Gazi ile komutanın 'dolandırıcı gazi' kavgası mahkemelik oldu

Eskişehir'de alacaklıları tarafından kaçırılarak bir ahırda dövülüp kilitlenen Gazi Güven Yayla, şikayetçi olmak üzere gittiği karakolda, komutanın gazabına uğradığını iddia etti.

Karakol komutanının, teröristlerce girdiği çatışmada bir böbreğini kaybedip ayağından sakatlanan Gazi'ye hakaretler yağdırıp küfürler savurduğu, Gazilik rozetini de söküp almak istediği ileri sürüldü. Elbisesi yırtılan Gazi, yaşananlarla ilgili karakol komutanı ile bir Astsubay hakkında Cumhuriyet Savcılığı ile Jandarma Genel Komutanlığı'na şikayette bulundu. Karakol komutanı ise hakkındaki iddiaları kabul etmeyerek, Gazi'yi dolandırıcılıkla suçladı.

Van Başkale'de 1994 yılında teröristlerce girilen çatışmada aldığı kurşunla sağ bacağından sakat kalan ve böbreğini kaybeden Gazi Güven Yayla, kendisine olan borcunun bir kısmını ödemek isteyen Süleyman Töre ile 8 Kasım 2010'da Muttalip Köprüsü'nde buluştu. Töre, bu sırada sigara alıp geleceğini söyleyerek ortadan kayboldu. Bu esnada, senet karşılığı mal aldığı ve paranın bir kısmını ödediği Hasan Hüseyin, Mehmet Geyik ile soy ismini bilmediği Osman adlı şahıs, Gazi Yayla'nın yanına gelerek, diğer alacaklarını istedi. Ardından Gazi'yi araca bindirip Sakintepe Mahallesi'nde bir ahıra götürerek, burada bir süre dövüp, küfür ettikten sonra kapıyı üzerinden kilitledi. Gazi Yayla, cep telefonuyla durumu bildirdiği Jandarma tarafından kurtarılarak Muttalip Jandarma Karakolu'na götürüldü.

Gazi Yayla, burada Karakol Komutanı Binbaşı M.E. (Muammer Ergaş) ile soy ismini bilmediği M. (Mehmet) isimli Astsubay'ın sözlü hakaret ve küfürlerine maruz kaldı. İddiaya göre, Binbaşı M.E. ile Astsubay M., Gazi Yayla'ya, "Dolandırıcı, onursuz Gazi. Gazilik unvanına layık değilsin. Belgeni iptal ettireceğiz." diyerek hakaretler yağdırdı. Astsubay M. de mermiyi silahının ağzına vererek, masanın üstüne koyup, "senin gibi gazileri vurmalı" diyerek tehdit savurdu.

Yine iddiaya göre, kendisini kaçıranlardan şikayetçi olmasına rağmen doktor raporu almaya gönderilmeyen Yayla'nın yakasında bulunan 'Gazilik Rozeti' de zorla sökülmek istendi. Bu sırada Yayla'nın elbisesi yırtıldı.

Savcı'nın talimatına rağmen 3 saat fazladan karakolda tutulan Yayla, Cumhuriyet Savcılığına başvurarak, söz konusu Binbaşı M.E. ile Astsubay M. hakkında suç duyurusunda bulundu. Yayla, Jandarma Genel Komutanlığı'na da şikayette bulunarak her iki komutan hakkında soruşturma açılarak cezalandırılmalarını istedi.

''Onurumla oynandı.'' diyerek yaşadıklarına tepki gösteren Gazi Yayla, ''Ekonomik durumum kötü. Gazilik maaşım bile hacizli. Evet, borçlarım var. Bunları ödemeye çalışıyorum." dedi.

''Bu vatana hizmet ettim, böbreğimi, bacağımı verdim. Bu yapılanlar onuruma dokundu." ifadesini kullanan Gazi Yayla, şöyle devam etti: "Borçluyum diye, böyle hakaret edilmem kanıma dokundu. Bu yaşananların karşısında kendimi öldürmeyi bile düşündüm." diye ifade etti.

Yayla'nın avukatı Hamza Özçifci ise müvekkiline yapılan hareketin kabul edilemez olduğunu kaydetti. Müvekkilinin şikayet için gittiğini anımsatan Avukat Özçifci, "Kolluk görevlerinin görevi, kendilerine yapılan başvuruları ifade tutanağına geçirip ilgili makamlara bildirmektir. Mahkeme kararı olmadan kimse hakkında dolandırıcı veya şu veya bu diyemez. Bu ne etiktir ne de hukukidir." diye konuştu.

Hakkındaki iddiaları kabul etmeyen Binbaşı M.E.,Yayla'nın bir dolandırıcı olduğunu ve Gazilik unvanın kullandığını ileri sürdü. Binbaşı Yayla, şöyle dedi:

"O Eskişehir'in en büyük dolandırıcısı. 15-20 tane dolandırıcılığı var. Bu adam Gazilik unvanını kullanıyor. Kendisine gerekli uyarıları yaptık. Gitsin nereye şikayet ederse etsin. Biz onun Gazilik unvanının elinden alınması için gereken çalışmayı yapacağız."

(CİHAN)

Gazi ile komutanın 'dolandırıcı gazi' kavgası mahkemelik oldu Gazi ile komutanın 'dolandırıcı gazi' kavgası mahkemelik oldu

11 Kasım 2010 Haberleri 1 2 3 4 5