Güneş: Ligin ikinci yarısında oluşturulan hava hakem kararlarına etkili oldu

TRABZON - Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, ligin ikinci yarısında farklı bir hava oluşturulduğunu ve bunun da hakem kararlarına etkili olduğunu savundu.
Güneş, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde düzenlediği basın toplantısında sezonun değerlendirmesini yaptı. Güneş, şöyle konuştu: “Uzun süredir birlikte değildik. Susturulduk. Bugün konuşabiliyoruz. Ligin değerlendirmesini yaparken futbol adamı olarak geçen süreçten ders çıkarıp doğrular için ışık vermek istedik. Kendimizi sorgulamak, düzgün çalışmak için yanlışları ortaya koymak istedik. İlkeli, dürüst, keyif veren, keyif alan, fark yaratan bir takım olmak istemiştik. Futbola odaklandık. Kimseyi kandırmak istemedik. Kendimize ve başkalarına saygı gösterdik. Futbolun güzel bir oyun olduğunu bilerek keyif aldık. Hedefimiz vardı. Avrupa’da olmak, Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için yoğun çaba harcadık. Tutarlıydık. Taraftarımız da bizi destekledi. Oyuncu, teknik heyet, yönetim ve personel çok çalıştı. En iyi verimi almaya çalıştık. Avrupa’da Liverpool’a elendik. Kupada kaybettik. 82 puanla ikinci olduk. Daha iyisini yapabilirdik.” dedi.
Teknik, taktik, transfer ve medya ilişkileri ile hakemler konusunda kendilerinin de hataları olduğunu vurgulayan başarıl teknik adam, aşırı övgü ve yergiler ile dedikodularından da etkilendiklerini anlattı.
Objektiften uzak kalan bazı medya mensuplarının baskı ortamı oluşturduğunu ileri süren Güneş, “Rakip takım yayın organı gibi çalışanlar oldu. Hürriyetimi kaybettim ama cesaretimi kaybetmeyeceğim. Antrenörlüğü bırakacağımı öne çıkarmaya çalıştılar. Emeğe saygısızlık istemediğim yönündeki ifadeleri öne çıkararak sanki bir saldırı varmış ve kendimi savunuyormuşum gibi gösterildi. Üzerimize gelindi. Ben konuşsam da bir şey değişmeyecekti. Kamuoyu yanlış yönlendirildi. Hakeme rağmen maçı aldı demek, hakemlere rağmen şampiyon oldu demekle eşdeğerdir benim için. Her şeyi açık konuşuyoruz. Burada ne konuşursak konuşalım İstanbul’daki medya farklı aktaracaktır. Geçmişte paranın emeği yendiğini söylemedim. Para ile çok şey yapabilecek insanların farklı işler yaptığını söyledim. Ama farklı yorumlandı.” ifadelerini kullandı.
Lig içerisinde hakem hatalarında olduğuna dikkat çeken başarılı taktisyen, televizyon ekranından örnekler verdi. Güneş, şöyle konuştu: “Bugün bundan bugün kimse etkilenmez. Çünkü lig bitti, tatildeyiz. Hatalar hep oldu, olacaktır. Benzer pozisyonlarda çelişkili kararlar verildi. Baskı yapılması doğru değil, baskı yapanların yanına geçmek doğru değil demiştik. Ama oldu. Hakem atamaları rayından çıktı. Hatalardan çok baskı altında verilen kararlar etkili oldu. Cüneyt Çakır ismi kullanıldı. Bizim ofsayttan yediğimiz goller nedeniyle konuştuk mu? Peki basın konuştu mu? Orada biz puan kaybettik.”
