Ergenekon sanıklarının avukatları, söyleyecek söz bulamamaktan yakındı

Ergenekon davasının talepler bölümünde söz alan sanık avukatları, yargılama boyunca savunmaya ilişkin her şeyi söylediklerini belirterek, "Artık bu aşamada ne söyleyeceğimizi şaşırır hale geldik." diye konuştu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasının öğleden sonraki bölümünde de sanıkların taleplerinin alınmasına devam edildi. Mesleğe başlarken Oktay Ekşi, İlhan Selçuk, Uğur Mumcu gibi yazarlara öykünerek onlar gibi olmak istediğini anlatan tutuklu sanık Mustafa Balbay, "Ben de katıksız bu ülkenin temel değerlerine saygısızlık etmeden her iktidarı eleştirdim. Tansu Çiller'i de, Mesut Yılmaz'ı da, Bület Ecevit'i de eleştirdim. 8 Ankara temsilcisinin katıldığı Tekel'in özelleştirilmesine ilişkin bir toplantıda Bülent Ecevit 'hepinizi ikna ederim ama Balbay'ı ikna edemem' dedi. AKP iktidarına karşı da gazeteci olarak anlayışım neyse, neyi düşünüyorsam onu söyledim. İddia makamının 'şu köşe yazısı darbecidir' diye hiçbir yazım yok." diye konuştu.

Halen 700 gazeteci hakkında 5 bin soruşturma olduğunu anlatan Balbay, "Ama bir kısım medya saldırı özgürlüğü, iftira özgürlüğü istiyor. Medyamızı da kendine çekidüzen vermeye çağırıyorum." şeklinde konuştu. Gazetecilik yaşamı boyunca "Nereden gelirse gelsin terörün her türlüsüne karşı." olduğunu söyleyen Balbay, "Bir terör saldırısı sonucu yitirdiğimiz Uğur Mumcu'nun köşesinde yazıyorum. Oda komşum bir terör saldırısında yaşamını yitiren Ahmet Taner Kışlalı idi. Her şeye hazırdım ama terörist' suçlamasına hazır değildim." dedi.

Toplam 24 kitabının sonuncusunu cezaevinde yazdığını söyleyen Balbay, "Hapishane koşullarında canımın son damlasına kadar yazacağım. Burası esir evi değil eser evi. Rıfat Ilgaz, Nazım Hikmet, Aziz Nesin'in yaşadıklarının tarihte kalmasını isterdim. En az üç kitaplık malzemem birikti." diye konuştu.

Savunması ve çapraz sorgusu 9 Kasım 2010 tarihinde tamamlanan tutuklu sanık Albay Cengiz Köylü de, Mehmet Bora Perinçek'i tanımadığını söyleyerek, "Kaldı ki Harp Akademileri'nde ders verecek kişileri Genelkurmay belirler. Benim böyle bir yetkim yok." ifadesini kullandı. Köylü'nün avukatı Hasan Gürbüz ise, müvekkilinin Bora Perinçek ile ilgili sözlerinin medyada yanlış aksettirildiğini savundu.

Sanıkların taleplerini sunmalarının ardından avukatların taleplerine geçildi. Tutuklu sanık avukatları, yargılama sürecinde yaptıkları taleplerinde savunmalarına ilişkin her konuyu dile getirdiklerini belirterek, artık söylenecek bir şey kalmadığından şikayet etti.

(CİHAN)


11 Kasım 2010 Haberleri 1 2 3 4 5