Kendileri gibi düşünmeyenleri fişleyerek ajan ilan etmeye çalışmışlar

MALATYA - Malatya Özel Yetkili 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen Zirve Yayınevi'ndeki cinayetlere ilişkin yeni ek iddianamede, cinayetlerin faili olarak gösterilen örgütün, farklı düşüncelere sahip kişileri işbirlikçi, CIA, MOSSAD ajanı gibi göstererek fişlediği öne sürüldü.

Buna karşılık, örgütün, Türk ordusu içinde kendi düşüncelerini benimseyen gruba kendi menfaatleri doğrultusunda yasama ve yürütme organlarını lağvetmeyi, yerine kendi ideolojisine uygun bir yönetim tesis etme yönünde faaliyetlere giriştiği iddia edildi.

Örgütün, darbe için zemin hazırlama yolunda Atatürk'ün yolunu takip ediyormuş izlenimi vererek, 'hedef' kitle olarak belirledikleri kesim tarafından sempati ile karşılanmayı amaçladığı savunulan iddianamede, bu tavırlarını maske yaparak antidemokratik müdahalelerin gerçekleştirilmesine çalışıldığı savunuldu. 2002 yılında yapılan genel seçimlerden sonra 'Ergenekon' dökümanında belirtilen yöntemlerin tek tek uygulamaya konulduğuna dikkat çekilen iddianamede, “Mevcut meclisi ve hükümeti ortadan kaldırmak için her türlü yola başvurulduğu, bu çerçevede öncelikli olarak Cumhuriyet Gazetesi'ne el bombası attırıldığı, arkasından da Danıştay 2. Dairesi'nde görev yapan yüksek yargıçlara yönelik silahlı saldırı eyleminin gerçekleştirildiği, Danıştay saldırısından önce ve sonra da benzer olayların zincirleme bir şekilde devam ettiği görülmüştür. Eylemlerin amacı, zamanı ve yapılış tarzı dikkate alındığında, eylemlerin aynı merkezden yönlendirildiğine ve Ergenekon Terör Örgütünce yapıldığına dair ciddi şüphelerin bulunduğu görülmüştür. Özellikle Rahip Andrea Santoro, Hrant Dink ve Zirve Yayınevi cinayetlerinin işlenme süreçlerine ve nedenlerine bakıldığında; maktüllerden Rahip Andrea Santoro, Tilman E. Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel'in misyonerlik faaliyetleri yürüttüğü, cinayetler öncesi toplumun hassasiyetlerinin kaşındığı ve özellikle maktullerin hedef tahtasına oturtulduğu gözlenmiştir. Yürütülen tüm bu faaliyetler sonrası cinayetlerin peş peşe işlenmesiyle de ülkede biran önce iç çatışma, anarşi, terör ve kaos ortamı oluşturma, askeri müdahale için gerekli zemini hazırlama, mevcut yürütme organını yasa dışı yollarla devirme veya işlevsiz hale getirerek iktidardan uzaklaştırma amaçlarının hedeflendiği anlaşılmıştır. Zirve Yayınevi cinayeti sonrası, işlenen cinayeti başta AK Parti ve Fethullah Gülen cemaatine yıkmak için yürütülen dezenformasyon faaliyetleri işlenmiştir.” ifadelerine yer verildi.




(CİHAN)


22 Haziran 2012 Haberleri 1 2 3 4 5