22 yıldır anne ve babasının böbreğiyle yaşıyor

22 yıldır anne ve babasının böbreğiyle yaşayan Manisalı Nurullah Duran'ın nakil hikayesi, duyanları şaşırtıyor. 1988 yılında hacca gitmeden önce, yolda başına bir şey gelebileceği endişesiyle böbreğinin bir an önce hasta oğluna verilmesini ısrarla isteyen ve işlemleri hızlandıran Yusuf Duran, hakikaten hac yolunda vefat eder ve böbreği oğlunun yaşamasına vesile olur.

Ege Üniversitesi (EÜ) Organ Nakli Merkezi tarafından düzenlenen "Hayat Yarışında Organ Nakli Parkuru" konulu buluşma programı, Muhittin Erel Anfisi'nde yapıldı. Programa katılan doktorlar ve hastalar, 20 yıllık süreçte güzel ve unutamadıkları anları paylaştı. "Doğum günü" olarak nitelendirilen program, müzik ve dans gösterisiyle sona erdi. 1988 yılında faaliyet göstermeye başlayan merkez, geçen yıllarda 2 bine yakın hastanın takip ve tedavisini yaptı.

Programda konuşan EÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun, yaptığı ilk böbrek ameliyatlarından biri olan Nurullah Duran'ın, hastaneye geldiğinde 18 yaşlarında olduğunu anlattı. 1988 yılında yapılan söz konusu ameliyattan önce yaşadıklarının unutulacak türden olmadığını belirten Hoşcoşkun, baba Yusuf Duran'ın gelerek prosedürün hızlandırılmasını ve hacca gitmeden önce ameliyatın yapılmasını istediğini anlattı: "Kendisine, ameliyatı hacdan döndüğünde yapmayı teklif ettiğimde, 'Belli mi olur, ya yolda bir şey olursa? Ben böbreğimi verip öyle gitmek istiyorum.' dedi. Ben de, 'İnşallah bir şey olmaz. Git gel, ondan sonra yapalım.' dedim ama o ısrar etti. Biz de işlemleri hızlandırdık ve ameliyatı yaptık. Bir sene geçti, hacca gitmiş, karayoluyla dönerken Irak'ta ölmüş. Böbreği oğluna hatıra kaldı, hastamız 15-16 sene yaşadı. Yine karşıma çıktı daha sonra, kocaman adam olmuştu. 'Ben bir daha böbrek nakli olacağım, çünkü böbreğim çalışmıyor.' dedi. Ayşe Dudu isimli 57 yaşındaki annesinin de böbreği uygun çıktı. Bir ameliyat daha yaptık. Nurullah'ın şimdi çocukları var. Manisa'da oturuyor. Ufaklığın adını Yusuf koydular, dedesinin adı. Kendisi şu an aramızda."

Nurullah Duran ve annesi Ayşe Dudu Duran da yaptıkları konuşmalarda organ naklinin önemine işaret etti ve herkesten duyarlılık göstermesini istedi. Programa Duran'ın eşi Fatma Duran, kızı Merve ve oğlu Yusuf da katıldı.

EÜ Böbrek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Rasim Yılmaz ise artık her üniversitede yapılan böbrek ameliyatlarının başarılı sonuçlar verdiğini ancak organ bağışı ve nakli yeterince yapılamadığı için hasta sayısının her yıl arttığını belirtti. Organ bağışı karnesine sahip olduktan sonra, "Ben evimde öldükten sonra organlarımı alın götürün." diye düşünen ve olayların böyle yürüyeceğini sanan gönüllü vatandaşlara seslenen Yılmaz, "Bu yanlış algılamayı çözmemiz lazım. Ameliyatın özel koşullarda gerçekleşebileceğini, beynin ölmüş fakat vücudun henüz yaşıyor olması gerektiğinin özel bir kurul tarafından belirlenmesiyle organların nakledilebileceğini henüz anlatabilmiş değiliz." şeklinde konuştu. Son 20 yıl içinde bin 500 civarında ameliyat yapan EÜ'nün, ilk organ nakli yapan üniversite unvanına sahip bulunduğunu da hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz, şu an durmuş olan karaciğer nakilleri için de iznin çıkmak üzere olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Ali Başçı da 10 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, Türkiye'de 8 milyon kadar kronik böbrek yetmezliği olduğunun ortaya çıktığını, 2,5 milyonunun ciddi boyutta bulunduğunu kaydetti. Başçı, "İşin kötü tarafı, bu hastalar böbrek yetmezliğinin farkında değil. 5,5 milyon civarındaki hafif böbrek yetmezliği olanlar da bilmeyerek böbreklerine dokunacak ilaçlar kullanabiliyor ve bu da tehlikeyi arttırabiliyor." dedi. 1980'li yıllarda böbrek nakliyle kurtarılacak kişilerin dramatik bir şekilde seçilmesi zorunluluğu olduğunu, şanslı olanların Yunanistan'ın Selanik şehrine giderek organ nakli yaptırdığını kaydeden Prof. Dr. Başçı, "O dönemde, 'O ölsün, bu ölmesin' diye karar alıyorduk. Bugün giderek artan bir hasta sayısına ve başarıya sahibiz. Artık tedavi edebiliyoruz bu hastaları." diye konuştu.

Programda yapılan diğer açıklamalarda, Türkiye'de böbrek nakline ihtiyaç duyan hasta sayısının giderek arttığı kaydedildi. Bu yıl 60 bin civarında olan diyaliz hastası sayısının 2016'da 100 bine ulaşacağının tahmin edildiği, bu sebeple daha çok sayıda hastanın böbrek naklinden faydalanmasının arzulandığı belirtildi. Son bir yılda yaklaşık 2 bin böbrek nakli yapıldığı kaydedilerek, amacın sadece nakil sayısını arttırmak değil, aynı zamanda nakledilen böbrekle uzun yıllar sağlıklı yaşanmasını sağlamak olduğu vurgulandı.

(CİHAN)

22 yıldır anne ve babasının böbreğiyle yaşıyor 22 yıldır anne ve babasının böbreğiyle yaşıyor

29 Eylül 2010 Haberleri 1 2 3 4 5