İSMMMO: Rekor kıran ihracatın şifresi ithalat

İSTANBUL - İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) hazırladığı Türkiye Dış Ticareti ve Eğilimler raporuna göre ihracata konu ürünlerin üretiminde kullanılan girdi ve hammaddenin büyük bölümünü ithalat oluşturuyor. Türkiye’de ihracat yapan 28 ana sektörden 16’sı net ithalatçı konumunda. Tarım ve hayvancılıkta dahi dışarıdan ürün alımı fazla.
İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan “Türkiye’nin net ihracatçı sektör sayısı, artmak yerine giderek azalmaktadır. İthalat bir karabasan gibi büyüyor.” dedi.
Türkiye 113,9 milyar doları aşarak rekor kıran ihracatıyla övünürken İSMMMO’nun 2000-2010 dönemini kapsayan Türkiye Dış Ticareti ve Eğilimler adlı araştırmasına göre dış satıma konu olan ürünlerin üretiminde kullanılan girdi ve hammaddenin önemli kısmı ithal kaynaklı. Kimi ihracat kalemleri dahi ekonomide çakma ihracat tanımına girebilecek türde.
Yahya Arıkan konu ile ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’nin dış satımda önemli aşamalar almış göründüğünü belirtip “Hakikatte sektörlerin ne kadar ihracatçı yapı ortaya koyduğu tartışmaya açık.” yorumunu yaptı. Devamlı olarak “İhracatın ne kadarı hakikat, ne kadarı çakma?” sorusunun dile getirildiğini aktaran Arıkan, rekor kıran Türkiye ihracatının önemli bir bölümünün ithalat kaynaklı girdilerden oluştuğunu vurguladı.
Güney Kore ve Macaristan’a helikoptere ihraç edildiğini anlatan Yahya Arıkan şöyle devam etti:
“Bundan sonra Türkiye’nin net ihracatçı sektörleri ile net ithalatçı sektörlerini iyi ayrıştırmamız gerekiyor. İhracat artışı ithalat artışını yakalayamıyor ve ihraç ürünlerin yıllar geçtikçe daha büyük bir kısmını üretimde kullanılan ithal girdiler oluşturuyor. Tarım ve hayvancılıkta bile artık net ithalatçı duruma gelmemiz dramatik”
Rapor, Türkiye’nin dünya ile olan ticaretinde ithalatçı yanı fazla bir ülke haline geldiğini belgeliyor. İhracatın ülke milli gelirine oranı yüzde 15-16 dolayında buna mukabil ithalatın oranı yüzde 25’ler seviyesinde. 2000’de 27 milyar dolar olan dış ticaret açığının geçen sene 71,5 milyar doları buldu. İhracat kalemleri içinde Türkiye’de tümüyle üretilmeyen alanlarda da dış satım yapılmış. Bu ürünler arasında helikopter, tomografi ürünleri, notebook, fotoğraf makinesi, dijital kamera yer alıyor. Söz konusu ekipmanların çok ufak bir bölümü üretim anlamında ihracat tanımına giriyor.

NET İTHALATÇI SEKTÖRLER
28 ana sektörden 16’sı net ithalatçı iken sadece12 sektör net ihracatçı konumunda. Türkiye Dış Ticareti ve Eğilimler adlı rapora göre büyüme için dış kaynakta sıcak parayı çekmek adına izlenen kur uygulaması ihracatı değil, ithalatı çekici kıldı. Bu da net ihracatçı sektörleri bile olumsuz etkileyerek onların net ihracatçı yanlarını aşındırdı. Raporda durum rakamlarla şöyle ifade ediliyor:
“Türkiye’nin 2005-2010 dönemi dış ticaret verileri, net ithalatçı sektörlerin 719 milyar dolarlık ithalat, 268 milyar dolarlık ise ihracat yaptı. Bu da sonuçta yaklaşık 451 milyar dolarlık net ithalat anlamına geliyor.”
İhracat sıralamasında otomotivden sonra ikinci sırayı alan ana metal sanayi sektörü aynı zamanda büyük ithalatçılar arasında. Ülke ekonomisinde TV setleri, elektrikli ürün ihracatının da önemli yeri olduğuna vurgu yapılan raporda, bu sektörlerde daha çok dış alıma gidildiği belirtiliyor. Buna göre; 2005-2010 arasında televizyon, haberleşme ürünlerinde sektörün net ithalatı 16 milyar dolara yaklaşırken elektrik makinelerindeki net ithalat da 15 milyar dolar civarında.
İhracatı ithalatı aşan sektörlerinin başında tekstil, giyim ile gıda ve cam-çimento-seramik sektörü geliyor.
İSMMMO raporuna göre net ihracatçı sektörler içinde otomotiv sanayi dikkat çekici bir görüntü veriyor. Türkiye’nin ihracatında ilk sırayı alan motorlu taşıtlar sektörü aynı zamanda en ithalatçı alt dallar arasında ancak yine de 2005-2010 döneminin tamamında sektör dış fazla veriyor. İncelenen dönemde 87 milyar dolarlık ihracata karşılık 83 milyar dolarlık ithalat yapan sektörün net ihracatı 4 milyar dolar dolaylarında.
İSMMMO raporunun sonuç bölümünde ise Türkiye’nin net ihracatçı sektör sayısının artmak yerine azalma eğiliminde olduğu tarım-hayvancılık, deri, ağaç ürünleri sektörlerinde artık net ithalatçı konumuna düşen Türkiye’nin en iddialı olduğu giyim-tekstil ve gıda-içecek sektörlerinde dahi son senelerde ithalatın süratlenmesi ile net ihracatçı konumunun aşındığı saptamasında bulunuluyor.
Reformların önemine değinilen değerlendirme bölümünde şunlar kaydediliyor:
“Türkiye’nin net ithalatçı ülke görünümünü, net ihracatçıya doğru bükmede, izlenecek döviz kuru politikası kadar, mümkün olan sektörlerde ithalatın zorlaştırılması, yerli üretimin korunması; ihracatçı sektörlere rekabet gücü kazandıracak reformların yapılması önem taşımaktadır. Daha ileri teknoloji kullanımı, markalaşma, etkin pazarlama tekniklerinin kullanımı ile ihracata dönük üretime enerji, altyapı temininde kolaylıklar sağlanması gerekmektedir.
İhracatı teşvik edici bir kur politikası, ithalata yönelmeyi önlerken, ithal edilen ürünlerin yerli üretimle ikamesi, üretim ve istihdam artışını olumlu yönde etkileyerek büyümeyi ve istihdamı daha sağlam zeminlere oturtabilir. Cari açık, yani ulaşmıştır. Bu ise sürdürülebilirliği mümkün olmayan ve ülke riskini büyüten, kırılganlıkları artıran bir orandır.”

(CİHAN)


17 Nisan 2011 Haberleri 1 2 3 4 5