaroğlu, gazeteye röportajında bir komutandan bilgi aldığını ve Afyonkarahisar’daki patlamanın 'yüzde 99 sabotaj' olduğunu söylemişti. Ancak hükümet bu ifadelere tepki göstermişti. Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, dün Kılıçdaroğlu’ndan komutanın ismini açıklamasını isterken, Başbakan Tayyip Erdoğan da bugün yaptığı açıklamayla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kılıçdaroğlu’na bu konuda dava açacağını kaydetti.

Kılıçdaroğlu da tepkilere basın toplantısında cevap verdi. Afyonkarahisar'daki patlamanın ardından hükümet tarafından bir açıklama yapılmamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, halkın doğruları bilmeye hakkı olduğunu kaydetti. CHP Genel Başkanı, olayın ardından televizyonlara çıkan bütün uzmanların olayın sabotaj olduğunu söylediklerini belirterek, “Hepsi bunun kazadan çok bir sabotaj olabileceğini ifade ettiler. Bir tek aksi görüşte olan uzman çıkmadı. Sayın Başbakan çıktı onları ‘ocağına ihanet ediyorsunuz’ diyerek ağır bir dille suçladı. Kaza diyene bir şey demiyor, sabotaj diyene haksızlıkla yüklendi. Vali, Belediye Başkanı hükümetin emrinde zaten, Orman Bakanı Veysel Eroğlu zaten hükümetin parçası. Onlar toplumu kaza varmış gibi algılamak ve beslemek istiyorlar.” ifadelerini kullandı.

“25 şehidin hesabını kim verecek?” diye soran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Hükümetin söylediğine güvenmiyoruz. Bu hükümet yalan üreten bir hükümettir, doğruları kendi halkından saklayan bir hükümettir. Yalan üzerine neredeyse ülkeyi savaş noktasına getiren bir hükümettir.”

Suriye’de Türk jetlerinin düşürüldüğünü Suriye tarafından öğrenildiğini, Uludere’de 34 kişinin öldürülmesinin ise ilk olarak yabancı ajanslardan öğrenildiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Onlar afrayla tafrayla gezmesini, halkın algılamasını değiştirmeyi iyi bilirler. Halkın önüne çıkıp hesap vermesini bilmezler. Biz hesap sormak istiyoruz.” dedi.

"BANA BİLGİ VEREN UZMANLARIN HEPSİ SABOTAJ DEDİ"

Ardından sabotaj açıklamasına değinen Kemal Kılıçdaroğlu, “Ben anamuhalefet partisi lideriyim, bana her yerden bilgi gelir, ben en yetkin insanları arar, konuşurum; 'nedir bu olay' diye. Nasıl medyaya çıkan uzmanlar sabotaj dediyse bana da bilgi veren uzmanlar ağırlıklı olarak sabotaj dediler. El bombası yere düşecekmiş de patlayacakmış. Askerlik yapan herkes bilir. Bana gelen bilgiler ağırlıklı olarak olayın sabotaj olduğu yönündedir. Hatta birisi bana yüzde 99 bile demiyorum 99,5 sabotaj dedi.” şeklinde konuştu.

"KAZA SÜSÜ VERİLEN RAPORU KABUL ETMEYİZ"

Hükümetin vermediği bilgiyi medyanın el yordamıyla bulmaya çalıştığını belirten Kılıçdaroğlu, medyada yer alan “mühimmat deposunda acemi askerlerin ne işi vardı” şeklindeki sorulara da Genelkurmay Başkanı’nın “acemi askerler orada değildi” şeklinde cevap verdiğini hatırlattı. “Acemi askerin olmadığı mühimmat deposundaki patlamanın nedeni nedir?” diye soran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Efendim araştırma yapılacak. Ama sizin kasa süsü verdiğiniz bir araştırma raporu çıkarsa biz bunu kabul etmeyiz. Kamuoyunda kimsenin kuşkuya düşmeyeceği bir raporla desteklenmesi lazım. Mühimmat depolarında kolay kolay patlama olmaz, oralar en önemli tedbirlerin alındığı yerlerdir. Üstelik bir değil iki patlama var. Doğruyu söylemeyen bir iktidar yalancı çoban durumuna düşer. Uludere’de halkı kandırdın, uçağımız düştü halka doğru bilgi vermedin. Bir kaygımızı, endişemizi dile getirdik bugüne kadar hiçbir uzman ne TV’lere ne gazetelere çıkıp kaza riski daha yüksektir demedi. Tümü ama tümü hangisine çıktıysa sabotaj riski daha yüksek dediler. Kazaysa o daha vahim zaten. Böyle bir şey olabilir mi?"

"PATLAMADA ÖLENLERİ SORUMLU İLAN EDECEKLER"

Hükümetin doğru dürüst bir açıklama yapması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “Bizim geri adım atacağımızı sanıyorlar. Medyayla birlikte sanıyor ki ana muhalefeti de susturacak. Biz doğru bildiğimizi söylemekten geri durmayacağız. Şehit olan erlerin tümünün hesabının verilmesi sorumlusunun ortaya çıkması lazım. Bu patlamadan sonra dünyadaki istifa örneklerini verdiler basında. Bizde istifa eden var mı? Hayır. Sorumluluk üslenen var mı? Hayır. Göreceksiniz patlamada ölen kişileri sorumlu ilan edecekler.” dedi. CHP Genel Başkanı buna örnek olarak da Adapazarı’ndaki hızlı tren kazasında makinistlerin suçlanmasını gösterdi.

Ülke yönetmenin, devleti yönetmek ciddi iş olduğunu, kararlılıkla, bilgi ve birikimle yönetildiğin, kızma veya bağırmayla yönetilmeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Söylediğimiz her sözün arkasındayız. Her söz ölçülmüştür, biçilmiştir, tartışılmıştır. Uzun süre konuşulmuş ondan sonra dillendirilmiştir. Biz AKP gibi boş konuşmayız, bir bildiğimiz var herhalde. Bir tek kişi bile söylediğimizin aksini söylememiştir.” diye konuştu.

"SANKİ AÇILAN DAVAYA ÇOK ÜZÜLECEĞİM"

Hakkında dava açılacak olmasını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Efendim dava açacaklarmış, açmazlarsa sanki çok üzüleceğim. Davayla mı korkutacaksınız beni? Sen korkabilirsin, unutma biz CHP’yiz, hiçbir CHP’li baskılara, şantaja boyun eğmez. Biz demokrasi, özgürlük savaşı, saydam bir hükümet savaşı veriyoruz. Halk bilgilensin istiyoruz. Ülkenin çocukları şunun bunun kararlarıyla ölmesin istiyoruz. Her şehidimizin saçının teli bile değerlidir bizim için, onların üzerine titremek bizim vazifemizdir.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, basın açıklamasının ardından gazetecilerden soru almadı.

(CİHAN)


11 Eylül 2012 Haberleri 1 2 3 4 5