Başbakan Erdoğan, enerji dağılımında adalet ihtiyacına işaret etti

Karadeniz Enerji ve Ekonomi Formu'nda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan enerji politikalarında adaletin gözetilmesi gerektiğini söyledi. Dünyada 1,5 milyarlık bir nüfusun elektrikle henüz tanışmadığını vurgulayan Erdoğan, uydu fotoğraflarının da bu durumu gözler önüne serdiğini belirtti. Uydu fotoğraflarında akşam saatlerinde başta Avrupa ve Kuzey Amerika'nın bulunduğu Kuzey Yarımküre'nin adeta bir ışık demeti halini aldığını aktaran Erdoğan, Asya ve Güney Yarımküre'nin ise karanlıklar içinde kaldığını belirtti. Erdoğan, yaşanan son küresel finansal krizin de bu durumun sürdürülebilir olmadığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Enerji politikalarında adaletin gözetilmesinin önemine de değinen Erdoğan, "Şu anda dünyada 1,5 milyarlık bir nüfusa henüz elektriğin ulaşamadığını görüyoruz. önemli olan bu. Henüz ulaştırılabilmiş de değil. Uydu fotoğraflarından dünyaya bakıldığında akşam saatlerinde başta Avrupa ve Kuzey Amerika olmak üzere Kuzey Yarımküre'de büyük ışık demetleri görülürken, Afrika'nın, Asya'nın, güney yarımkürenin karanlıklar içinde olduğunu müşahede ediyoruz." Dedi.

Karadeniz Enerji ve Ekonomi Formu İstanbul Conrad Otel'de başladı. Foruma Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Gürcistan Başbakanı Nikoloz Gilauri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve iş dünyasından çok sayıda temsilci katıldı.

Karadeniz Enerji ve Ekonomi Forumu'nun İstanbul'da yapılıyor olmasından son derece memnun olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, İstanbul'un Avrupa ve Asya kıtaları üzerinde bulunan ve aynı zamanda Karadeniz'e kıyısı olan önemli bir şehir olduğunu belirtti.

Ekonomiden, siyasete, güvenlikten, dış politakay kadar hayatın her alanında artık enerjinin ağırlığın hissettirdiğini belirten Başbakan Erdoğan, enerjiye olan talebin her geçen gün arttığını söyledi. Konuşmasında Uluslar arası Enerji Ajansı'nın Enerji'de 2007- 2030 projeksiyonuna değinen Başbakan Erdoğan, "2030 yılına kadar dünya nüfusunun yıllık yüzde 0,9, ekonomik büyümenin yıllık ortalama yüzde 2,7 ve enerji talebinin ise yine yıllık yüzde 1,2 oranında artacağı öngörülüyor.

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından yapınla projeksiyonlar mevcut enerji politikaların ve enerji arzı politikaların devam etmesi durumunda dünya birincil enerji talebinin 2007-2030 yılları arasında yüzde 40 oranında artacağına işaret ediyor. 2007 yılında dünyanın birincil enerji talebi 12 milyar ton petrol eşdeğeri düzeyindeydi, 2030 da bu talebin 16,8 ton petrol eşdeğeri düzeyeni ulaşacağı tahmin ediliyor." diye konuştu.

Bu talep artışının zamanında ve güvenli şekilde karşılanabilmesi için 2030 yılına kadar küresel çapta enerji sektörüne yapılması gereken yatırımın 26 trilyon dolar tutarında olduğunu aktaran Başbakan Erdoğan, dünyanın bu anlamda zor bir tabloyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Enerjide arz güvenliğine sürdürülebilir bir enerji arzına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Erdoğan, aynı zamanda çevrenin de en hassas şekilde korunmasına ihtiyaç olduğunu belirtti.

Enerji politikalarında adaletin gözetilmesinin önemine de değinen Erdoğan, "Şu anda dünyada 1,5 milyarlık bir nüfusa henüz elektriğin ulaşamamağını görüyoruz. önemli olan bu. Henüz ulaştırılabilmiş de değil. Uydu fotoğraflarından dünyaya bakıldığında akşam saatlerinde başta Avrupa ve Kuzey Amerika olmak üzere Kuzey Yarımkürede büyük ışık demetleri görülürken, Afrika'nın, Asya'nın, güney yarımkürenin karanlıklar içinde olduğunu müşahede ediyoruz." Dedi.

Yaşanan küresel finans krizinin bu tablonun sürdürülebilir olmadığını somut bir şekilde gösterdiğini anlatan Başbakan Erdoğan, daha ağır krizler yaşanmaması için kaynakların adil bir şekilde dağıtılması konularına daha hassas bir şekilde ele alınması gerektiğini dile getirdi.

