Başbakan Erdoğan: Özgürlük adına konuşanlar, yavrularımızı okullara sokmadılar

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün özgürlük adına konuşanlar yavrularımızı okullara sokmadı." dedi. Erdoğan, başörtüsü meselesi yüzünden kendi çocuklarının da okula sokulmadığını ve bir baba olarak bunun çilesini çektiğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, Muş Alpaslan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'nde öğrencilere hitap etti.

Eğitim alanında yaptıkları icraatı anlatan Başbakan Erdoğan, iktidara geldiklerinde Türkiye'yi eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olmak üzere 4 temel alt yapı üzerinde yükselteceklerini söylediklerini anlattı.

Sekiz yıllık iktidarları döneminde 'Yeniden Büyük Türkiye'yi inşa etme adına çok önemli adımlar attıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Göreve geldiğimizde Muş'a bir üniversite sözümüz vardı. Onu başardık. Muş'un evladı o zor şartlar altında buradan Ankara'ya İstanbul'a niye gitsin. Biz, eğitimde hizmeti buradaki yavrularımızın ayağına getirelim istedik." dedi.

"Bu ülkede siyasetçinin ödettiği bedelin çok olduğunu'' ifade eden Başbakan Erdoğan, "Eğer siyasetçi bu yanlış olayların arkasında olursa o zaman biz doğruyu nasıl yakalarız." dedi.

"BİR MUM YAKAMAYANLAR, ÖĞRENCİYE, ÖZGÜRLÜKLERE SAHİP ÇIKTIKLARINI SÖYLÜYORLAR"

Bu ülkede, "Bir mum yakamayanların, öğrenciye, özgürlüklere sahip çıktıklarını söylediklerini" vurgulayan Erdoğan, bunların siyaset adına, batı toplumlarının geldiği o seviyelerden bugüne kadar ne getirdiklerini sordu.

Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama bu ülkede yıllarca özgürlükler adına konuşanlar, yavrularımızı okullara sokmadılar. Ben öyle bir babayım. Benim de yavrularımı okula sokulmadı. Bunun çilesini ben de çektim. Bu çileyi çeken bir insan olarak, şimdi aynı çileyi bu ülkenin evlatlarına biz çektirmek istemeyiz. İşte verilen mücadele bunun mücadelesi. İnşallah 12 Haziran'dan sonra yepyeni bir anayasanın adımlarını atacağız. Şu anda biz çağrımızı yaptık ve hazırlıklarımızı yapıyoruz. 12 Haziran'dan sonra oturup konuşacağız. Burada 1. derecede unutmayın eğitim var; özgürlükler var, daha ileri demokrasi var. Bunu başarmak zorundayız. Bugüne kadar sabrımızın arkasında yatan hep bu olmuştur; gerilim olmasın... Gerilim olmadan bunu yapalım. Bakın şimdi Muş Üniversitesi'nde buyurun başı örtülüsü başı açığı burada ne var? Kıyamet mi koptu? Yok!"

"Ama tüm akademisyenlerimiz, gösterdikleri anlayışla, bu yavrularımızın geleceğini aydınlattılar." diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ama yine aynı şekilde şu anda öyle üniversiteler var ki halen bakıyorsunuz direniyorlar. Ben de katılıyorum aslında, suç işliyorlar. Ama suç işlediğinin kararını verecek olan merciler, onlar da milletin maşeri vicdanında suç işliyorlar. Çünkü bugüne kadar onlar da ne yazık ki hakkı teslim etmediler. Hep yanlış kararlar verdiler.

Batıda gidip istediğin gibi okuyacaksın. ABD'de, Avrupa'da, Japonya'da her yerde okuyacaksın. Ama kendi ülkende okuyamayacaksın. 'Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya'... Böyle bir durum var. Ve tabii haklı olarak zaman zaman bize serzenişler oldu. Orada gözyaşlarımı içime akıttığım zamanlar çok oldu. Yabancı ülkelerin başbakanlarıyla konuştuğum zaman, onlar, 'Siz, hem böyle bir ülkesiniz. Halkınızın yüzde 99'u Müslüman. Sizin ülkenizde öğrenciler başı örtülü olarak okula gidemiyor? Bu nasıl oluyor?' diye sordukları zaman, biz cevap veremez hale düştük; ama sabırlıyız. Bu sabrın sonunda inşallah selamete ereceğiz diye düşünüyorum."

Erdoğan'a, konuşmasının ardından MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç tarafından dokuma halı hediye edildi.

(CİHAN)


18 Aralık 2010 Haberleri 1 2 3 4 5