"Küresel güçlerin Ortadoğu'dan çıktığı dönemde Türkiye'nin ana ekseni Ortadoğu olmamalı"

Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi (TÜRKSAM) Başkanı Sinan Oğan, küresel güçlerin Ortadoğu'dan çıkıp Orta Asya ve Güney Asya eksenine doğru ilerlediği dönemde Türkiye'nin dış politikasında ana eksenin Ortadoğu olmaması gerektiğini söyledi.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nce Esentepe Kampüsü'ndeki Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 2. Uluslararası Mavi Karadeniz Kongresi'nin açılışında konuşan Oğan, küresel güçlerin Asya, Karadeniz ve Ortadoğu'daki politikalarını değerlendirdi.

Küresel gücün merkezinin Atlantik Bölgesi'nden Asya Pasifik Bölgesi'ne doğru kaydığını ifade eden Oğan, buna paralel olarak da ABD'nin gücünü devamlı kılabilmek için ağırlık verdiği coğrafyanın siklet merkezinin de değiştiğini dile getirdi.

ABD'nin Irak batağına saplanması sebebiyle Ukrayna, Gürcistan ve Orta Asya'daki devrimlerden fazla netice çıkaramadığını kaydeden Oğan, Rusya'nın karşı atağa geçtiğini gördüklerini belirtti.

Gürcistan'da başarılı olamayan Rusya'nın Ukrayna ve Kırgızistan'da başarılı olduğunun söylenebileceğini anlatan Oğan, "Eskiden Karadeniz bölgesinin Rusya için tamamen bir NATO gölü olması ihtimali söz konusu iken bugün Rusya'nın Karadeniz bölgesinde yeniden eski gücüne kavuşmaya başladığını görmekteyiz." diye konuştu.

Karadeniz Bölgesi'nin eski tabirle Amerika - Rusya rekabetine sahne olan bir bölge olmadığını ifade eden Oğan, şunları söyledi: "Rusya değişiyor, Rusya'nın klasik anlamda eskilerde konuştuğumuz Amerika, Rusya rekabetinin yavaş yavaş geride kaldığı konuşulabilir. Elbette burada hangi Rusya diye konuşulabilir. Putin'in Rusyası mı? Medvedev'in Rusyası mı? Çünkü Rusya'da da bu anlamda bir ayrışma var. 2012 seçimlerinde Putin yeniden aday olur ve Putin'in Rusya'sı devam ederse bu taktirde Rusya ile batı arasındaki yakınlaşma yavaşlayacaktır ama yine devam edecektir. Medvedev'in Rusya'sı devam edecek olursa bu taktirde Rusya ile batı arasındaki yakınlaşmanın çok hızlı bir şekilde başlayacağını ve devam edeceğini söyleyebiliriz."

Artık eski Karadeniz'den ve eski dünyadan bahsetmenin mümkün olmadığını kaydeden Oğan, dünyanın yeni bir alana doğru gittiğini söyledi.

ABD'nin artık stratejik alan değişikliğine gittiğini, dünyada genel olarak güç dengelerinin başka bölgelere kaydığını gördüklerini belirten Oğan, "Karadeniz Bölgesi değişiyor, coğrafya değişiyor. Sistematik olarak dünyanın siklet merkezi Ortadoğu'dan başka bir coğrafyaya kayıyor. Bu coğrafya neresidir? Kanaatimce bu coğrafya artık daha yukarıda, Çin'i çevreleyen Orta Asya ve Güney Asya hattıdır. Çünkü dünyadaki güç dengeleri Atlantik Bölgesi'nden kayarak Asya Pasifik Bölgesi'ne doğru gidiyorsa siz de küresel bir güç ve mevcut küresel güçle yarın devam edecek küresel güç adayı olarak bunun tedbirlerini almak durumundasınız. Dolayısıyla yükselen Çin'e karşılık dünyanın gidişatını iyi değerlendirmek ve buna paralel olarak Karadeniz bölgesindeki yeni anlayışı, yapıyı görmek durumundayız." dedi.

