İkinci amirallere suikast davası Poyrazköy ile birleştirildi

İSTANBUL - Amirallere suikast iddiasına yönelik açılan ikinci dava Poyrazköy davasıyla birleştirildi. Davanın bugünkü duruşmasında sanıklar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Deniz Cora ile Albay Ümit Metin ilk kez hakim karşısına çıktı. Savunmasında elde edilen delillerin sahte olduğunu savunan Cora, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç ve Eşref Uğur Yiğit’in tanık olarak dinlenmesini talep etti.
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanıklar Cora ve Metin katıldı. Kimlik tespitinin ardından sanıkların savunmasına geçildi. İddianamenin akıl ve mantığa uymadığını ileri süren Cora, “Bu iddianameyle, 36 yıllık başarılı bir mesleki yaşantısı olan mert ve sevilen bir adam suikastçı oldu.” dedi.
Suikast planladığı iddia edilen eski Deniz Kuvvetleri Komutanları Metin Ataç ve Eşref Uğur Yiğit’le görevi gereği birçok yerde birlikte çalıştığını anlatan Cora, “Komutanlarım ailelerinden çok beni gördüler. Oramiral Eşref Uğur Yiğit’e 1 yıl boyunca kurmay başkanlık yaptım. Komutanlara, bu kadar yakın çalışan birinin suikast planlaması mümkün müdür? Çalışmaktan zevk aldığım komutanlarıma mı suikast düzenleyeceğim? Kendilerine sorsanız en güvendikleri kişi olarak beni söylerler. Bu nedenle komutanlarımın tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum.” dedi.
İddianamede suçlandığı belgelerin imzasız, yazılı olmayan, dijital veriler olduğunu öne süren Cora, bunların sahte olduğunu savundu.
Emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen 373 sayfalık darbe günlüklerinin 3 yerinde adının geçtiğini ve bunların davayla hiçbir ilgisi olmadığını ifade eden Cora, “Savcılık 36 yıllık meslek hayatımı incelemiş ve layık olmadığım görev ve rütbede olduğumu düşünmüştür? Bu yüzden mi beni kaale bile alınmayacak belgelerle suçluyor? Eğer böyleyse 36 yıllık meslek hayatımı bir kez daha incelesin.” diye konuştu.
Suçlamaların tümünü reddeden Cora, tahliyesini ve beraatini talep etti.
Albay Ümit Metin de hayatı boyunca hiçbir yasadışı faaliyette bulunmadığını ve düzenlediği iddia edilen belgelerin hiçbirini de görmediğini savundu. Metin, “5 Mart 2011 tarihinde Balyoz soruşturması kapsamında aynı belgeler üzerinden ifade verdim ve tutuklandım. Bir insan aynı fiillerle iki ayrı mahkemede nasıl yargılanabilir. Kim bana bunu açıklayabilir?” dedi.
Savunmaların ardından görüşü sorulan duruşma savcısı, davanın birinci amirallere suikast davası ile hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesini talep etti.
Mahkeme aranın ardından aynı gerekçelerle davanın Poyrazköy ile birleştirilen birinci amirallere suikast davasıyla birleştirilmesine karar verdi. Birleştirilen davanın ilk duruşması Ocak ayında görülecek. Eski Deniz Kuvvetleri komutanlarının tanık olarak dinlenmesi talebinin ise sonra değerlendirilmesi kararlaştırıldı.

(CİHAN)


09 Aralık 2011 Haberleri 1 2 3 4 5