Ömer Çelik: TÜSİAD partisini kursun karşımıza öyle çıksın

ADANA - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ömer Çelik, TÜSİAD'ın ekonomik bir sivil toplum örgütünden çok muhalefet partisi gibi davrandığını belirterek, "Madem öyle partilerini kurup öyle çıksınlar karşımıza." dedi.

Partisinin Yumurtalık ilçe kongresine katılan Ömer Çelik, hükümetin eğitim sisteminde çok ciddi ve önemli bir düzenleme yaptığını belirterek, TÜSİAD'ın bu düzenlemeye karşı koymasına bir anlam veremediklerini dile getirdi.

Çelik, "Bu düzenleme ile Batıda olduğu gibi çocuklarımızın istediği yaşta istediği eğitimi alması ve eğitim ortamına katılabilmesi söz konusu. Biz eğitim sistemindeki yanlışlıkların düzeltilmesi için yeni bir çalışma yapıyoruz. Tabii ki son tartışmaları izlediniz. Muhalefet partilerinin bu konuda söyleyecek hiçbir şeyleri yok. Onlardan cevap bile verebileceğimiz bir söz duymuyoruz. Bunların yaptıkları sadece hakaret ve iftiradır. Muhalefetten bir karşılık, tez ve argüman gelmediği için de bunlarla herhangi bir konuyu tartışmak mümkün olmuyor. Fakat enteresan bir durumdur. Son günlerde Türkiye’deki muhalefet boşluğunu, iktidar partisine muhalefet yapma boşluğunu TÜSİAD adlı kurum üstlenmeye başladı." dedi.

TÜSİAD'ın ne olduğunu açıklaması gerektiğini söyleyen Ömer Çelik, "Şimdi şunun bir açığa çıkması gerekiyor. TÜSİAD bir sivil toplum örgütü müdür, bir ekonomik baskı kulübü müdür, bir tehdit ve baskı kulübü müdür, bir siyasi parti midir. TÜSİAD kendisini her türlü eleştiriden münezzeh bir noktada görüyor. Seçilmiş hükümetlere yön verme, talimat verme yetkisini kendisinde görüyor. Bu gün adeta bir muhalefet partisi üslubuyla konuşuyor. Kendilerine bu açıklamalarından sonra cevap verdiğimiz zaman bu sefer bize baskı yapıyor diyorlar. Türkiye’de kimseye baskı yapıldığı yok. Tam tersine eskiden silahı olan baskı yapmaya çalışıyordu bu gün parası olanlar baskı yapmaya çalışıyor. Hükümet üzerinde vesayet oluşturmaya çalışıyor." diye konuştu.

TÜSİAD SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ GİBİ DAVRANMIYOR

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ömer Çelik, şöyle devam etti: "TÜSİAD’a şunu söylüyoruz. Sivil toplum örgütü isen sivil toplum örgütü gibi davran, siyasi parti isen partinin adını koy çık karşımıza. Hem siyasi parti kurma cesaretinde olmayacaksın sivil toplum etiketi altında bir siyasi parti görünümü sergileyeceksin. Buna da biz cevap vereceğiz. Ondan sonra çıkıp ‘Demokrasilerde görüş bildirmek dayatma ve baskı değildir” diyorlar. Sivil toplum örgütlerinin görüş bildirmesinde bir mahsur yok. Bunlar demokrasinin zenginliğidir demokrasinin kazanımıdır. AK Parti için de sivil toplumun korunması ve geliştirilmesi çok önemlidir. Seçim beyannamemizde de çok güçlü ifadeler vardır. Ama TÜSİAD bir sivil toplum örgütü gibi davranmıyor."

