Başbakan Erdoğan: GAP'la bölgenin 4 bin yıllık kaderini değiştirdik

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye genelinde tarımdaki iyileşmelerle paralel GAP'ta da azımsanmayacak gelişmelerin yaşandığını söyledi. GAP Eylem Planı kapsamında bölgenin 4 bin yıllık kaderini değiştirme noktasında önemli adımlar attığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, Fırat ve Dicle suyunu kilometrelerce öteye taşıyarak ezeli susuzlukları giderdiklerini anlattı.

Başbakan Erdoğan, Harran Üniversitesi (HRÜ) İktisat Fakültesi Senatosu tarafından kendisine fahri doktora unvanı verilmesi dolayısıyla düzenlenen törende konuştu.

Başbakan Erdoğan, GAP kapsamındaki çalışmalarını şu şekilde anlattı:

"Binlerce yıldır başına buyruk akan Fırat ve Dicle'nin azgın sularına artık gerdanlıklar takıyoruz; o nehirlerden aldığımız suyu kilometrelerce öteye taşıyor ve bu toprakların ezeli susuzluğunu gidermenin mücadelesini veriyoruz. İlk adımı 1936 yılında atılan GAP'ta biz 2008 yılındaki eylem planını açıkladığımızda sulama noktasında hedefin sadece yüzde 15'i gerçekleştirilmişti. Eylem Planı kapsamında biz bunu 2 yıl içinde katladık ve yüzde 28'e taşıdık. Sadece Şanlıurfa'da bizim dönemimizde 66 bin hektar tarım arazisi böylece su ile buluşmuş oldu. Enerji projelerinde yüzde 78 seviyelerindeyiz, bunu da yüzde yüze çıkarma gayreti içindeyiz."

"GAP BİTTİĞİNDE BİR MİLYON 820 BİN HEKTAR TARIM ARAZİSİ SUYA KAVUŞACAK"

Başbakan Erdoğan, GAP'ın bölgeye çok yönlü katkı sağlayacağını vurguladı.

GAP'ın tamamlanması ile bölgede yüksek derecede toprağın su ile kavuşacağını dile getiren Erdoğan, GAP'ın sadece sulama faydası olarak mili ekonomiye 2,1 milyar dolar katkısının olacağını kaydetti.

Erdoğan, şunları kaydetti: "Şu anda Türkiye'de üretilen enerjilerin yüzde 50'sini GAP barajları üretiyor. Bütün projelerimiz tamamlandığında 7'si Fırat, 6'sı Dicle üzerinde olmak üzere 13 baraj inşa edilmiş olacak. GAP kapsamında bu illerde 1 milyon 820 bin hektar tarım arazisi suya kavuşacak. GAP tamamı ile bittiğinde sadece sulama faydası olarak mili ekonomiye 2,1 milyar dolar seviyesinde olacak. GAP sadece sulama ve enerji ile ilgili değildir. Bölgenin sosyo-ekonomik durumunun değişmesi için de; eğitimden sağlığa, ulaştırmadan kültür mirasının korunmasına kadar geniş bir yelpazede yatırımlar yapacağız."

"HARRAN ÜNİVERSİTESİNDEN FAHRİ DOKTORA UNVANI ALMANIN AYRICALIĞI VAR"

Erdoğan, Harran Üniversitesi tarafından şahsına tevdi edilen fahri doktora payesinden dolayı büyük bir heyecan ve memnuniyet duyduğunu da ifade etti.

Erdoğan, gerek yurt içinden gerekse yurt dışından birçok üniversiteden şahsına birçok doktora unvanları verildiğini; bunların her birinin kendisinin nezdinde farklı hatırları bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

''Her birini gururla taşıyorum. Ancak adı tarih boyunca bilimle anılan, hatta dünyadaki ilk üniversitenin kurulduğu yer olarak kabul edilen Harran Üniversitesi'nden bu payeyi almak beni ayrıca heyecanlandırıyor, duygulandırıyor. Bundan dolayı üniversite senatosuna şükranlarımı sunuyor, bu payeyi nefes alıp verdiğim sürece büyük bir gururla taşıyacağımı ifade etmek istiyorum."

Bu toprakların tarihte ilk kez tarımın yapıldığı topraklar olarak anıldığını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

''Bildiğiniz gibi Anadolu topraklarında kurulan kadim medeniyetlerden bir tanesi de Hitit devletidir. Hitit medeniyeti de tarıma dayalı bir kültür üzerine inşa edilmiştir. Hititler üzerine araştırma yapan yabancı bir bilim adamının 1970'lerde kaleme aldığı kitabındaki şu tanımlamasını ben biraz da içim burkularak sizlere aktarmak istiyorum. Diyor ki bilim adamı, 'Hititler'de tarımın nasıl yapıldığını anlamak için bugünün Anadolu köylerine bakmak, yeterli olacaktır'.

Bunu milli duygularla, bu hassasiyet ve refleksle hemen reddetmek elbette mümkün değil. Hititler, milattan önce 2000 yıllarda bu topraklarda yaşamışlardır. Bundan 20-30 yıl öncesinde tarım nasıl yapılıyorsa, 4 bin yıl öncesinde de aynı yöntemin, tarzın, araçların kullanıldığını tahmin etmek güç değil. Yeni nesil pek fazla tanımıyor ama bizim neslimiz tırpanı, orakı, kağnıyı çok iyi hatırlıyor. Bir veya iki öküzün gücüyle toprağı süren karasaban öyle inanıyorum ki son birkaç yüzyılın değil, son birkaç bin yılın hatta belki de son 8 bin yılın tarım aracıdır. Karasaban belki tekerlek icat edildiğinde de vardı. Maalesef uzaya da çıkıldığında da bir tarım aracı olarak varlığını idame ettirdi ve ediyor.''

"BÖLGEDEKİ ÜNİVERSİTELER HERKESTE BİR UMUT IŞIĞI DOĞURMUŞ DURUMDA"

Başbakan Erdoğan, son 8 yıl içinde 78 yeni üniversite kurduklarını da hatırlatarak, son olarak çevre illerde kurulan üniversitelerin umut ışığı doğurduğunu ifade etti.

Erdoğan, üniversitelerin büyüyerek bölgeyi bilim merkezi haline getireceklerini kaydetti. Üniversitelerin ufku genişlettiğini dile getiren Erdoğan, yüksek puan alarak Muş Alparslan Üniversitesi'nde okumayı tercih eden başörtülü kız öğrenciyi anımsattı.

Başbakan Erdoğan, ''Üniversite sadece öğrencisiyle değil tüm camiasıyla sorgulayan ve her zaman daha iyiye ulaşmanın mücadelesini veren kurumdur. Üniversite aynı zamanda özgürlüktür, evrensel değerlerdir." dedi.

Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Biz şunu biliyoruz, üniversite öğrencisi sorgular, araştırır, hakikatin peşinde koşar. Üniversite sadece öğrencisiyle değil tüm camiasıyla sorgulayan ve her zaman daha iyiye ulaşmanın mücadelesini veren kurumdur. Üniversite aynı zamanda özgürlüktür, evrensel değerlerdir.''

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından Morfoloji binasını da hizmete açtı. Açılıştan sonra Erdoğan, Şanlıurfa'dan ayrıldı.

(CİHAN)


31 Ekim 2010 Haberleri 1 2 3 4 5