Kılıçdaroğlu: İzmir'i pazarlamak istiyorlar

İZMİR - İzmir mitinginde Türkiye’nin demokrasisinin kalitesinin bozulduğunu ileri süren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, demokrasinin Batı standartlarında olmadığını söyledi. Demokratik bir ülkede iktidarı eleştirdi diye bir milletvekili hakkında fezleke hazırlanmayacağını, ancak bu durumun Türkiye'de yaşandığını belirten Kılıçdaroğlu, “Bu bir demokrasi ayıbıdır. Kaldırın dokunulmazlıklarımızı, sizin kararınızla hapse girmek bizim için onurdur. Dünyanın hangi demokrasisinde parasız eğitim istiyoruz diyen gençler 17 ay hapis yatar? Ben de parasız eğitim istiyorum. Siz de istiyorsunuz. O zaman Recep Tayyip Erdoğan’e sesleniyorum; gel Gündoğdu Meydanı’na burada on binler parasız eğitim istiyor. Eğer yüreğin varsa, adaletin varsa, polisin varsa gel tutukla bakalım.” dedi.
Türkiye’de basılmamış bir kitap hakkında toplatma kararı verildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Basılmamış bir kitaba toplatma kararı veren bir yargı düzeni duydunuz mu? Toplatma kararı vereceksin, sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nde özgürlükler var diyeceksin. Sen çocuk mu kandırıyorsun? Askeri darbe dönemlerinde bile bu kadar baskı yoktu. Tabii yalaka medyadan tık çıkmıyor bunlar karşısında. Gazete patronları birer birer iktidarın önünde diz çöktü. Yalaka medyanın tek bir işi var o da CHP’yi eleştirmek."
Silivri’de Hitler benzeri bir toplama kampı bulunduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, iktidarı beğenmeyen hocaların, gazetecilerin, yazarların orada toplandığını söyledi. Türkiye’de iktidar yandaşı olanlara farklı, olmayanlara farklı muamele yapıldığını ileri süren Kılıçdaroğlu, “Yandaş gidecek sağlam raporu olacak doktordan. Yanında polis olursa beyefendinin huzuru bozulur. Kendi arabasıyla gider kendisi raporunu alır, sonra mahkemeye verir. Peki yandaş olmayan ne olur? Evi sabaha karşı basılır, polisler alır, kameralar önünde götürülür getirilir. Bu çifte standarda evet demeyeceğiz. Herkes için eşitlik istiyoruz.” diye konuştu.
Konuşmasında Deniz Feneri soruşturmasına da değinen Kılıçdaroğlu, dosya ile ilgili soruşturma açan 3 savcının adalet bakanı tarafından kovalandığını iddia etti. Kayseri Belediyesi’ndeki iddialara da değinen Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Başbakan’a rüşvet defterini gönderdik. Ne oldu? Bir taraftan Cumhurbaşkanı, bir taraftan Başbakan kefil oldu. Kendilerini siper ettiler. Bu ne demektir biliyor musunuz? Başbakan’ın yandaşı isen çal çalabildiğin kadar. Başbakan’ın yoldaşı isen soy soyabildiğin kadar. Başbakan’ın arkadaşı isen götür götürebildiğin kadar. Hiçbir şey olmaz, ne müfettiş ne savcı ne polis kimse gelmez. Sein görevin malı götürmek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni şu anda 80 tane denetçi denetliyor. Bu Cumhuriyet tarihinde ilktir. 80 değil 180 tane gönder, yetmezse 380 tane gönder, göndermezsen namertsin. Olmazsa sen de gel, sana da belediyede bir oda verelim, sen de denetle. Hiçbir CHP’li belediye hesap vermekten korkmaz, hesap vermeyi namus meselesi sayar. Merak ediyorum CHP’li belediyelerin ensesinde boza pişiriyorsun, peki senin belediyelerinde? Neden yolsuzluğu haksızlığı meşrulaştırıyorsun? İzmir’de belediyemize yapılan bir soruşturma değil AKP terörüdür. Gözümüz hep İzmir’in üzerinde olacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda hep namuslu insanlar oturacak.”
Belediyeye yönelik operasyonun İzmir’den intikam alma operasyonu olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, “Biz İzmirli'nin vicdanına güveniyoruz. Siz karar verin. Davul sizde, Sultan Süleyman da sizsiniz. İzmir’in kafelerinin kapatılmasını istemiyorsanız, özgürlüğü yaşamak istiyorsanız basacaksınız mührü, tadına varacaksınız. AKP’yi artık benden iyi tanıyorsunuz. Unutmayın, cehenneme giden yolların etrafı iyi niyet taşlarıyla çevrilidir. İstanbul’dan sonra şimdi İzmir’i pazarlamaya geldiler. İzmir’i almak istiyorlar. Bunun için İzmir’e bu kadar ahlaksızca saldırıyorlar, terör estiriyorlar. Bizi susturamazlar, teslim alamazlar, pes ettiremezler. Mücadeleye devam edeceğiz.” diye konuştu.

(CİHAN)


04 Aralık 2011 Haberleri 1 2 3 4 5