TÜSİAD'ın bir sivil toplum örgütü adı altında bir siyasi parti gibi davranmasından rahatsız olduklarını ifade eden Ömer Çelik, "Zannedersiniz ki iktidara bir şeyler söyleyecekler, iktidar da onların bu sözleri üzerine hemen hazır ola geçecek. Böyle bir şey yok arkadaşlar. TÜSİAD’ın geçmişten getirdiği kendi genetiği ile bir durum söz konusu. Nedir bu durum
Türkiye’nin demokratikleşmesi ile ilgili bir takım raporlar hazırlatırken esas TÜSİAD’ın hazırlaması gereken geçmişte sivil hükümetlerin devrilmesindeki rolü, TÜSİAD’ın Türkiye’nin sakat kalmasındaki rolü, TÜSİAD’ın Türkiye’deki özel sektörün güdük kalmasındaki rolü ve TÜSİAD’ın kendisiyle hesaplaşmasıyla ilgili bir rapor hazırlaması gerekir." şeklinde konuştu.

MECLİS KAPATILSIN DİYEN KİMDİ

1979 yılında Başbakan Bülent Ecevit’e karşı çık anların gazetelere ilanlar vererek, hükümeti düşürmeye çalıştıklarını anlatan Ömer Çelik, şu açıklamalarda bulundu: "Hükümeti düşürmek için harekete geçmiş bir sivil toplum örgütü dünyanın neresinde var. Ve çok enteresandır arkadaşlar, 12 Eylül faşist cuntası bu ülkenin üzerinden tank geçirirken, bu ülkeyi katlederken, bu ülkenin bütün kaynaklarını sömürürken, bu faşist cuntanın ihtilal yaptıktan sonra açılmasına ilk izin verdiği örgüt kimdir biliyor musunuz, TÜSİAD’dır. Niye, Türkiye’nin Amerika’da lobisini yapsın diye buna izin verilmiştir. Şimdi şunu soralım biz. Türkiye’nin siyasal tarihi bakımından darbe ve ihtilallerde, sözde muhtıra verildiği zaman TÜSİAD neredeydi arkadaşlar."

Çelik, "TÜSİAD Türkiye’nin demokratikleşmesi adına Türkiye’deki statükoya karşı hangi tavırları almıştır ki şimdi hükümete demokrasi dersi vermeye kalkıyor. TÜSİAD’ın her açıklamasında bir ama vardır. Önce açıklamasını yapar ardından ama diyerek hükümete sivil muhtıra vermeye kalkar. 28 Şubat döneminde TÜSİAD İstişare Konseyinin başındaki kişi Meclis kapatılsın diye demeç vermiştir. TÜSİAD önce bunlarla hesaplaşacak. Meclis kapatılsın demek millet iradesi yasaklansın demektir. Milletin elindeki hak ve özgürlükler gasp edilsin demektir. Elinde silah olanın yaptığı ile TÜSİAD’ın o zaman ki yaptığı farklı değildir." ifadesini kullandı.

28 ŞUBAT BİR SOYGUN OPERASYONUDUR

TÜSİAD'ın bir siyasi parti üslubuyla konuştuğu sürece gerekli cevabı alacağını vurgulayan Ömer Çelik, "TÜSİAD bir siyasi parti üslubuyla konuşuyor o zaman siyasi parti üslubuyla cevap almayı da kabul edeceksin. Bunu baskı ve dayatma olarak algılamayacaksın." dedi.

Çelik şöyle devam etti: "Bunlar geçmişten beri isterler ki Merkez Bankası başkanı onların istediği kişi olsun. Onların istediği kişiyi atamadığınız zaman içeride ve dışarıda Türkiye’nin imajını bozmaya çalışırlar. İçeride ve dışarıda Türkiye’nin imajını bozarak hükümetlere baskı yapmaya çalışırlar. 28 Şubat askerin yaptığı bir darbeden çok bir soygun operasyonudur. 28 Şubat dünyanın en büyük postmodern soygun operasyonudur. 28 Şubat’ta Türkiye’nin ekonomisinde kriz vardı. Türkiye soyulurken, sivil hükümete muhtıra verilirken TÜSİAD ne yapmıştır. Bunu açıklasınlar."

(CİHAN)


03 Mart 2012 Haberleri 1 2 3 4 5