Balyoz sanığı Tanyeri, 'kurban yolsuzlukluğu' davasında ifade verdi

İSTANBUL - Balyoz davasının tutuklu sanığı emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri, “Kurban bağışı kesim ihalelerinde yolsuzluk” iddialarına ilişkin dava kapsamında tanık sıfatıyla ifade verdi. Balıkesir'de yapılan kesimler sırasında heyet başkanı olduğunu söyleyen Tanyeri, kesimlerin usulüne göre yapıldığını ifade etti.
Emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Kurban bağışı kesim ihalelerinde yolsuzluk” iddialarına ilişkin dava kapsamında talimatla ifade verdi. Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirilen Tanyeri, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı. Tanık sıfatıyla ifade veren Tanyeri, 2009 yılında Mehmetçik Vakfı’nı temsilen Balıkesir’de yapılan kurbanlıkların kesimi sırasında heyet başkanı olarak bulunduğunu söyledi. Kurban kesimlerinin 3 gün sürdüğünü anlatan Tanyeri, “Üç gün boyunca kesimlerin başında bulundum. Heyette bulunanlardan birinin adını Yusuf olarak hatırlıyorum. Diğeri Tarkan’dı, personelimdir. Kesimler Entegre Et Tesisleri’nde yapılıyordu. Üç gün boyunca büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesimi yapıldı.” dedi.
Bu kesimlerin noter tarafından onaylandığını ifade eden Tanyeri, “Her gün kaç hayvanın kesildiğine dair ayrı ayrı tutanaklar tutuldu. Tüm kesimler bittikten sonra Noter tek tutanak düzenledi. Noter’in ayrıca her gün kesim tutanağı düzenleyip düzenlemediğini bilmiyorum.” diye konuştu.
Tesiste hayvanların makine ile kasap tarafından kesildikten sonra raylı sistem yöntemiyle her bölümde ayrı işlem yapıldığını anlatan Tanyeri, “Bu entegre tesis ile anlaşmadan önce kapasitesi belirlendi. Bu miktardaki hayvanları kesebileceği anlaşılmıştı. Bunun üzerine anlaşma yapılmıştı. Balıkesir’e götürdüğüm dosyamda 5 bin kişinin adı vardı. Kesimden önce büyükbaş 7 kişinin, küçükbaş işe 1 kişinin ismi okunuyordu. Örneğin koyun için 5 kişinin ismi toplu okunabiliyordu. Sonra 5 koyun kesiliyordu. Her kesimden sonra da vekalet sahibinin ismi işaretleniyordu ve kesilen hayvanların karşılaştırılması yapılıyordu. İşaretleme işini Yusuf Korkmazel yapıyordu. Hayvanları da sayıyordu. Üçüncü günün sonunda tüm kesimleri bitirdik. Karşılaştırma yaptık. Ayrıca her hayvana bir numara veriyor ve kaç kilo geldiğini tespit ediyorduk. Kontrollerini de yapıyorduk. Bu şekilde tüm vekalet sahiplerinin hayvanları kesilmiştir.” ifadelerini kullandı.
Vekalet verilip kesilmeyen hayvan olmadığını kaydeden, “Kesimler sırasında din görevlisi de bulunuyordu ve dini olarak da denetliyordu. Bildiklerim bundan ibarettir. Şunu da söylemek istiyorum. Hayvanların derileri de Türk Hava Kurumu’na kesim yerinde teslim edilmiştir.” dedi.
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşen davanın iddianamesinde, “vakıf veya dernek tüzel kişiliğini araç olarak kullanıp, dini inanç ve duyguları istismar etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçundan Mehmetçik Vakfı Genel Müdürü Emekli Tümgeneral Salih Güloğlu'nun 156 bin 334 defa, Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Mehmet Cengiz'in 6 bin 370 defa, LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Üstün Ezer'in ise 52 bin 10 defa ayrı ayrı cezalandırılmaları talep ediliyor. TCK'nın 158/1. maddesinin (a) ve (d) bentlerinde düzenlenen bu suç için 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Buna göre, Güloğlu'nun 1 milyon 94 bin 338, Ezer'in 364 bin 70 ve Cengiz'in ise 44 bin 590 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Güloğlu'nun ayrıca, "ihaleye fesat karıştırmak", Cengiz'in ise "özel belgede sahtecilik ve sahte özel belge kullanmak" suçlarından da cezalandırılmaları talep ediliyor.
İddianamede, 1 numaralı şüpheli olarak yer verilen Mahmut Ay’ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek", "ihaleye fesat karıştırmak", "edimin ifasına fesat karıştırmak", "resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak" ve "resmi belgede sahtecilik suçuna azmettirme" suçlarından cezalandırılması isteniyor.

(CİHAN)


05 Temmuz 2011 Haberleri 1 2 3 4 5