"Kurban Bayramı'nda kronik hastalıkları bulunan kişiler dikkatli olmalı"

Mersin Sağlık Müdürlüğü Beslenme ve Diyet Uzmanı Züleyha Kaplan, Kurban Bayramı'nda beslenmenin önemli olduğunu söyledi.

Bayram ve takip eden haftalar boyunca yenilen etin günlük tüketilmesi gereken fazla miktarda protein ve kolesterol alınmasına neden olduğunu belirten Kaplan, "Et, vücudumuzun yapı taşı olan proteinlerin en önemli kaynağıdır. İyi kalite proteinin yanı sıra yağ, çeşitli mineraller (özellikle demir, çinko, fosfor, magnezyum) ve vitaminleri (özellikle B12, B6, B1 ve A vitamini ) de içerir. Bu yüzden günlük tüketilen fazla miktarda protein vücut tarafından kullanılamayan kısmı sonradan kullanılmak üzere yağ olarak depolanır." dedi.

Etin C ve E vitaminini içermediğini bu yüzden sebzelerle pişirilmesinin sağlıklı beslenme için gerekli olduğuna dikkat çeken Züleyha Kaplan, özellikle kronik hastalıkları ve risk grubunda olan kişilerin daha duyarlı davranmaları uyarısında bulundu.

Kalp ve koroner arter, şeker, tansiyon, mide, böbrek hastalığı gibi sağlık problemleri olan bireyler ile yaşlıların risk altında olduğunu hatırlatan Kaplan, şu bilgileri verdi: "Tüketilen fazla miktardaki protein sindirilmesi sonucu oluşan artıkların zararsızlaştırılması için karaciğerimiz daha çok çalışmaktadır. Gelen bu fazla yük kurban bayramı boyunca karaciğerimizi yormaktadır. Karaciğer tarafından zararlı maddelerden daha az zararlı olan maddelerin vücutta uzaklaştırılması için böbreklerimiz daha çok çalışmak zorunda kalmaktadır. Yine yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar hastalığı, diyabet, hipertansiyonu olan bireyler kurban bayramında, yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli. Kısıtlı miktarlarda tüketmeli, aşırıya kaçılmamalıdır."

Kurban bayramının yılda bir defa olmasından dolayı tüketilen fazla miktardaki etin vücuda hiçbir zararının olmayacağın düşünüldüğünü vurgulayan Kaplan, üstelik kurban bayramında kahvaltıyı etle yapan birçok kişinin bulunduğunu ifade etti. Kaplan, "Oysaki etler sindirimi zor olan besinlerdir. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk meydana getirir. Bu nedenle özellikle mide barsak hastalığı olan bireyler kurban etlerini hemen tüketmemeli. Buzdolabında birkaç gün beklettikten sonra, haşlama veya ızgarada pişirme yöntemiyle pişirerek tüketmeli." şeklinde konuştu.

UYGUN PİŞİRME YÖNTEMİ KULLANILMALI

Etlerin pişirilmesinde haşlama, ızgara gibi yöntemler tercih edilmesini, kızartmalardan kaçınılmasını öneren Züleyha Kaplan, çok yüksek ısıda uzun süre pişirme ve kızartma yöntemi çeşitli kanserojen maddelerin oluşumuna neden olabileceğini anlattı. Etlerin sebzelerle pişirilmesi veya sebzelerle tüketilmesinin demirin emilimini artırması açısından sağlıklı bir yöntem olduğunu bildiren Kaplan, şöyle devam etti: "Pişirilen etlerdeki görünür yağlar temizlenmeli, ilave yağ eklenmemelidir. Özellikle kuyruk yağı veya tereyağının et yemeklerinde kullanılmasından kaçınılmalıdır. Izgarada direkt olarak ateşe maruz kalan etler ve çok pişirilerek yanma noktasına gelen etlerde kanserojen maddeler oluşmaktadır. Bu kanserojen maddeler vücudumuzda serbest radikal oluşuma neden olarak hücre yapısında değişikliklere neden olur. Bu yüzden ızgarada pişirilirken etle ateş arasındaki uzaklık besini yakmayacak, kömürleşme sağlamayacak şekilde ayarlanmalıdır. Etlerin haşlanarak pişirilmesi sağlıklı olmasının yanı sıra, muhtemel parazitlerin insana geçmesini de büyük ölçüde engeller."

Barsak parazitlerinin yanında hayvan hastalıklarının insana geçmesi gibi istenmeyen sonuçların oluşmaması için veteriner kontrolünden geçmiş hayvan etlerinin tüketilmesini hatırlatan Kaplan, şunları söyledi: "Kurbanlık hayvanların güvenilir yerlerden ve kişilerden satın alınmasına dikkat edilmelidir. Tüketebileceğiniz kadarından fazlasını mutlaka sonradan kullanılmak üzere dondurucuda saklanılması gerekir. Etleri sonradan kullanılmak üzere hazırlanılmalıdır. Hazırlanan etler buzdolabı poşetinde tek kullanımlık olarak ayrı ayrı poşetlenmeli, – 2 ile – 4 derecede dondurucuda saklanılmalıdır. Dondurulan et çözdürüldükten sonra tekrar dondurulmamalıdır. Çünkü çözdürme sırasında et üzerinde mikro organizmalar üreyecektir. Bu et saklanıldığında diğer besinlerinde mikro organizma sayısı arttıracağı için besin zehirlenmesi riskine neden olacaktır. Derin dondurucuda saklanan etin, buzdolabının sebzelik kısmının üstüne konularak çözünmesi beklenebilir. Çabuk çözünmesi amacıyla uygulanan kalorifer, soba üzerinde çözdürme, oda sıcaklığında bekletme gibi sakıncalı yöntemler olduğu için uygulanmamalıdır."

(CİHAN)

 Kurban Bayramı'nda kronik hastalıkları bulunan kişiler dikkatli olmalı  Kurban Bayramı'nda kronik hastalıkları bulunan kişiler dikkatli olmalı

11 Kasım 2010 Haberleri 1 2 3 4 5