Hakemlerin duygularıyla hareket ettiğini iddia eden Güneş, “Bunun adını koyamayız. Herkesin sorumluluğu var. Ben sadece bunun tarafsız medya tarafından değerlendirilmesini istiyorum. Ligin ikinci yarısında farklı bir hava oluşturuldu ve bu da hakem kararlarına etkili oldu. Ben bunu hakemler artık bizim lehimize kararlar versin diye söylemiyorum. Haksızlığı değil, düzensizliği ve kötü niyeti görüyorum. Kimseye saldırım olmadı. 3 Penaltı incelensin diyenler bir maçta 3 penaltı kazandı. Bunları irdelemem. Bunları konuşmam. Dikkatli olalım.” diye konuştu.
Kavgadan yana olmadıklarının önemle altını çizen Güneş, “Biz bu ülkenin insanıyız. Kavgadan yana değiliz. Kaybedip, kazanabiliriz. Mazeret üretmiyoruz. Çalışarak iş yapmak istiyoruz. Kimsenin kötü niyeti olmasın. Hata olabilir ama niyet önemlidir. İlk yarı 42, ikinci yarı 40 puan aldık. Rakip ilk yarı 33, ikinci yarı 49 puan aldı. Onlar da emek verdiler. İyisi ve kötüsüyle lig geride kaldı. Biz üzgünüz. Doğal karşılanmalı. İki şampiyon söylemine katılmıyorum. İkinci yarının başından itibaren bu kampanyayı yapan insanların bunu söylemesi daha acı. Kaos ortamını eleştirenler bunu yaratmamak için daha dikkatli olmalı.” dedi.
Transfer düzeninin önemli olduğunu dile getiren Güneş, “Transfer sistemi kulüpleri zor durumda bırakıyor. Zenginleri daha zengin yapıyor. Altyapıdan kadroya alınan futbolcuların formalitenin dışına çıkmasını istiyorum.” yorumunu yaptı.
Şenol Güneş, konuşmasının başındaki ‘susturulduk’ ifadesiyle neyi kast ettiğinin sorulyması üzerine, “Susturulmak şu; benim söylediklerim farklı aktarıldı. Bu da bir nevi susturulmaktır. Bunu yazanlardan biri Ercan Güven. “Bırakacağım” söylendi. Sonra üzerimize saldırıldı. Oyuncularımı istemediğim, güvensizlik havası yaratılmaya çalışıldı. 1996’da da bunu yaşadım. İşimizi yapalım dedik. Bu toplumda özellikle medya susturulmanın ne demek olduğunu bilen bir kesim olmasına rağmen tersini yapıyor.” cevabını verdi.

“BAŞBAKANIN TRABZONSPOR’A KARŞI OLUMSUZ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM”
Başarılı teknik adam, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Fenerbahçe Kulübü Başkanı ile görüşmesinin şampiyonluğu kaybetmelerinde etkin olduğu iddialarının hatırlatılması üzerini de, Başbakan Erdoğan’ın Trabzonspor’a karşı olumsuz olduğunu düşünmediğini söyledi. Seçimler olduğu için siyasi anlamda bu konulara girmeyi doğru bulmadığını dile getiren Güneş, “Ama o günkü durum şık bir durum değildi. Ben orada hata yapıldığını söylüyorum.” diye konuştu.
Güneş, o görüşmenin şampiyonlukta ne kadar etkisinin olduğunun oradan kimin ne aldığı, nasıl baktığına bağlı olduğunu ifade etti. Böyle yorumları doğru bulmadığını anlatan Güneş, “Ben teknik direktör olarak kazanma adına en iyisin yapmalıyım. O da en iyisini yapmalı. Çünkü bu konular farklı yorumlanacağı belli. Mesela bir ay sonra yap. Ama ben Başbakanın böyle bir düşünce ile yaptığına inanmıyorum. O durumu birileri hazırladılar. Çok iyi yaptılar ama. Bu konunun siyasete alet edilmesini doğru bulmuyorum. Belki onu da tuzağa düşürmüşlerdir.” değerlendirmesini yaptı.

