Öfke düzeyi yüksek gençler yaşlı bireye karşı negatif tutum içinde

Sürekli öfke düzeyi yüksek ve öfke kontrol düzeyi düşük olan öğrencilerin yaşlı bireyin aile yaşamı içerisinde olmalarına karşı negatif tutum içerisinde oldukları belirlendi.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Sağlık Yüksekokulu'nca üniversite öğrencilerinin yaşlı istismarıyla ilgili düşünceleri ve inanışları ile sürekli öfke ve öfke tarzı arasındaki ilişkisinin belirlenmesine yönelik anket çalışması yapıldı. Ankette üniversitenin fakülte ve yüksekokullarından rastgele seçilen 193 öğrenci araştırma kapsamına alındı. Yaş ortalaması 21 olan öğrencilerin çoğunluğunu kızlar oluşturdu.

Ankete katılanların yüzde 90.7'si 'yaşlıya şiddet yalnızca fiziksel olduğu zaman zararlıdır' cevabını verirken yüzde 93.8'i de aile bireylerinin birbirine karşı duydukları sevgi ve bağımlılığın aile içi şiddeti affettireceğini belirtti. Öğrencilerin yüzde 86.5'inin yaşlıya hizmet vermede isteksiz davranmanın bir ihmal şekli olduğu görüşünü ifade ederken, yüzde 91.7'si de yaşlı bakımı için ilk olarak ruhsal gereksinimin ele alınması düşüncesini benimsediklerini kaydetti.

Çalışmada yaşlı bireyi aile yaşamı için bir engel olarak gören öğrencilerin sürekli öfke puan ortalaması 23.47, öfke kontrol puan ortalaması ise 20.52 olarak tespit edildi. Anket sonucunda sürekli öfke düzeyi daha yüksek ve öfke kontrol düzeyi daha düşük öğrencilerin yaşlı bireyin aile yaşamı içerisinde olmalarına karşı negatif tutum içinde oldukları saptandı.

Araştırmayı yürüten SAÜ Sağlık Yüksekokulu'nda görevli öğretim üyesi Yrd. Doç.Dr. Ayşe Sayan, son yıllarda yaşlı nüfusun hızlı artışı, aile yapısı ile sosyo kültürel değişimler ve kötüleşen ekonomik koşulların yaşlı istismar ve ihmalini gündeme getirdiğini söyledi.Yaşlı istismarını etkileyen sosyal faktörler incelendiğinde yaşlı, yaşlılık ve yaşlanmaya yönelik düşünceler, negatif tutumlar, bireyin etnik ve kültürel durumunun etkili olduğunu vurgulayan Sayan, "Bireyin öfke yaşantısının ifadesi ve kontrolüne yönelik davranışlarında yaşlı istismarının algılanmasını etkileyebileceği düşünülüyor. 21'nci yüzyılın gençleri daha uzun yaşayan ancak, multipl hastalıkları olan bir yaşlı popülasyonu ile karşı karşıya kalacaklardır. Bu nedenle gençlerin yaşlılığa bakış açısı önem taşıyor." dedi.

(CİHAN)


24 Ekim 2010 Haberleri 1 2 3 4 5