"NABUCCO'DA GEREKEN ADIMLAR ATILMIYOR"

Doğalgazda tedarik, transit ve tüketim adı verilen 3T'nin önemli ayakları oluşturduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, bu konuda henüz Nabucco'da bile konsensusun sağlanmadığına işaret etti. Tedarikin yapılmadığı bir doğalgazın tüketilmesinin gündeme gelmesinin mümkün olmayacağını vurgulayan Erdoğan, "Biz Türkiye olarak her şeye hazır olduğumuzu söylüyoruz. Ama sorumluluğu birinci derecede üstlenmesi gereken koordinatör noktasındakilerin hala bu konuda ciddi adım atmadıklarına ne yazıkki şahit oluyoruz ve her geçen gün aleyhimize işliyor." İfadelerini kullandı.

Nabucco'da hükümetler arası anlaşmanın 13 Temmuz 2009 tarihinde imzalandığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, ayrıca Nabucco'ya ilişkin proje destek anlaşmalarının da ekim ayı içinde imzalanacağını belirtti. Projeye tedarik aşamasında Irak'ı da kattıklarını belirten Başbakan Erdoğan, "15 milyar metreküp/yıl bir taahhütte bulundular. Yıllık yaklaşık 31 milyar metreküp kapasiteye sahip olacak boru hattı projesi Avrupa Komisyonu tarafından destekleniyor. Ama uygulama bekliyoruz. Bu uygulamaya geçilmesi sürecini bekliyoruz. Pek çok aşaması tamamlanan Nabucco projesi bu konuda ortaya atılan diğer projeler arasında en önde gelenlerdendir. Nabucco boru hattının Avrupa'nın kaynak ve güzergah çeşitliliğine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." dedi.

Irak hükümetinin şartlar elverdiğince Avrupa'nın artan talebinin karşılanması için biran önce doğalgazı ihraç ürünü olarak değerlendirmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, Ceyhan bölgesindeki tesislerin Irak gazı için büyük bir potansiyel arz ettiğini belirtti. Ceyhan'a ulaşacak Irak gazının LNG'ye dönüştürülerek dünya pazarlarına yada boru hattıyla dünya pazarlarına taşınabileceğinin altını çizen Erdoğan, Irak Türkiye doğalgaz boru hattının ikili ve bölgesel alanda en mutu vaad edici alan olduğunu söyledi.

"AB ENERJİ FASLINI TÜRKİYE'YE TEHDİT OLARAK KULLANIYOR"

Türkiye'nin enerji koridoru olması ötesinde yakın gelecekte dünyanın en önemli enerji merkezlerinden birisi olarak yerini alacağını vurgulayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini günlük siyasetin malzemesi yapanların Enerji Faslı'nı açmayarak bu faslı adeta Türkiye'ye bir tehdit olarak kullandıklarını bildirdi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini tartışma konusu yapanlar, gündelik siyasetin malzemesi olarak kullananlar, yeni şartlar öne sürüp engeller çıkaranlar ne yazık ki gereken vizyon ve ufku sergileyememektedirler. Şu anda enerjiyle ilgili her şeyi halletmiş olan Türkiye'ye enerji faslını açmakta hala tereddüt edenler aslında bu faslı Türkiye'ye bir tehdit unsuru olarak kullanıyorlar ve Türkiye bunları yutmuyor. Bunları çok iyi biliyoruz. Türkiye'nin üyeliğiyle kazanan sadece Türkiye olmayacak en az Türkiye kadar Avrupa da kazançlı çıkacaktır. Avrupa bu konuda çok geç aklıyor."

BOĞAZLAR DAHA FAZLA RUS VE HAZAR PETROLÜ TAŞIYAMAZ

İstanbul ve Çanakkale boğazlarının Karadeniz'e ulaşan Rus ve Hazar bölgesi petrollerini daha fazla taşımasının mümkün olmadığının altını çizen Erdoğan, "Zira bu Türkiye için tabii ki İstanbul'umuz için çok büyük bir tehdittir. Her an her şey olabilir. Geçmişte bunun bedelini biz boğazda ağır yaşadık .Patlamalar neticesinde ağır yaşardık. Bunları tabii ki bir daha yaşamak ve yaşatmak istemiyoruz. Boğazların yükünü hafifletecek geçiş projelerini ve özelikle Samsun-Ceyhan projesini özellikle önemsiyoruz." Dedi.

Atlantic Council tarafından düzelenen 'Karadeniz Enerji ve Ekonomik Forum' kapmasında 3 gün boyunca Conrad Otel'de gerçekleştirilecek çeşitli toplantı, panel ve konuşmalar sırasında, Avrasya, Karadeniz, Hazar ve Orta Asya Bölgeleri ile ilgili vizyon ve stratejiler, Kalkınma için gerekli olan politik, güvenlik ve ekonomik istikrarın oluşturulması, Global Finansal kirizin ardından Avrasya'nın enerji geleceğinin şekillenmesi, Avrasya doğalgaz ve ihracat altyapısı, finans, inşaat, IT ve diğer gelişen sektörlerin entegrasyonu rekabete karşı bölgesel işbirliği, çevresel gelişmeler ve sağladığı fırsatlar, komşular ve diğer uluslararası aktörlerin rolü konuları tartışılacak.

(CİHAN)

Başbakan Erdoğan, enerji dağılımında adalet ihtiyacına işaret etti

29 Eylül 2010 Haberleri 1 2 3 4 5