“BEN İŞİME DEVAM EDİYORUM”
Güneş, gelecekle ilgili planları konusunda da şunları söyledi: “Ben işime devam ediyorum. Toplantıya gelirken de birçok değerlendirmede bulunuldu. Medya değerlendiriyor. İşime devam ediyorum. Takımdan sorumluyum. Biz samimi olmaya çalıştık. Şimdi de aynı. Trabzonspor’un yönetimi var, teknik heyeti var. Biz takımdan sorumluyuz. Benim tek sorumlu olmam için kulübün sahibi olmam lazım. Ben ailemden sorumluyum. Oyuncu alınacaksa söylerim, alınır alınmaz, para vardır, yoktur, o başka bir şey. Benim gücümün yettiğince olur. Olmazsa ne yaparsın, işimi yapmaya devam ederim.”
Selçuk ve Egemen’in büyük oranda takımdan ayrıldıklarına değinen Güneş, bunun bir kayıp olduğunu belirtti. Güneş, “Yeni bir olay değildir. Umut imza attığından beri eksikliğimiz o. Yönetime de söylüyorum. Bugüne geldikten sonra konuşmak yanlış. Kalabilirse kalsınlar. Tercih hakları oyuncunun eline geçince durum farklı oluyor.” dedi.
Güneş, Colman ve Jaja’nın Karabük maçının ardından kafileden ayrılıp ülkelerine gitmeleriyle ilgili de şu açıklamayı yaptı: “Colman’da herhangi bir sorunu yoktu. Bir kulüpsünüz. Bir yürüyüş sisteminiz var. Yapmamız gerekeni, oyuncularımızın rahatlığı ve huzuru için yapıyoruz. Lig bitince onları dağıtmamız doğru değildi. İkinci de olsa, şampiyon da olsak durum değişmezdi. Başlarken nasıl bir araya geliyorsanız, biterken de gelmelisiniz. Gitme, kalma, derdin neyse yarım gün fark eder. Hepsinin olumluydu konuşması. Olumlu olmasına rağmen gitmek istediğini menajeri söyledi, ‘Dönmeme ihtimali var. Transferi söz konusu’ dedi. Biletini almamıştı. Hepsi ayarlandı. Yolda tercümanımız Halil bana Jaja ve Colman’ın dönmek istemediklerini söyledi. Bende bu durumda yanlış yapacaklarını, arkadaşlarına saygısızlık olacağını ifade ettim. Ama gittiler. Belki birbirlerini etkilediler. Belki bir spekülasyondu. Belki tepki için gittiler. Jaja’yı kazanmak için mücadele ettik. İyi çocuk aslında. Özel sorunları var. Kendini kontrol etmekte sıkıntıları var. Aşama yapmazsa kendine yazık olur. Gelirse ne karar vereceğimizi sonra belirleyeceğiz. Maliyet olarak yüksek bir oyuncu.”
Şampiyonluk yarışında olurken de işleyişteki sıkıntıların yük olarak geldiğini anlatan başarılı teknik adam, “Türk oyuncularla anlaşmamız gerekiyordu daha önce. Onu yapabilseydik sorunumuz olmayacaktı. Diğer boşluklar yer değiştiriyor olacaktı. Büyük sıkıntımız var. Şampiyonluğu kaybetmemizin yanında kadromuz konusunda da sıkıntı doğdu. Telafi etmek için oyuncu alacağız. Uyum sorunu olacak. Transfer yönetmeliklerindeki kurallar da bizi zorluyor. Gidecek oyuncular da belli değil. Özellikle yabancılar konusu sıkıntılı. Hem oynamayıp, hem büyük para alıp hem de takımda kalmak sıkıntı. Eğer Jaja gidecekse sıkıntı. Eğer sıkıntılı bir oyuncuyu takım oyuncusuna dönüştürdüğümüzde başarılı oluyoruz. Bunu başarmak için de zaman gerekiyor. Yattara başlarda küsüyordu oynamadığında. Son bir ayda takımın genç oyuncusu gibiydi. Ama anlaştıktan sonra böyle oldu. Yattara’yı seviyoruz. Kalmasını da istedik. Son maçta kendisiyle de konuştum. Bir olumsuzluğunu görmedim. Ama ne kadar samimiydi bilmiyorum. Son maç öncesi kendisine ihtiyaç varsa oynatacağım dedim. Yoksa da 5 dakika da olsa oynatacağım dedim. Kafam karışık dedi. Devre arasında selamlamak istedi tribünleri. Ama sivil geldi nasıl olurdu. Sonra plaket verildi. Hafta içinde de veda etti. Selçuk ve Egemen oyuncu olarak son ana kadar her şeyi yaptılar. Hiçbir sorun yok. Toplu olarak bir yemek yiyip, daha huzurlu olmalıydık.” görüşlerini dile getirdi.
