Yunanistan ve Rumlar, Türkiye'nin sondaj bölgesini merak ediyor

ATİNA - Türkiye ile KKTC arasında dün imzalanan Kıta Sahanlığını Sınırlandırma Anlaşması, mesaisinin tamamını ekonomik krizle mücadeleye ayıran Yunanistan’da kısa açıklamalarla geçiştirilirken, Kıbrıs Rum Kesimi ise art arda değerlendirmeler ile zor durumda kaldığını ortaya koydu.

Ekonomik krizle mücadelede 2011 yılında bütçe açığını azaltmada başarısız olan Yunanistan, AB, IMF ve Avrupa Merkez Bankası’ndan oluşan Troyka’nın yakın markajı sebebiyle zamanını ilave önlemler almaya ayırıyor. Dün açıklanan sert önlemlerin ardından muhalefet, sendika ve iktidar partisi içerisinde tepkiler tavan yaparken, Atina, dış politika önceliklerini belirlemede zorlanıyor. Atina, Türkiye ve KKTC’nin Kıta Sahanlığını Sınırlandırma Anlaşması atağını “geçersiz ve anlamsız” ifadeleriyle yorumladı.

Yunan basın-yayın organlarının ilk sayfalarını yeni önlemler işgal ederken, iç sayfalarda anlaşmaya ilişkin gelişmeler geniş şekilde yer aldı. Gazeteler, “Türkiye Ege’deki tahriklerini arttırarak, doğu ve orta Ege’deki Yunan kıta sahanlığının ve MEB’inin belirli bölgelerini reddediyor. Dün Ankara yeni bir NAVTEX 608/11 yayınlayarak, 22 ve 23 Eylül’de 07:00–21:00 saatleri arasında deniz tatbikatı gerçekleştireceğini açıkladı.”, “Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin “henüz” Kıbrıs aleyhinde önlemler almayacağını ifade etti ve uluslararası hukuk açısından var olmayan işgal kesimiyle “kara sularının belirlenmesine” ilişkin anlaşma imzalandığını açıkladı.” gibi haber ve yorumlarları sayfalarına taşıdı. Gazeteler, “Erdoğan-Eroğlu arasında imzalanan anlaşmadan sonra gündeme gelen soru, ‘anlaşmanın’ ne öngördüğü ve Türkiye’nin hangi bölgelerde arama çalışmaları yapacağıdır.” sorusunu öne çıkardı.

Erdoğan’ın Kıbrıs Rum Kesimi’nin sondaj çalışmasına başlamasını “Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konsey toplantısını sabote etmeye çalışmakla” suçladığını hatırlatan Ta Nea, Erdoğan’ın bu yaklaşımı ile bölgedeki gerginlik yumağına Yunanistan’ı da dahil etmeye çalıştığını öne sürdü. Gazete, diplomatik kaynağa dayandırdığı haberde, Ankara’da Ekim ayında yapılması öngörülen toplantının son gelişmeler sebebiyle “askıda” kaldığını yazdı.

To Vima gazetesinin internet sayfasında yayımlanan yorum yazısında ise Rumların, İsrail ve ABD ile yakın işbirliği ile başlattığı sondaj çalışmalarının, Rusya, Yunanistan, ABD ve İsrail tarafından desteklendiğini AB’nin desteğinin bunların yanındaki öneminin daha az olduğu kaydedildi.

Ankara'nın çok önemli jeo-politik ve ekonomik gücünü kaybetmeye başlaması sebebi ile saldırganlaştığı iddia edilen makalede, Erdoğan'ın büyük bir politikacı olmasına rağmen bölgedeki son gelişmelerle kanadığının kırıldığı ve yenilgilerin üstesinden gelmek için bir şeyler yapmak zorunda kaldığı ifadelerine yer verildi.
Yunanistan'ın ise ABD ve İsrail ile yakınlaşarak ciddi ve sakin bir tepki verdiği belirtilen yorumda, Yunanistan'ın Kıbrıs'tan (Rum) alacağı çok dersler olduğu ifade edildi.

Yunanistan'ın da Rumlar gibi aynı yolu izleyerek Ege ve Girit'in güneyinde benzer enerji anlaşmaları imzalayarak İsrail ve ABD ile işbirliğine gitmesi önerilen makalede, bunun tehlikeli olduğu ancak buna değeceği öne sürüldü.

RUM BASINI ANLAŞMAYI MANŞETTEN VERDİ
Rum Fileleftheros gazetesi, "Doğu Akdeniz'de Fırtına" başlıklı manşet haberinde, Ankara'nın korku ve tehdit ile gerginliği tırmandırdığını savundu.

"Tehditler boşlukta" başlıklı haberinde Haravgi ise Türkiye'nin tehditlerinin boşa çıkmaya başladığını yazdı. Simerini ise "Uluslararası Alanda Yalnız Kaldıktan Sonra Söylemi Değiştiriyorlar" başlıklı haberinde Türkiye'nin askeri tehditlerinde sonra siyasi oldu bittilere kalkıştığını yazdı.

HRİSTOFYAS VE YUNAN DIŞİŞLERİ BAKANI’NIN AÇIKLAMALARI
Bu arada dün New York'ta bir görüşme yapan Rum lider Dimitris Hristofyas ile Yunan Dışişleri Bakanı Stavros Lambrinidis, Türkiye ve KKTC arasında imzalanan anlaşmayı ele aldı. Yapılan açıklamalarda Yunan Dışişleri Bakanı Lambrinidis, anlaşmayı yasadışı, anlamsız, geçersiz ve Türkiye'nin Uluslararası Hukuk'tan uzaklaştığı şeklinde yorumladı. Türkiye'yi bölgede istikrarı bozmakla suçlayan Lambrinidis, Kıbrıs Rum Kesimi'ne tam destek verdiklerini söyledi.

Rum lider Hristofyas ise Türkiye'nin cevap olarak hayata geçirdiği eylemin bir tehdit olduğunu ve kabul edilemeyeceğini savundu. Hristofyas, BM Genel Kurulu'nda bugün yapacağı konuşmasında bu gelişmeyi kınayacağını söyledi.

(CİHAN)


22 Eylül 2011 Haberleri 1 2 3 4 5