"IRAK, AMERİKA İÇİN TAM ANLAMIYLA BATAKLIĞA DÖNÜŞTÜ"

Irak'ın Amerika için tam anlamıyla bir bataklığa dönüştüğünü savunan Oğan, Amerikanın diğer küresel güçlerin dolaylı etkisiyle saplandığı Irak bataklığının dünyanın diğer bölgelerine özellikle de Orta Asya bölgesine bilgi ve kaynak aktarmasına engel olmaya başladığını ifade etti. Bu durumun Rusya ve Çin başta olmak üzere bölgesel ve küresel güçlerin işine yaradığını kaydeden Oğan, yükselen Çin tehdidi ve Afganistan'daki istikrarsızlığı giderme adına bölgede yeni bir yapılanmanın oluşturulmasına giden ABD'nin 2006 yılında büyük Orta Asya ve Güney Asya projesini hayata geçirdiğini vurguladı.

"TÜRKİYE ORTADOĞU'YA GİRMEYE ÇALIŞAN BİR GÜÇ GÖRÜNÜMÜNDE OLMAMALI"

Küresel güçlerin Ortadoğu'dan çıktığı bir dönemi yaşarken Türkiye'nin bugün Ortadoğu'ya girmeye çalışan bir güç görünümünde olduğuna dikkati çeken Oğan; "Küresel güçler Orta Asya ve Güney Asya eksenine doğru yavaş yavaş ilerlerken Türkiye bugün Ortadoğu'ya girmeye çalışan bir güç görünümündedir.Türkiye'nin dış politikasının son iki senesini gözünüzün önüne getirin. Konuştuğumuz en önemli konular dış politikada İsrail, Filistin ve Ortadoğu sürecidir. Halbuki bu coğrafyada önümüzdeki 20 yıla bir pencere açacak olursak, bu coğrafya çatışmaların yaşandığı, terör faaliyetlerinin olabildiğine devam ettiği, askeri darbelerin sıkça yaşandığı bir cografya olarak karşımıza çıkacak. Zamanında Rusya Savunma Bakanı Sergei Ivanov'un sözü vardı, ''Demokrasi bir tarladan çıkarılıp öbür tarlaya ekilecek patates değildir' ABD de bunu gördü. Demokrasinin Ortadoğu'ya kolay kolay gelmeyeceğini gördü. Peki Amerika fark etmiştir, Türkiye bunun farkında mıdır? Bunu çok zannetmiyorum. Karadeniz yükselen bir güçtür. Türkiye Karadeniz'i konuşmuyor, bütün dünya Karadeniz'i, Kafkasya'yı, Orta Asya'yı, Güney Asya'yı konuşuyor.Tacikistan'da iç savaşa doğru gidiliyor. Afganistan meselesi Pakistan sorunu haline dönüştü. Pakistan'da ciddi bir etki alanı kazandı. Afganistan sorunu kuzey Kafkasya'ya kadar gelme ihtimaline sahiptir. Buradan Türkiye'yi etkileme ihtimaline sahiptir."

Dünyanın merkezinin Ortadoğu'dan Orta Asya'ya ve Karadeniz hattına doğru kaymasının Türkiye'yi ister istemez bu bölgeye doğru sevkettiğine işaret eden Oğan; "Maalesef Türkiye bugün bu bölgede değildir. İçerideki meseleleri bir tarafa bırakalım, elbette ki Ortadoğu'da olalım. Ancak Türkiye'nin dış politikasının ana ekseni Ortadoğu olmamalıdır. Ortadoğu Osmanlının bakiyesidir. Elbetteki oraya sırt çevirmeyeceğiz ama dış politikanın ana ekseninin neresi olduğu önemlidir. Amerikanın bile dış ekseni Ortadoğu'dan Karadeniz, Kafkasya, Orta Asya hattına kayıyorsa, Rusya yeniden bu coğrafyada Amerika ile anlaşıp ekonomik ve siyasi etkinliğini bir şekilde yeniden sağlamışsa, bütün dünya bu coğrafyaya doğru gidiyorsa, bizi herkesin terk ettiği sorunlu bir coğrafyaya adeta bekçi gibi dikmelerinin doğru olmadığı kanaatindeyim." şeklinde konuştu.

(CİHAN)

 Küresel güçlerin Ortadoğu'dan çıktığı dönemde Türkiye'nin ana ekseni Ortadoğu olmamalı

11 Ekim 2010 Haberleri 1 2 3 4 5