Güneş, takımda gelecek sezon devam etmeyeceği oyuncular olup olmadığı sorusana da, “Egemen ve Selçuk’un da kalmasını istemiştim. Özellikle Colman’ın kalmasını istemiştim. Son durumu biraz karışık. Belki kafası karışıktır. Yattara ile devre arasında konuşmuştum. Rakamla ilgili bir konu vardı. İki yıl daha devam edersin dedim. Olumlu bakmıştı. Sonra kararı değişti. Cale’nin kayınpederi menajeri. Durumunu söyledi. Geldiğimde de transfer olmak istiyordu. Kendisine yardımcı olabileceğimizi, kulüple konuşması gerektiğini söylemiştim. Yabancı konusu sorun değil. Biri gelir biri gider. Ama önemli olan onların buraya uyumu. Yerlide sıkıntı var. Selçuk ve Egemen gitmezse bir sorun yaşamayız.” cevabını verdi.
Güneş, alacakları oyuncu sayısının da gideceklerin durumuna bağlı olduğunu, yeniden bir yapılanmaya bile gitmelerinin gerekebileceğini söyledi.
İkinciliğin ekonomik olarak da oyuncu olarak da kendilerine zarar verdiğini belirten Güneş, “Keşke 60 puan alsaydık.” dedi.
Başarılı teknik adam, Fenerbahçe’nin şampiyonluğunun şaibeli olup olmadığını sorusunu ise, “Şaibe konusuna girmek istemiyorum. Yapabilirsen yap. Ortam izin veriyorsa yap. Mafya size kıyak geçiyorsa iyidir. Tanımıyorsanız kötüdür. Herkesin değişmesini istiyor ama siz değişmiyorsanız o zaman konuşmaya gerek yok. Cevap budur. Gücünüzü kötü kullanıp, iyiye karşı kötüyseniz size saygı duyarlar. Eğer gücünüzü tarafsız kullanırsanız sizi ezerler. İhaleyi kim alır. İşini iyi yapan mı yan gücü olan mı? Bunun cevabına herkes aynı cevabı veriyorsa bana bu konuda soru sormayın. Millet devlete, karı kocasına, çocuk babasına güveniyor ve sevebiliyorsa doğrudur. Ama kimse kimseye güvenmiyorsa irdelemenin anlamı yok. Hakem geliyor bana bir hata yapıyorsa o beni sevmediği için değil, kendini düşündüğü içindir. O yüzden ben hakemlere değil onlara etki edenlerin sıkıntı olduğunu söylüyoruz. Ben bunları yapamıyorum. Yapabilsem ben ben olmam.” şeklinde cevapladı.
Şenol Güneş, Fatih Terim’in Galatasaray’a dönmesinin de Türk futbolu adına güzel olduğunu ifade etti.




(CİHAN)

Güneş: Ligin ikinci yarısında oluşturulan hava hakem kararlarına etkili oldu Güneş: Ligin ikinci yarısında oluşturulan hava hakem kararlarına etkili oldu

25 Mayıs 2011 Haberleri 1 2 3 4 5